|
Karþýyaka’nýn köklü eðitim kurumlarýndan olan Þemikler Lisesi’nde mezuniyet sevinci yaþandý. Sevinç ve hüznün egemen olduðu mezuniyet gecesinde öðrenciler þýklýklarýyla dikkat çektiler. Bayraklý Tepekule Kültür Merkezi’nde yapýlan mezuniyet gecesine okulun yönetici, öðretmen, öðrenci ve velileri katýldý. Geç saatlere kadar süren mezuniyet eðlencesinde mezuniyet pastasý kesildi, okulda dereceye girenlere çeþitli ödüller verildi. Okuldan mezun olan 450 öðrenci keplerini havaya fýrlatarak geceye ayrý bir güzellik kattýlar. Okul Müdürü Yeþim Sezgin, mezuniyet gecesinde, Þemikler Lisesi mezunlarý her zaman okulumuzun onur kaynaðý olmuþtur. Okulumuzdan aldýklarý eðitim öðretimle önemli yerlerde okulumuzu ülkemizde her alanda temsil etmiþlerdir. Böyle bir gecede hüznü ve sevinci birlikte yaþýyoruz. Bizleri mutlu edecek en önemli olay üniversite sýnavlarýnda göstereceðiniz baþarý olacaktýr. Sizlere aydýnlýk yarýnlar diliyorum, dedi.
Gazetede bu haberi okuyunca sevindim. Sevgili arkadaþým, dostum Yeþim Sezgin müdür olmuþtu. Yeþim Sezgin’le dostluðumuz epey öncelere dayanýr. Yýllar öncesine dayanan dostluðun dýþýnda, ayný okulda görev yaptýk. Milli Eðitim Müdürlüðü’nde birlikte çalýþtýk. Ýzmir Ýl Milli Eðitimde tam dört yýl görev yaptýk. Valilik adýna çýkan bir gazetemiz vardý: Eðitimde Ýzmirimiz… Ben gazetenin genel yayýn yönetmeniydim, Yeþim ise haber müdürüydü. O yýllarda koþturmalarýmýz aklýma geliyor da, Ýzmir’in altýna üstüne getirirdik. Bakanýmýz geldi, Cumhurbaþkanýmýz geldi… Tüm bunlar bizi ilgilendirirdi. Dört yýl içinde tam üç milli eðitim bakaný gördük.
Milli eðitim komisyonuna da pek çok arkadaþýmýz geldi. Çoðu birinci yýlýn sonunda okullarýna geri dönmek zorunda kaldý. Biz deðiþmez ikili dört yýl boyunca yýlmadan çalýþtýk, çabaladýk. Yaptýðýmýz iþlerden herkes memnundu. Çünkü bizler çalýþmayý, yaratmayý, üretmeyi seviyorduk… Yeþim Sezgin’i arkadaþýmýn dýþýnda tarafsýz bir gözle anlatýrsam, iþini seven biriydi. Yaptýðý iþi titiz yapýyordu. Baþtan savma, laf olsun diye iþ yaptýðýný görmedim. Yeþim Sezgin’in hayali vardý. Eðitimde idareci olmak. Bunun için çok çalýþýyordu. Sýnavlara girdi. Önce müdür yardýmcýsý oldu. Uzun süre bu görevini yaptýktan sonra sýnavlara girip müdür oldu. Arkasýnda azmi, çalýþma aþký, yaratma, üretme gücünden baþka bir gücü yoktu. Ondan çok sevindim müdürlük koltuðuna oturmasýna. Bir iki kez okuluna gittim. Koltuðuna yakýþýyordu, ama koltuðunda hiç oturmuyordu ki, sürekli dýþarýdaydý…
Yeþim Sezgin’in isteði bende hiç olmadý. Ýdareci olayým, yükseleyim gibi isteðim aklýmýn ucundan bile geçmedi. Türk Koleji’nde çalýþýrken bana müdür yardýmcýlýðý görevini verdiler. Eðitsel kollar baþkanlýðý gibi herkesin arayýp da bulamadýðý bir görevdi. Nedense isteyerek yapmadým. Ýþimi çok da iyi yaptýðýmý söylüyorlardý. Ben istemiyordum. Sýnýftan, öðrenciden ayrý kalmak bana göre deðildi. Her akþam iþ bitimi rahmetli Kemal Kemahlý müdürüme gidip þu görevi benden alýn derdim. Gayet iyi yapýyorsun, derdi bana. Kemal Kemahlý gibi bir müdürle çalýþtýktan sonra tüm çalýþtýðým müdürler bana çok zayýf geldi. Ýnsan gibi insan, müdür gibi müdürdü. Özel sektör olmasýna karþýn, öðretmeninin hakkýný arar, herkese eþit davranýrdý. Þimdi nerede o nitelikte müdürler. Ýktidarýn, patronun sözünden çýkmayan kiþiler müdür oluyor. Öyle kiþilere tanýk oluyoruz ki, býrakýn müdürlüðü, insan olamamýþ, düþüncesini söyleyemeyen kiþiden ne beklenebilir ki…
Benim tanýdýðým Yeþim Sezgin, üzerine aldýðý iþi hakkýyla yerine getirecektir. Buna kendisinden çok ban inanýyorum. Gerçek müdürün ne olduðunu gösterecek niteliklere sahip birisidir sevgili arkadaþým. Araþtýrýr, okur, inceler, yeniliklere yelken açar. Böyle bir kiþinin yapamayacaðý iþi yoktur. Eðitimin bir sevgi iþi olduðunu da çok iyi bilir. Sevgili dostum, arkadaþým, meslektaþým Yeþim Sezgin’e baþarýlar diliyorum. Onu daha güzel, köklü okullarda yönetici olarak görmekten de mutluluk, onur duyacaðým.
|