06 Eylül 2010 Pazartesi
SEN VE BEN
Anasayfaya Dön Tüm Yazarlar Haberleri
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

2009-11-20 - 15:31

Kalabalýk bir meydandý. Herkes konuþuyordu, hiç ses çýkmýyordu. Yanýmdaki, bastonuna dayanan yaþlý adamýn buruþuk ellerinde yýpranmýþlýk, iki büklüm vücudunda sýkýntý, hareketlerinde bekleyiþ, buðulu bakan gözlerinde hüzün vardý. Hüzün, sýkýntý, yýpranmýþlýk gerçekti. Yaþananlar gerçekti ve yaþlý adam bu gerçeðin aynadaki aksiydi.

     Gürültülü sessizlik ara verdi hýçkýrýklara, sustu. Önümde uzun boylu adamlar vardý.
Her biri farklý dillerle konuþuyorlardý, hepsi birer topluluktu, büyüktüler, güçlüydüler. Benim ise boyum kýsaydý. Yine de bunu görmek için parmak uçlarýma yükselmeme gerek yoktu. Renkler ilk defa oluþuyordu. Kýsýk gözlerimle gördüðüm þey ýþýktý. Siyah beyaz resmin ortasýnda rüzgarla dans ediyordu, güneþ gibi parlayan altýn sarýsý saçlarý. Millet sevgisi, zeka, üstün önderlik vasfý ve ileri görüþlülüðünün paletteki karýþýmý; dalgalar gibi hýrçýn ve kararlý, gökyüzü gibi sonsuz, denizler gibi maviydi gözleri. Yüzünde binbir duygu saklýydý. Dudaklarý hüzünlü bir gülümsemeyle kývrýldý. Herkesten farklýydý, herkesin içindeydi. Yanýmdaki adamýn da dudaklarýna eþlik eden gözyaþlarýnýn gülümsemesine þahit oldum. Onunla renklenen siyah kalabalýk sonsuz sevgiyle bakýyordu karanlýðýn ýþýðýna. Bu onu ilk görüþümdü. Sonsuz bir merak vardý içimde. Kimsin, nesin? Bir arayýþtý sonrasý. Hiç soru sormadan sessiz bir haykýrýþtý. Ýçimde büyük kavgalar, savaþlar oluyor; fýrtýnalar çýkýyordu. Her dakika kayýplar veriyorum. Ýhtiyacým olan þey yalnýzca oydu, biliyordum.
     Yalnýzdým, öylesine yapayalnýz, öylesine çaresizdim ki…Bilmediðim bir yerde yalnýz býrakýlmýþtým, gözlerimdeki yaþlara raðmen bana kýyan yüreklerce. Ellerim ve dizlerimde yaralar vardý, kanýyordu, çok caným acýyordu. Aðlayan yüreðim ve kanayan dizlerimin ihtiyacý olan þefkat bir anda yanýbaþýmda belirivermiþti. Oydu yine. Gözlerim çok özlemiþ, aklým hiç unutmamýþtý onu.
     Bir vapur yaklaþýyordu Samsun Limaný’na. Yalnýzca vapur deðildi o. Kurtuluþun ilk adýmýydý. Atatürk geliyordu. O beni kurtarmak için geliyordu. Gökyüzünden güzel gözleri denize batýp çýkýyor,gökyüzünde kayboluyor, sonra yine bana dönüyordu ýþýklarý. Yalnýz gözleri deðildi, yüreðiydi yaralarýmý saran. Sarýldý sýký sýký. Gözyaþlarýmý sildi þefkatli elleriyle.”Geçecek!” dedi. Ama hiç konuþmadý. Dizlerimle sýnýrlý deðildi sardýðý yaralarým. Önce bana zarar veren her þeyi yok etti yavaþ, kararlý adýmlarla. Ama mutsuzdum, hastaydým ben. Resmime siyah lekeler fýrlatanlar yoktu ama lekeler hala oradaydý. Küçüktüm hala, muhtaçtým. Bir þeyler deðiþmeliydi, o deðiþtirecekti. Beni yalnýz o iyileþtirebilirdi.
     Bundan sonra eskisi gibi deðildi hiçbir þey. Artýk yanýmdaydý o. Beni ayakta tutmaya adamýþtý hayatýný. Etrafýmda bir þeyler oluyordu. O beni kendime getiriyordu. Ýçimde çok derinlerden bir þeyi bulup çýkarmýþtý: Milli birlik! Bana moral verdi. Ellerimin üstündeki elleriydi güç kaynaðým. Zamanla iyileþiyordum. Ayaða kalkmamý saðlamýþtý o benim. Ýçimdeki gizli gücü ortaya çýkarýp tüm parçalarý birleþtirmiþ, tek yürekle kazandýrmýþtý savaþýmý. Ama yorgundum hala. Kayýplar vermiþtim ve imkansýzý baþarmanýn mutluluðunun altýnda büyük acýlar saklýydý.
O hiç yýlmadý, hep ilerledi. Zekiydi herkesten çok, çalýþmýþtý, benim için, hep çalýþmýþtý. Ama artýk yorgundu, beni iyileþtiren zaman onu her geçen gün tüketiyordu. Sapsarý saçlarý beyazlamýþtý. Yüzünün çizgileri yaþlýlýðýn diriliðini anlatýyordu. O yaþlanýyordu.
     Dolmabahçe sarayýnda geçirmek istemiþti son günlerini. Ben artýk iyiydim ama onun masmavi gözlerindeki ýþýltý soluyordu her gün, biraz daha. Ellerini tutuyordum, sarýlýyordum ona. Yetmiyordu sevgim onu iyileþtirmeye.
     Mevsim sonbahardý. Yazdan kalma bir hüzün vardý havada. 9 kasým gecesini 10 kasým sabahýna baðlayan saatlerde güz rüzgarlarý esiyordu yurdun her köþesinde. Baharda açan çiçekler soluyordu artýk. Sokaklarda sessizliðin ayak sesleri karýþýyordu sessiz, derinden esen rüzgara. Hýçkýrýklar, tuzlu gözyaþlarý, buðulu bir aðlayýþ eþlik ediyordu bu sonbahara. Yapraklar soluyordu þimdi. Sonra veda ediyorlardý aðaca, veda mevsiminde, usulca. Yere düþüyorlardý rüzgarla, yavaþça. Yaðmurlar yaðýyordu, ardýndan gökkuþaðý çýkmayan yaðmurlar. O da veda ediyordu yavaþ yavaþ. Aðlýyordu içimdeki her hücre. Aðlýyordum, milyonlar aðlýyordu. Ey ülke! Atatürk ölüyordu.
     Çamlýca’dan doðuyordu güneþ. Sabahýn kýzýllýðý sarmýþtý yine gökyüzünü. Yavaþ yavaþ yükselip kýzýldan sarýya dönerken güneþ, aydýnlanýyordu Ýstanbul; Sultanahmet Camii, Kýz Kulesi, Marmara denizi ve Dolmabahçe Sarayý. Oysa aydýnlýk yoktu içeride. Ýçeride gözyaþý vardý.
     Ellerimi tuttu. Kabullenemiyordum ama anlýyordum. Veda vaktiydi. Ýsyan ediyordu içimdeki her parça ayrý ayrý ama yine tek yürek. ”Sen beni kurtardýn, bana güç verdin, benim yanýmda oldun. Sen beni sevdin, herkesten çok. Þimdi ise gittiðini söylüyorsun. Beni böyle yarým býrakma, gitme, daha yapacaðýn çok þey var. Sana ihtiyacým var. Ne olur… Daha deðil. Yarým býrakma beni. Ne olur, gitme!”
     Ne gözyaþlarým çare olmuþtu ne de bir önemi vardý artýk haykýrýþýmýn. O gitmiþti ve saat kaydedilmiþti:”09:05”. Göz kapaklarý sonsuza dek kapatmýþtý mavi gözlerini. Geride býraktýklarý o kadar çoktu ki onu ölmüþ sayamazdýk. Onun düþünceleri yaþayacaktý yýllarca deðil, asýrlarca. O olacaktý kitaplarýn ilk sayfasýnda. Onun sözleri süsleyecekti duvarlarý. Her sabah gülümseyecekti karatahtanýn üzerinden “Ýzindeyiz” diye haykýran yüzlere.
Sen öðrettin bana birlik olmayý, güçlü olmayý. Ne yapacaðýmý soramayacaðým artýk sana, ama sen olsan ne yapardýn diye düþüneceðim. Sen karatahta önünde elinde beyaz tebeþirle öðretmiþtin ne yapacaðýmý.Düþüncelerin beynimde, ilkelerin benliðimde, sen hepimizin kalbinde... Elveda demeyeceðiz sana sen hep bizimle, hep yanýbaþýmýzda…
 
Ezgi ÝNCE
10-A

 




Bu Haber 580 Defa Okundu

YORUMLAR

Yazarlar Kategorisine Ait Diðer Haberler

Ayþe Nur ÞENTÜRK Nurdane KURÞUNLU nun Kaleminden Gürsel YILDIRIMER Yazdý... Gürsel YILDIRIMER Yazdý... Mehmet Cem Yiðit Yazdý... Gülseren Aksoy Yazdý... Gülseren AKSOY Yazýyor... Ebuberkir ALTUNBAY Yazýyor... Cengiz GÜLEÇ Yazýyor... Taner SERÝN Yazýyor...
Anketler
12 Eylül 2010 tarihinde yapýlacak referandumda ne yönde oy kullanacaksýnýz?
Evet
Hayýr
Kararsýzým
Oy vermeyeceðim
ÇOK OKUNANLAR
MÜDÜRLER YENÝ GÖREVLERÝNDE
Uzun Yýllar Emek Verdikleri Okullarýna Bir Bir Veda Ettiler
KÖÞE YAZARLARI
Haftanýn Röportajý
Haftanýn Röportajý
Çok yakýn zamanda röportajlarla burada olacaðýz
ÇOK OKUNANLAR
MÜDÜRLER YENÝ GÖREVLERÝNDE
Uzun Yýllar Emek Verdikleri Okullarýna Bir Bir Veda Ettiler
RSS © 2003 PERVASIZ Gazetesi -- Akþehir
Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır