22 Mayýs 2012 Salý

DÝRENÝÞ VE ZAFER

  Sami BAÞAR

          
         DÝRENÝÞ VE ZAFER
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

( MÝLLÝ MÜCADELE’DE AKÞEHÝRLÝLERÝN ZAFERE GÝDEN YOLDA GÖSTERDÝKLERÝ KAHRAMANLIKLARI )

—Öyle mi?    

Biraz yavaþladý. Çamur ayakkabýlarýný iyice sarmýþtý. Durdular, birlikte Ayakkabýlarýný temizlediler.       Sonra yine çamurlardan sakýnarak yürümeye baþladýlar. Gâvur Mahallesi sanki her adýmlarýnda kendilerinden biraz daha uzaklaþýyordu.        
 
Ulu Cami’nin önünden geçiyorlardý. Rüþtü bey Konaðý’ný gördüler.
 
Oriste:          —Ne güzel bir bina.  
 
Sabri: —Rüþtü Bey Konaðý.
 
Bu arada öðle namazý için on beþ kiþiye yakýn bir kalabalýk caminin bahçesine toplanmýþ, ezanýn okunmasýný bekliyordu.    Geldikleri yoldan sesler geliyordu. Uzakta bir kalabalýk gördüler.
 
Oriste:          —Bunlar asker mi?   
 
—Hayýr!
 
Dikkatlice baktý.      
 
—Evet, evet askerler. Ýtalyan askerleri.     Kalabalýk uygun adýmlarla fakat gayet yavaþ yürüyordu. Önlerinde ise her halinden subay olduðu anlaþýlan ve askerlere durmadan emirler yaðdýran biri vardý. 
 
Sabri ve Oriste durdular. Bu arada Ýtalyan askerleri de durmuþtu.         Bir evin bacasýna bakýyorlardý. Aralarýnda bir iki yüz metre kadar yoktu.        Evin bacasýna yuva yapmýþ leyleklere ateþ etmeye baþladýlar. Bir yandan da pis pis gülüyor, bir þeyler konuþuyorlardý.  Cansýz olarak yere düþen leyleðin tüyünü alýp þapkalarýna takmaya baþladýlar. 
 
Sabri: —Þunlarý bekleyelim hele!
 
Oriste:          —Ýstersen gidelim, mahallemize az kaldý.
 
—Neden gidecekmiþiz? Kendi yurdumuzda Ýtalyan askerinden mi korkacaðýz?
 
Komutan ve askerleri Ulu Cami’nin önünde durdular. Namaz vaktini bekleyen Akþehirliler ile askerler arasýnda cami duvarý vardý, sadece.
 
Komutan:     
—Sen gel diyerek, biraz önce yuva yapan leyleklere ateþ açan askerini çaðýrdý.
Sert bir þekilde:      
 
—Þu caminin kubbesini görüyor musun?
 
—Evet komutaným.
 
—Ateþ et bakalým!
 
—Fakat komutaným bu halk…
 
—Ne diyorsam onu yapacaksýn!
 
Asker Akþehir halkýndan çekinerek, tekrar:
—Fakat komutaným bu kalabalýk…
—Biz buralarýn yeni efendileriyiz. Sana ne diyorsam onu yapacaksýn. Haydi!
Akþehir halký yavaþtan yavaþtan Ýtalyan askerlerinin etrafýný sarmýþtý.
Sabri komutanýn önüne, kendisinden beklenmeyecek bir cesaretle atýlarak:
—Ne yapýyorsunuz? Diyerek, Rumca komutana sordu.
Komutan:
—Sen de kimsin? Adýn ne senin çocuk? Dediði anda,
Silah sesi caminin kubbesinde çýnladý, ardýndan bir silah sesi daha.
Sabri biraz düþündü, arkadaþýnýn ismini söyleyiverdi.
—Oriste.
Komutan sýrýtarak:
—Sevdim seni çocuk. Yanýma gel bakayým.
Sabri komutaný aldattýðý için seviniyordu. Onlarýn yanýnda Ýstasyona gidecek, planlarýný öðrenecek, nasýl olsa bir kaçmanýn yolunu da bulacaktý.
Komutan:
—Ya annen baban?
—Ölmüþler.
—Sen de bizimle gel çocuk. Sevdim seni, benim çizmelerimi boyar, atýma su verir, bize hizmet edersin.
Akþehirlilerden Ali Rýza:
—Buradan çekin gidin… Camiye yaptýðýnýz bu terbiyesizliði yanýnýza býrakmayacaðýz. Defolun! Defolun!
Diyordu.
Silah seslerine Akþehir halký da toplanmýþ, on beþ kiþilik grubun etrafýný sarmýþtý.
Komutan:
—Çocuða þeker verin, diyordu.
Sabri’ye þeker verdiler.
Sabri:
—Gâvurun malý yenmez ya diyordu, içinden, ama rolünü sürdürecekti, yalan da söylemiþti üstelik fakat niçin, bu vatan için, babasý canýný, aðabeyi ayaðýnýn birisini vermiþti, o canýný verse çok muydu? Her þey vatan içindi. Vatan elden gidiyor, Akþehir elden gidiyordu.
Komutan:
—Haydi Oriste! Dedi. Haydi! Gidelim.
Akþehir halkýný sindiremeyeceðini anlayan Ýtalyanlar Ýplikci Cami’nde nasýl korkarak çekip gittilerse, Akþehir’den de adeta kaçarcasýna istasyondaki karargâhlarýna doðru gidiyorlardý.
Sabri’nin gözleri birlikte Gâvur Mahallesi’ne gidecekleri arkadaþý Oriste’yi boþ yere aradý, o çoktan kaybolmuþtu.
Sabri içinden:
—Gâvur deðil mi, kaçmýþ iþte, diyordu.
Ýtalyanlarýn arkasýndan Akþehirlilerin sesi geliyordu:
—Defolunnnn! Bu yaptýklarýnýz yanýnýza kâr kalmayacak! Sizleri bir daha buralarda görmek istemiyoruz!
 
Haydi defolun!
Onlarsa Akþehir halkýný sindirebileceklerini sanarak havaya ateþ edip, naralar atarak yürüyorlardý.
O GECE
Mehmet Ali oturduðu sedirde gözleri pencerede Sabri’yi bekliyordu.
—Ana, dedi, ana bu çocuk nerede kaldý?
—Oriste ile çýkmýþlardý. Gâvur Mahallesi’ndedirler.
—Þimdiye kadar gelmeliydi.
Kapý hýzlý hýzlý çaldý.
Annesi kapýya doðru koþarak:
—Sabri’dir, dedi. Sabri’dir.
—Ýnþallah ana… Bu Ýtalyanlarýn ne yapacaklarý belli deðil. Bu gün de Ulu Cami’nin kubbesine ateþ etmiþler.
Kadýncaðýz avlunun içinden koþar adým kapýya seðirtti. Tahta kapýnýn açýlýþý Mehmet Ali ‘nin oturduðu odadan duyuluyordu. (Sürecek)
2009-05-28 Bu yazý  6980  kere okundu

SON YAZILARI

YALAN FOTOÐRAF YAZAR BENÝ ANLAYAMAZSIN ÞÝMDÝ GÜLE GÜLE Yaþanýlmamýþ aþklar, AKÞEHÝR’DE UNUTTUKLARIMIZ ADINA HABBABA SENÝ BEKLÝYORUM YAZARLIK VE DALKAVUKLUK HAKKINDA

YORUMLAR

KÖÞE YAZARLARI
Haftanýn Röportajý

Çok yakýn zamanda röportajlarla burada olacaðýz
ÇOK OKUNANLAR
5+1 ORTAOKUL
Akþehir Lisesi ve N.Hoca Teknik Lise taþýnýyor, Ticaret Lisesi yer deðiþtiriyor
RSS © 2003 Akþehir PERVASIZ Gazetesi
Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır