05 Þubat 2012 Pazar
GÜRSEL YILDIRIMER YAZDI...
Anasayfaya Dön Tüm Yazarlar Haberleri
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Dünü unutmayalým ve bu gün ne isteniyor bilelim
2010-02-11 - 00:09

 3. Demirel Hükümeti’nin kurulduðu 6 Mart1970’ten 12 Eylül 1980’e kadar geçen 11 yýllýk süreçte ülkemiz öylesine istikrarsýzlaþtýrýldý ki 11 hükümet kuruldu ve ülkemizde sol-sað çatýþmalarý bilinçli bir þekilde hýzlandýrýldý. Sol düþünce ve sol siyasal anlayýþlarýn temsilcilerinin halkýn yüreðinde ve beyninde vatan haini gibi algýlanmasý saðlandý. Ülkeyi sol’dan kurtarmak adýna karþýt cepheler oluþturuldu. Bilinçli olarak, neye ve kime hizmet ettiklerini çok iyi bilerek hareket eden kimi çeteler ve tetikçiler haricinde bir kýsým yurttaþýmýz kendilerini bilinçsiz bir þekilde bu cephenin içinde buldular. Yüce bir amaç uðruna mücadele ettiklerini sandýlar.. Elbette ki sol düþünceyi kullanan ve bu düþünceden nemalanan bir çok örgüt veya grup vardý ancak bu durum var olan gerçeði asla deðiþtirmeyecekti. Dönemin hükümetleri uygulamalarýyla Sol’u ve Sol’un her renkten siyasal temsilcilerini bir öcü gibi gösterip halka bunu aþýladýlar. Birileri tarafýndan kullanýldýklarýný ve yaptýklarýnýn vatana hizmet olmadýðýný bir þekilde anladýklarýnda ülke çoktandýr kan ve gözyaþý seline boðulmuþtu. 19-26 Aralýk 1978 de K.Maraþ ta meydana gelen Cumhuriyet tarihinin en önemli katliamlarýndan biri bu dönemde gerçekleþtirildi.

 
Maalesef halký Alevi-Sünni, Türk-Kürt olarak ayýrma ve bu ayrýlýðý körükleme anlayýþý baskýn geldi. Çorum katliamý 1980’de yapýldý. MHP Genel Bþk. Yrd. Gün Sazak ayný yýl Ankara’da vurularak öldürüldü. Bu ülkenin yetiþtirdiði en deðerli aydýnlarýndan gazeteci Abdi Ýpekçi’de o dönemde öldürüldü ve bilindiði gibi çok yakýn bir tarihte piyonluðu ile halâ gurur duyan zavallý katillerinden birisi cezaevinden sayýsýz koruma, büyük bir medya þovu, mehdilik iddialarý ve çok lüks bir konaklama olanaðý kullandýrýlarak çýkarýldý. Ýzleyenlerin acýsý ve öfkesi bir kez daha içlerine aktý. Sevgili Uður Mumcu’nun Sesleniþ’ inde belirttiði gibi “ Vicdan sustu. Ýnsanlýk sustu.”
 
Ýþbirlikçi 12 Eylül darbesinin bilinçli bir kurgulamasý ile dönüþümün baþlatýldýðý ülkemizde tüm yurt sathýnda gerçek yurtsever sol silindir gibi ezilip, aydýnlar cezaevlerine týkýlýp, iþkencelerden geçirilip, kendilerini ifade ve memlekete hizmet etme haklarý ellerinden zorla alýnýr ve bedenleri yok edilirken, Doðu ve Güneydoðu’daki sol fraksiyonlar ve sol düþünce temsilcileri de bu sýrada bir daha toparlanamayacak þekilde yok edildi ve meydan feodal anlayýþa ve Kürt faþizminin temsilcisi PKK gibi bir örgüte býrakýldý.
 
Bu anlayýþ ülkemizi öylesine sonu belirsiz bir maceranýn içine attý ki, sonraki dönemlerde Cumhuriyet deðerlerine düþman din bezirganý fütursuz bir kadronun ve ayrýlýkçý terör örgütünün önünü sonuna kadar açtý.
 
Sümerbank, Etibank, Devlet Üretme Çiftlikleri, Çimento Fabrikalarý gibi yatýrýmlar Atatürk döneminde baþlayýp 1950’lere kadar tüm yurda yayýldý. Eðitim alanýnda bir simge olarak çok deðerli aydýn ve bilim insanlarý yetiþtirmiþ Köy Enstitüleri gibi kurumlar oluþturuldu. O Köy enstitüleri ki, cehalete ve karanlýða düþman bir nesil yetiþtirecek ve kalkýnmayý köylerden baþlatacaktý. En ücra köþelerden aydýnlýk fýþkýracaktý. Gericiliðe, feodalizme ve bölücülüðe düþman Cumhuriyet kuþaklarý yetiþecekti. 1940’lý yýllarda Unesco tarafýndan tüm dünyaya Türk Eðitim Modeli örnek olarak gösterilirken bu model birilerini öylesine rahatsýz etti ki 54/6234 Sayýlý Yasayla 1954’de DP Hükümeti tarafýndan Köy Enstitülerine son darbe indirildi. 
 
Atatürk’ün çok istemesine raðmen Ýnönü’nün 1965’te iktidardan uzaklaþmasýyla yarým kalan devlet yatýrýmlarýna destek mahiyetinde, ülkede demokrasinin yerleþmesi ve Cumhuriyetin bekasý için yol, su, elektrik, fabrika ve hastane gibi yatýrýmlarýn yaný sýra burjuvazinin de (özel sektör) öncelikli olarak özellikle Doðu ve Güneydoðu’da etkinlik saðlamasý ve bu yatýrýmlarý desteklemesi amaçlý düþüncesi uygulanabilseydi bu gün batýdaki yurttaþlarýmýz hangi demokratik haklarý talep ediyorlarsa doðudakiler de onu talep ediyor olacak, terör canlanamayacak ve oradaki insanlarýmýz þýhlarýn, toprak aðalarýnýn, uydu bir partinin ve daðdaki temsilcilerinin hegemonyasýnda kývranmayacaktý.
 
Az süreler de olsa sol adýna yönetme iddialarýný ortaya koyanlarýn yanýnda haksýzlýk etmemek adýna ülkeyi 1965’ten bu yana yöneten sað iktidarlarýn temsilcilerinin içinde çok deðerli yurtseverler vardý mutlaka. Bu kiþiler yol yaparken bir baþkasý aðalarla iþbirliði yapýyor, birileri okul, fabrika, baraj yaparken diðerleri kaynaklarý aðalara, beylere, þýhlara aktarýyordu. Ancak namuslu politikacýlarýn varlýðý, yolsuzluklarýn artmasýný, tüyü bitmedik yetimin hakkýnýn yenmesini ve memleket kaynaklarýnýn birilerine peþkeþ çekilmesini engelleyemedi. Ýnsanlar yoksullaþtý ve tüm yurtta yaþanan bu yoksullaþma, ayrýlýkçý güçler tarafýndan doðu ve güneydoðuda Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Kürtlere yönelik düþmanca bir tavrý ve politikasý olduðu bahanesiyle terör örgütünün mücadelesinde temel malzeme olarak kullanýldý. Baþka bir malzeme de bulamayacaklardý muhtemelen. Oralardaki feodal yapý o malum örgütün seslendirdiði üzere Atatürk’ün kurduðu Cumhuriyet’in bilinçli bir tercihi deðil, iktidarlarýn beceriksizliðinden beslenen iþbirlikçilerinin o yapý ile çýkar iliþkilerinden kaynaklanýyordu oysa. Ýþte 30-35 bin yurttaþýmýz bu çýkar iliþkilerine kurban edildi. Ve halâ da kurban ediliyor.
 
12 Kasým 1979’da sona eren 3. Ecevit Hükümetinden bu yana yaklaþýk 4 yýl süren (1999-2002) 2 dönemlik Ecevit’in liderliðindeki koalisyon hükümetleri hariç 31 yýllýk süreçte 15 sað görüþlü hükümet ülkemizi yönetti. Bu dönemlerde bir çok aydýn ve bilim insanýnýn yanýnda Prof. Muammer Aksoy ve Gazeteci-Yazar Uður Mumcu gibi çok deðerli yurtseverlerimiz, 2 Temmuz 1993 tarihinde de Sivas ta Pir Sultan Abdal Þenlikleri sýrasýnda Madýmak Oteli kuþatýlýp 35 Yazar, ozan ve aydýn yakýlarak katledildi. Ýnsanlarýn fiziki kimliklerini ortadan kaldýrýnca düþüncelerinin de ortadan kaldýrabileceðini zanneden bu uydu zavallýlarýn bilemediði yahut bilmek istemediði bir þey var ki, Musa Anter bunun cevabýný çok önceleri vermiþti zaten :
 
Ve cellat uyandý yataðýnda bir gece,
“Tanrým" dedi "bu ne zor bilmece”, 
Öldürdükçe çoðalýyor adamlar,
Ben tükenmekteyim öldürdükçe”



Bu Haber 941 Defa Okundu

YORUMLAR

Yazarlar Kategorisine Ait Diðer Haberler

Ayþe Nur ÞENTÜRK Nurdane KURÞUNLU nun Kaleminden Gürsel YILDIRIMER Yazdý... Gürsel YILDIRIMER Yazdý... Mehmet Cem Yiðit Yazdý... Gülseren Aksoy Yazdý... Gülseren AKSOY Yazýyor... Ebuberkir ALTUNBAY Yazýyor... Cengiz GÜLEÇ Yazýyor... Taner SERÝN Yazýyor...
KÖÞE YAZARLARI
Haftanýn Röportajý

Çok yakýn zamanda röportajlarla burada olacaðýz
ÇOK OKUNANLAR
YENÝ BARO TEMSÝLCÝSÝ ÖZGÜR KAÇAR
Av. Mehmet Demiroðlu ndan boþalan Akþehir Baro Temsilciliðine Av. Özgür Kaçar at
RSS © 2003 Akþehir PERVASIZ Gazetesi
Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır