23 Mayýs 2012 Çarþamba

BÝR NEV-Ý ZADE KLASÝÐÝ ÝMROZ MEYHANESÝ

  Savaþ ÜNLÜ

          
         BÝR NEV-Ý ZADE KLASÝÐÝ ÝMROZ MEYHANESÝ
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

 

Ýstanbul’a gidip de uðramadan edemediðim yerlerin baþýnda gelir. Ünlü Krepen Pasajý’nda yýllar boyu hizmet vermiþ. Zamana tanýklýk etmiþ, tarihi bir mekan. Daha sonra Ýstiklal Caddesi’ndeki Nev-i Zade Sokaðý’na taþýnmýþ. Yýllar öncesine dayanan dostluðumuz var Ýmroz’la, bu sýcak mekaný çalýþtýranlarla da … Ýmroz denince akla Yorgo gelir. Yýllar boyu çalýþtýrmýþ. Yanýna kendisi gibi içten, sýcak, dürüst Güray ve Mustafa’yý ortak olarak almýþ. Hizmet, sýcak bir mekan sunmak için yýllardýr koþturup duruyorlar.
            TÜYAP 2010 nedeniyle Ýstanbul’dayým. Otele çantamý býrakýr býrakmaz soluðu Ýmroz’da aldým. Güray daha dýþarýda sevecenlikle karþýladý. Özledik ya, nerdesin? Yalnýz gidince oturduðum yeri gösterdi. Tam kasanýn yanýdýr. Yorgo da gördü. Kýsa adýmlar           la geldi. Yüzünde görüþmemizin mutluluk kuþlarý uçuyordu. Nerdesin be evlat, özledik seni, dedi. Masanýn bir ucunda Algiri oturuyordu. Gecenin 04’üne dek söyleþtiðimiz günler geldi aklýma. Masamýz kurulurdu. Yorgo, Mustafa, Güray ayný masada oturup çok eskilere dalardýk. Algiri, ayný masada olur, söze karýþýr ama mesafeli otururdu. Yorgo, bizlere anlatýrdý. 1940, 1950’lerin Ýstanbul’unu çaðýn tanýðýndan dinlemenin zevkini çoðu þeye deðiþmezdim.
            Ýçerisi kalabalýktý. Çoðu yerler müþteri beklerken sýra beklemek zorunda kalýr insanlar. Dürüstlük, kaliteden ödün vermemek, insanlara her türlü güveni vermek aranýlan bir yapýyordu Ýmroz’u. Duvarlardaki çerçevelenmiþ yazýlara bakýyorum. Güray, senin yazýyý en üst kata koyduk, diyor. Yalnýz gitmeme karþýn yalnýz deðildim. Yorgo geliyor, Güray geliyor, o insan yoðunluðunda beni ihmal etmiyorlardý. Bu yýl ekibe Mustafa’nýn oðlu Tolga da katýlmýþ. Ayný sevecenlik onda da var. Hocam, kitaplarýnla büyüdüm biliyorsun, diyor.
            Bir hafta boyunca her gece deðiþik dostlarla gittim. Yazar dostum Mustafa Aslan, çocukluðumuzdan beri aðabeyimiz Hakký Gümüþtaþ, BU Yayýnevi’nin yazar kadrosu, kurucularýyla unutulmaz geceler yaþadýk. Ýstanbul’a gidip de Nev-i Zade’de Ýmroz’a uðramadan Ýstanbul’a gittim demeyin. Güzel bir geceye ne dersiniz Ýmroz’da. Haydin þerefe…
            Kentler büyüyor, deðiþiyor, deðiþime ayak uyduruyor çoðu kurumlar. Eski durumu mumla aranýyor. Güzellikler, güzel insanlar aranýr oluyor. Mekanlar dönemleriyle insanlarýyla bir baþka oluyor. Günümüzden elli yýl öncesinin Ýmroz’unu gel de arama. O günlerin insanlarýný, insanlardaki içtenliði, sýcaklýðý aramýyorum diyen bir kiþi çýkar mý bilmiyorum. Kentler büyüyüp geliþirken çoðu þey de yitip gidiyor. Ýmroz’un duvarlarýndaki yazýlarýn çoðunda eski Ýstanbul özlemi aðýr basýyor. Tanýmsýz bir özlem okurken bile kendini gösteriyor. Hayal meyal o günleri düþünüyorsunuz. Belleðinizi zorlasanýz bile siyah beyaz filmlerin kareleri sizi Ýstanbul’un semtlerinde gezdiriyor. Burasý Haliç, eskisi nasýl da güzelmiþ. Galata Köprüsü, Orhan Veli’nin dizeleriyle hayalinizde canlanýyor. Eskiden günümüze kalan balýk tutanlar, bir de daha bir geliþmiþ olan tekneler. Ýnsanlar mý, çok deðiþti onlar. Geçmiþle hiç de ilgileri kalmadý.
            Haliç’i farklý, tepelerinden eser kalmamýþ. Kýz Kulesi, beton ormanýnda geçmiþ günlerin tatlý rüyasýnda. Tarihsel camiler ayakta, yüz yýllara meydan okurcasýna. Ýstanbul’un silüeti deðiþecek diyenler, tarihi eserlerin de aralara sýkýþacaðýný düþünmüyorlar mý hiç? Galata’nýn ara sokaklarýnda gerçeði görünce, eskiyi soylunca biraz olsun rahatlýyor insan…
            Her Ýmroz’a gittiðimde bunlarý düþünürüm ben. Yanýmda biri olsun olmasýn fark etmez. Söyleþirim duvardaki eski Ýstanbul’la, belleðimdeki kentin kalýntýlarýyla. Nostalji kokar her gittiðimde Ýmroz. Ýnsan ne derse desin, kopamýyor eskiden, güzelden. Ýçerdeki yoðun gürültüyü bile duymam çoðu kez. Eski Ýstanbul’un sessizliði yeter de artar bana.
            Anýlar yumaðýna dalmýþken Yorgo yanýma gelmiþtir. Keyfin nasýl, diye sorar. Burada ben iyiyim, derim. Gülümser, rahat ol evlat, der. Bir baþka masaya yavaþ adýmlarla ilerlerken düþlere dalmanýn zamanýdýr. Duvardaki bir resme bakarým…   
2011-03-02 Bu yazý  1289  kere okundu

SON YAZILARI

SAFRANBOLU, GÝZLÝ AÞKLARIN KENTÝ ÖNER YAÐI VE ÞÜKRÜ ERBAÞ’LA TAÞHAN’DA BABANIN ERÝKLERÝ GÝBÝ YE! YARIYIL SONU ETKÝNLÝÐÝ BÝR NEV-Ý ZADE KLASÝÐÝ ÝMROZ MEYHANESÝ mavi bulut ( Bedri karayaðmurlar) TÜRK- YUNAN GAZETECÝLER GALA YEMEÐÝ AKDENÝZ TEKSTÝL’DE SANAT KURSU NECATÝ CUMALI’NIN DAVASI EDEBÝYATTI ÇEVRE GÜNÜNDE MÝZAH VARDI

YORUMLAR

KÖÞE YAZARLARI
Haftanýn Röportajý

Çok yakýn zamanda röportajlarla burada olacaðýz
ÇOK OKUNANLAR
5+1 ORTAOKUL
Akþehir Lisesi ve N.Hoca Teknik Lise taþýnýyor, Ticaret Lisesi yer deðiþtiriyor
RSS © 2003 Akþehir PERVASIZ Gazetesi
Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır