|
Yetmiþ yaþlarýnda vardý, görünüþte aðýr bir hastaydý. Ateþler içinde aðacýn altýna oturmuþ kâbus görüyor, bazen de kendi halinde sayýklýyor gibiydi.
Yaþlý bir adam, hasta, ateþler içinde yanýyor aðlamakta, bazen de sayýklamaktaydý.
Bir aralýk:
-Allah rýzasý için, diyordu, Allah rýzasý için bir ekmek parasý…
Bu hastalýklý yaþlý adama gelip geçen bakýyor, kimi de cebinde olan bozukluk paralardan veriyordu.
Aðlamaklý bir sesle:
-Fayton, dedi, yaþlý adam. Faytoncu gelse…
Yine aklýna kendisini faytonla getiren faytoncu geldi. Sabah bu kadar fena deðildi. Sabah kalktýðýnda faytoncu onu getirmiþ, biraz da –Allah kabul etsin- cebine biraz harçlýk koymuþtu.
Her sabah bu dilenciyi getirir, Cami önünde bu yere býrakýrdý. Faytoncu Allah ‘ýn adamýydý. Uzun boylu, geniþ omuzlu, kaytan býyýklý, elli yaþlarýnda þehrin tek faytoncusu… Fakirin, garibin yanýnda, adam gibi adam… Çok zaman bu dilenciyi getirirdi. Faytonuna biner, dilenciyi güzel havalarda getirir, deri kaytanlý kýrbacýný dev gibi iki atýn sýrtýnda þaklatýrdý... Bu yaþlý dilenci de gelinen bu on, on beþ dakikalýk yolda sürekli dudaðýndan “Allah senden razý olsun, Allah ne muradýn varsa… “ diye ettiði dualar semaya yükselirdi.
Kapýnýn önünde her gün onu alan faytonun ve faytoncunun onu beklemesi ateþler içinde yanan bu adamý hayale sürüklüyordu. Bir ara “fayton” , “faytoncu” diye inledi, fakat görünürdü ne fayton ne de faytoncu vardý.
Ýhtiyarýn çevresinden geçenler ceplerinden çýkan bozukluklarý atýyorlardý.
Ýhtiyarýn yanýna gençten birisi yaklaþtý. Ne konuþtuklarý anlaþýlamýyordu. Hasta halinde duran bu dilenciye kýzmýþ ayaðýyla bir tekme vurarak gitmiþti.
Ýhtiyar öfkeyle:
-Allah, dedi, senin… Faytoncu olsaydý, faytoncu…
Yine bir keresinde bu serseri gelmiþ, önünde bulunan paralarý almýþtý ya… Faytoncu faytonundan inip bu Caminin önünde kýrbacýyla bu serseriyi kýrbaçlamýþ, çevresinde dört dolandýrmamýþ mýydý?
Ýçinden:
“Faytoncu, Faytoncu” diye sayýklýyor, ateþler içinde yanýyordu…
Namazdan çýkan birkaç kiþi yardýma koþtu:
-Oðlum, bu benim, dedi. Oðlum… Hayýrsýz oðlum… Bu yaþýmdayým ya iþsiz parasýz gezdiðim sýralar ben de babamý böyle azarlar, yaþlý halinde ben de parasýný alýr, onu tekmeler tokatlardým… Ve yýllar sonra benim baþýma geldi… derken, hýrýltýlý sesler çýkartýyordu ki son nefesini de dilenirken vermiþti.
Dilencinin baþýnda bekleþenlerse bir þey diyememiþ, O’nun son nefesinde Allah’tan rahmet dilemiþlerdi…
EKÝM - 2010/ AKÞEHÝR
|