|
Hayatýn bizlere bahþettiði hediyelerden en fazla zaman aþýmýna uðrayan bir hediyedir belki de büyümek...Büyüdüðünü bilmek,hissetmek...
Sahi hangi ara büyüdük biz?Bizler ne zaman büyüdük?
Oysa daha birkaç yýl öncesine kadar biçare kaldýrým taþlarý üzerinde zýplamýyor muyduk? Ya da imkansýz zannettiðimiz,güzel þeylere,nitekim yemyeþil bir can eriðe ulaþmak için büyük bir çaba sarfetmiyor muyduk? Ýp atlayýp bir daha asla bulunmamak istercesine saklambaç oynamýyor muyduk? oysa þimdi elimizde ne inkar edebileceðimiz oyunlarýmýz,ne de usulca çekip giden çocukluðumuz var!Henüz küçücükken yediðimiz pamuk þekerlerin tadýný bize hangi insan verebilir? Ya da çoçukken aldýðýmýza sevindiðimiz ucuz,belki de bayat çikolatalarý tattýðýmýzdaki mutluluðu hangi para satýn alabilir?Bana göre henüz böyle bir para icad edilmedi.Edilemez..
.hiçbir çocukluk parayla satýn alýnabilecek kadar deðersiz ve ucuz deðildir.Ucuz olan tek þey dünyadaki bütün anýlarý küflü bir demir dolaba kapatýp üzerine açýlmasý imkansýz kilitler vurmaktýr.Hiç kimse küçücük bir çocuðun yüzündeki gülümsemeyi satýn alabilecek kadar zengin deðildir.
Düþünelim…
Çocukluðumuzu düþünelim…
Bir zamanlar küçük bir can eriði peþinde koþarken þimdi apartmanlarýn,son model arabalarýn,yatlarýn peþinde koþtuðumuzu düþünelim…Afrika’da küçük bir çocuk bir parça ekmek için canýný feda etmekten kaçýnmazken bizlerin ne kadar küçük þeylerden gözyaþý döktüðümüzü düþünelim…
Çocukken yediðimiz pamuk þekerlerin yerini þimdi alkole,sigaraya,yalana býraktýðýný düþünelim ve kurduðumuz saf,masumane,küçücük,uçurtma kokulu hayallerin þimdi, yerini koskoca uðultuya ve çaresizliðe býraktýðýný…
Çocukken annemizden yediðimiz merhamet dolu tokadý þimdi hayattan acýmasýzca yediðimizi düþünelim…
Belki de çocuk olmaktý hayat.Çocukluktu.Elinde olana ‘benim’ diyebilmekti.Sahip olmaktý. Sahiplenmekti.
Ya da ne bileyim iþte beþ yaþýndaki Urfalý bir çoçuðun dolmuþta annesine dediði gibiydi belki de hayat;’HEM VURÝSEN HEM DE AÐLAMA DÝYÝSEN’…
|