23 Mayýs 2012 Çarþamba

ÖNER YAÐI VE ÞÜKRÜ ERBAÞ’LA TAÞHAN’DA

  Savaþ ÜNLÜ

          
         ÖNER YAÐI VE ÞÜKRÜ ERBAÞ’LA TAÞHAN’DA
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

 

                                   
Bu yýlki kitap fuarýna Adnan Binyazar, Firdevs Gümüþoðlu, Iþýk Kansu, Murat Sayýn, Nilgün Gürkan, Sevgi Özel, Müslüm Çelik, Ýsa Küçük, Ayþenur Yazýcý, Ayþegül Koca, Deya Akbýyýk, Kevser Ruhi, Ayþen Ýpekoðlu, Ýlhan Taþçý, Celal Binzet, Daver Darende, Turgay Delibalta, Fatma Çaðlayan, Feyzullah Budak, Seda Aydýn, Erman Bazo, Raþit Özdemir, Murat Demirkol, Savaþ Ünlü, Þükrü Erbaþ, Öner Yaðcý, Emine Özgenç, Þahan Özgenç, Mustafa Erkal, Cemil Eren katýldýlar. 
            Fuara damgasýný vuran kuþkusuz Bartýn Valisi Ýsa Küçük’ün Halet Abla Destaný kitabý üzerine yapýlan söyleþiydi. Söyleþiyi Þair Müslüm Çelik’le birlikte yaptýlar. Ýlgiyle izlenen söyleþi, okunan þiirler ve Müslüm Çelik’in söylediði türkülerle daha bir güzelleþti. Fuarýn bir diðer onur konuðu Adnan Binyazar’ýn doyurucu söyleþisi ilgiyle dinlendi.
            Konuklarýn çoðunu yakýndan tanýyorum. Güzel dostlarýmýz. Özellikle Þükrü Erbaþ’la birçok etkinliðe katýldýk. Onun söyleþileri, birlikte olduðumuzda muhabbeti çok ilginç olur. Oturup sabaha dek dinlersiniz, zaman nasýl geçmiþtir farkýna varmazsýnýz. Ve sevgili bir baþka dost Öner Yaðcý. Öðleden sonra dinledik. Program sonu Taþhan’da buluþtuk. Söz aldý baþýný gitti. Gülüþtük, dinledik, yeri geldi konuþtuk. Masamýzda Keramettin Çetin, Mustafa Þahin, Novan Erçeliköz, Selçuk Bölük masamýzý zenginleþtirdi.
            Öner Yaðcý ve Þükrü Erbaþ, öðrencilerle güzel bir söyleþiler yaptý. Öðrenciler aðýrlýktaydý, salon da aðzýna dek doluydu. Öner Yaðcý, güzel bir konuya deðindi. “Gençlik kendini edebiyatla bulabilir. Ülkemizde güzellik, aydýnlýk ve özgürlük arayan toplumsal kesitlerin içinde gençlik yok artýk. Eðer bir yerde gençlik yoksa o toplumun geleceði yok demektir. Gençliðin de birey olmaktan çýkarak toplumsal bir kesit haline gelmesinde onun insanlaþmasý, kimlikleþmesi ve bir takým birikimlerle kendisinden sonra nasýl bir yaþam biçimi istediði önemlidir. Gençlik kendisini bulabilmesi için edebiyatla iç içe olmalýdýr,” diyerek konuþmasýný sonlandýrdý. Þiirlerden de örnekler okudu. Þiirleri de konuþmasý gibi ilgiyle dinlendi.
            Þükrü Erbaþ konuþmasýnda kitap ve kitap okuma üzerinde durdu. Konuþmasýnýn konu baþlýðý “Nasýl bir okuma?” biçimde oluþturulmuþtu. Þükrü Erbaþ,”Bartýn kitap fuarý en uzun soluklu bir kitap fuarý olarak karþýmýzda somut olarak duruyor. Bartýn’a daha önce de geldim. Her geldiðimde aydýnlýk insanlarla karþýlaþmak beni mutlu ediyor. Karþýmda da liseli arkadaþlarým çoðunlukta. Ben de sizin yaþlarýnýzdayken yazmaya baþlayýp baþlamama konusunda kararsýzdým. Baþlarsak ondan kurtuluþumuz yoktu. Sonra beni havuza kim itti diye iteni aramaya baþlarsýnýz. Karar vermek gerçekten çok zor bir alan bence. Þimdi gelelim bir gerçeðe, toplumumuzun acý bir gerçeði aslýnda. Aþk-ý Memnu dizisinin yeni gündeme geldiði günlerde iki genç kitapçý vitrininde kitabý görürler. Hayret ederler, aaaa, dizinin kitabý çýkmýþ, derler. Ýþte acý gerçek, burada yatýyor. Okumuyoruz, okuyaný da pek anlamak iþimize gelmiyor. Dünyada okumada 86. sýradayýz. Bu acý bir durum, haksýz mýyým?” diye konuþtu.
            Þiirlerinden örnekler sundu. Konuþmasýnda her zaman yaptýðý ince nüktelerini kullandý. Özel, güzel bir söyleþi olmuþtu. Þükrü Erbaþ ve Öner Yaðcý’nýn söyleþileri arka arkaya olmasýna karþýn ikisi de ilgiyle izlendi.
            Taþhan’da gülüyor, konuþuyorduk. Salonda dinlemediðimizi dinliyorduk. Ýki saate yakýn süre geçmiþti farkýnda deðildik. Sosyal Tesislerde akþam yemeði vardý. Yemeklerde Belediye Baþkaný Cemal Akýn konuklarý yalnýz býrakmýyordu. Bartýn valisi Ýsa Küçük de bir hafta süre içinde akþam yemeklerinde çoðu gece bizleri yalnýz býrakmadý.
            Sosyal Tesislere geldiðimizde Vali Bey, Belediye baþkaný gelmiþlerdi. Masa baþýna oturduk. Konuþma baþlamýþtý. Þükrü Erbaþ yine bulunduðu ortama renk katýyordu. Öner Yaðcý da konuþuyor, geceyi renkli bir duruma getirmek için elinden geleni yapýyordu. Bir akþam yemeði ancak bu kadar uzayabilirdi. Gecenin geç saatlerine dek süren gece belleklerimize kazýnmýþtý. Þükrü Erbaþ, vallahi, ilk kez çay içerek bu saatlere dek kaldýk, sohbetimiz uzadý, çayla da söyleþilebiliyormuþ, derken gülerek ona katýlýyorduk…
 
2011-03-14 Bu yazý  876  kere okundu

SON YAZILARI

SAFRANBOLU, GÝZLÝ AÞKLARIN KENTÝ ÖNER YAÐI VE ÞÜKRÜ ERBAÞ’LA TAÞHAN’DA BABANIN ERÝKLERÝ GÝBÝ YE! YARIYIL SONU ETKÝNLÝÐÝ BÝR NEV-Ý ZADE KLASÝÐÝ ÝMROZ MEYHANESÝ mavi bulut ( Bedri karayaðmurlar) TÜRK- YUNAN GAZETECÝLER GALA YEMEÐÝ AKDENÝZ TEKSTÝL’DE SANAT KURSU NECATÝ CUMALI’NIN DAVASI EDEBÝYATTI ÇEVRE GÜNÜNDE MÝZAH VARDI

YORUMLAR

KÖÞE YAZARLARI
Haftanýn Röportajý

Çok yakýn zamanda röportajlarla burada olacaðýz
ÇOK OKUNANLAR
5+1 ORTAOKUL
Akþehir Lisesi ve N.Hoca Teknik Lise taþýnýyor, Ticaret Lisesi yer deðiþtiriyor
RSS © 2003 Akþehir PERVASIZ Gazetesi
Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır