22 Mayýs 2012 Salý

DÝRENÝÞ VE ZAFER

  Sami BAÞAR

          
         DÝRENÝÞ VE ZAFER
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

( MÝLLÝ MÜCADELE’DE AKÞEHÝRLÝLERÝN ZAFERE GÝDEN YOLDA GÖSTERDÝKLERÝ KAHRAMANLIKLARI )

 
Tahta kapý gýcýrtýyla açýldý. 
Mehmet Ali:  —Anaaaa! Kim gelmiþ?
—Süleyman oðlummmm! Ulu Cami’nin Ýmamý Süleymannnnnn!     Süleyman ve Habibe Ana merdiven basamaklarýndan aðýr adýmlarla çýktýlar.
Mehmet Ali þaþkýn bir vaziyette:
—Hayýrdýr, Süleyman Hocam? Hele hoþ geldiniz.
Süleyman Hoca:
—Sabri kendisini Ýtalyan Subayýna Oriste olarak tanýttý ve onlarla gitti.
—Ya Oriste?
—O yoktu.
Annesi Habibe:
—Oðlummmm! Dedi, Ah oðlummmm!
Mehmet Ali:
—Ana, dedi, ana bugün düþman Akþehir’de Ýstasyona kadar gelmiþ, vatanýnsa her yerini iþgal etmiþler, onlarý bugün vurmazsak ne zaman vuracaðýz. Düþman Akþehir’e kadar geldi. Keþke askere alsalar de tekrar cepheye savaþmaya gitsem. Evvel Allah bu halimizle de düþmanýn hakkýndan geliriz. Belki silahýmýz cephanemiz yok fakat yüreðimiz var. Aferin benim kardeþime! Aferinnn! Diyordu.
Süleyman Hoca, ise küçük kahraman Sabri’nin arkasýndan hayýr dualarý ediyordu.
 
ÝTALYAN KOMUTANIN ODASI
 
Ýki yaný aðaçlarla çevrili ýssýz Akþehir Ýstasyon yolu gece karanlýðýnda iþgalci Ýtalyan askerlerince nöbetleþe bekleniyor, çadýrlarda kalan Ýtalyan askerlerinin kahkahalarý gecenin sessizliðini bozuyordu.
 
Ýstasyon Ýtalyanlarýn komutasý altýndaydý. Yüze yakýn Ýtalyan askerinin Akþehirlileri sindirme, emirleri altýna alma, millî mukavemet güçlerini kýrma siyaseti, Akþehir Ýstasyonu’ndaki komutan odasýndan aldýklarý emirlere göre þekilleniyordu. Fakat tüm giriþimleri Akþehirlilerin tepkileriyle karþýlaþýyor, Akþehir’e her giriþleri hüsranla sonuçlanýyordu. Bu yüzden komutan odasýnda her türlü hakarete maruz kalýyorlardý. Ýþgalin ilk günlerinde birkaç kez Akþehir’in içine girmeye yeltenmiþlerse de baþarýsýz olmuþlar, ancak baþaramamýþlar bu kez de Rumlarla ve Ermenilerle kurduklarý diyaloglarla þehir merkezine nüfuz etmeye baþlamýþlardý.
Akþehir’deki Türk Mahallelerine gelerek Çýnar altýndaki asýrlýk çýnara, Ulu Camii kubbesine, hatta bacalara yuva yapan leyleklere niþan alýp ateþ eden, halkýn tepkisiyle karþýlaþan Ýtalyan askerleri, bu kez de iþgal siyasetlerine Rum çocuklarýný alet ederek Akþehirlilere karþý sinsi emellerinin peþine düþmüþlerdi.
Komutan ve Oriste komuta çadýrýndaydý.
Komutan:
—Oriste, sen güzel de Türkçe biliyorsun, dedi.
Sabri ne cevap vereceðini düþünüyordu. “Ben cephaneliðinizin yerini öðrenmeye geldim” dese o anda kurþuna dizileceðini biliyordu,
— Türk mahallelerinde öðrendim, dedi.
Komutan:
—Çok güzel, Oriste, diyerek, þimdi sen Akþehirlilerin nerelerde cephanelikleri olduðunu da biliyorsundur, dedi.
Sabri:
—Bilmiyorum, fakat öðrenebilirim. Türk mahallelerinde arkadaþlarým var.
—Çok güzel.
—Askerrrrr!
Bir asker çadýrdan içeriye girdi.
—Bize þarap getirin. Ýçersin deðil mi Oriste!
—Elbette içerim.
Asker beþ dakika içinde þarabý getirdi.
—Çýkabilirsin.
Asker selam vererek çýktý.
Bir bardak da Sabri’ye verdi. Sabri içer gibi yaptý. Aslýnda içmemeliydi. Fakat bu kez de Türk olduðu ortaya çýkacaktý. Biliyordu, içki içmek günahtý, ama ne yapmalýydý, bardaðý aðzýna götürdü. “Allah’ým beni affet” diyerek, bardaktaki þarabý baþýna içti.
Komutan:
—Güzel içiyorsun çocuk.
Sabri:
- …….
Komutan:
—Dýþarýya çýk, askerden ayakkabý boyasý iste, þu çizmelerimi de bir parlatýver bakalým… Yarýn sabah yine Akþehir’e gireceðiz. Bu kez Türklerin hepsini keseceðiz, buralarýn yeni sahipleri bizler olacaðýz. Haydi, haydiiiiii!
Sabri dýþarýya çýktý.
Kapýnýn önünde nöbette bekleyen, þarabý getiren asker:
—Çocuk nereye?
—Ayakkabý boyasý alacaktým, komutanýn emri.
—Gel benimle
Birlikte yürümeye baþladýlar. Otuza yakýn çadýr vardý. Ýçlerinden kahkaha sesleri geliyordu. Çadýrlarýn biraz uzaðýnda ise diðer çadýrlardan daha büyük bir çadýr vardý.
Sabri:
—Bu çadýr ne çadýrý?
—Ne olacak? Cephanelik çocuk. Bu cephaneyle bir Türk bile koymayacaðýz!
—Merak ettim þimdi, silahýnýz o kadar çok mu?
—Akþehir’i yerle bir etmeye yetecek kadar.
—Ben de bakabilir miyim?
—Bak bakalým.
Büyük çadýrdan içeriye girdiler. Kapýnýn giriþinde çift sýra çatýlý tüfekler, ötede tabancalar, onun yanýnda ise el bombalarý duruyordu, arkasýnda da dinamitler.
Sabri gülerek:
—Bununla mý Akþehir’i ve Akþehirlileri yerle bir edeceksiniz, dedi.
—Evet. Þu sandýktakileri görüyor musun? Bunlarýn hepsi el bombasý. Bak þu pimini çektin mi, bommmm! Onca Akþehirliyi öldürmeye yeter de artar bile.
Sabri güldü.
Asker:
—Yarýn göreceksin, bu el bombalarý ile Akþehirlileri nasýl yok edeceðiz. Haydi þimdi ayakkabý boyasýný vereyim de komutaný kýzdýrmayalým…
Çadýrdan çýktýlar, askerin kaldýðý    (Sürecek)
2009-05-29 Bu yazý  1008  kere okundu

SON YAZILARI

YALAN FOTOÐRAF YAZAR BENÝ ANLAYAMAZSIN ÞÝMDÝ GÜLE GÜLE Yaþanýlmamýþ aþklar, AKÞEHÝR’DE UNUTTUKLARIMIZ ADINA HABBABA SENÝ BEKLÝYORUM YAZARLIK VE DALKAVUKLUK HAKKINDA

YORUMLAR

KÖÞE YAZARLARI
Haftanýn Röportajý

Çok yakýn zamanda röportajlarla burada olacaðýz
ÇOK OKUNANLAR
5+1 ORTAOKUL
Akþehir Lisesi ve N.Hoca Teknik Lise taþýnýyor, Ticaret Lisesi yer deðiþtiriyor
RSS © 2003 Akþehir PERVASIZ Gazetesi
Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır