22 Mayýs 2012 Salý

DÝRENÝÞ VE ZAFER

  Sami BAÞAR

          
         DÝRENÝÞ VE ZAFER
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

 ( MÝLLÝ MÜCADELE’DE AKÞEHÝRLÝLERÝN ZAFERE GÝDEN YOLDA GÖSTERDÝKLERÝ KAHRAMANLIKLARI )

(Kaynak gösterilmeden alýntý yapýlamaz,
Yazarýn izni olmadan radyo ve televizyona uyarlanamaz:
Oyun, film, elektronik kitap, CD ya da manyetik bant haline getirilemez;
Fotokopi ya da herhangi bir yöntemle çoðaltýlamaz. Yayýn hakký sadece yazarýna aittir.)
 
ÖNSÖZ
 
Mondros Mütarekesiyle birlikte Mustafa Kemal Paþa‘nýn müstevliler dediði emperyalistler, Anadolu’yu kendi aralarýnda parselleyerek paylaþýma baþlamýþlardý. Osmanlý Devleti’nin içinde bulunduðu durum, milletin sahilsizliði, periþanlýðý içler acýsýydý. Türkler belki de insanlýk tarihinin görmediði bir felaket ile karþý karþýya bulunuyorlardý. Mondros Mütarekesi’nden hemen sonra baþlayan iþgallerden Akþehir’de nasibini alacaktý. Ýngilizler 22 Ocak 1919 ‘da Konya tren istasyonunu iþgal ettikten bir gün sonra 23 Ocak 1919 da Akþehir Ýstasyonu’nu da kontrolleri altýna aldýlar, fakat þehre girmeye cesaret edemediler. Bu nedenle Akþehir de tam anlamýyla hâkimiyet kuramamýþlardý. Dört ay kadar sonra da geldikleri gibi çekip gitmiþler, yerlerini 14 Mayýs 1919 da Ýtalyanlara devretmiþlerdi.
 
Mustafa Kemal Paþa 19 Mayýs’ta Samsun’a çýktýðýnda ülkenin içinde bulunduðu durumu þöyle tasvir ediyordu;
 
“1919 yýlý Mayýsýnýn 19’uncu günü Samsun’a çýktým. Ülkenin genel durumu ve görünüþü þöyleydi; Osmanlý Devleti’nin içinde bulunduðu grup, 1. Dünya Savaþý’nda yenilmiþ, Osmanlý Ordusu her tarafta zedelenmiþ, þartlarý aðýr bir mütareke imzalanmýþ. Büyük Savaþ’ýn uzun yýllarý boyunca millet yorgun ve fakir bir durumda. Milleti ve memleketi 1. Dünya Savaþý’na sürükleyenler, kendi hayatlarýný kurtarma kaygýsýna düþerek memleketten kaçmýþlar. Saltanat ve Hilafet makamýnda oturan Vahdettin soysuzlaþmýþ, þahsýný ve bir de tahtýný koruyabilmenin hayal ettiði alçakça tedbirler araþtýrmakta. Damat Ferid Paþa‘nýn baþkanlýðýndaki hükümet aciz, haysiyetsiz ve korkak. Yalnýz Padiþahýn iradesine boyun eðmekte ve onunla birlikte kendilerini koruyabilecekleri herhangi bir duruma razý. Ordunun elinden silahlarý ve cephanesi alýnmýþ ve alýnmakta.
 
Ýtilaf Devletleri, mütarekenin hükümlerine uymayý gerekli görmüyorlar. Birer bahane ile Ýtilâf donanmalarý ve askerleri Ýstanbul’da. Adana Ýli Fransýzlar, Urfa, Maraþ, Ayýntap (Gaziantep) Ýngilizler tarafýndan iþgal edilmiþ. Antalya ve Konya ‘da Ýtalyan askeri birlikleri, Merzifon ve Samsun ‘da Ýngiliz askerleri bulunuyor. Her tarafta yabancý subay ve memurlar ile özel ajanlar faaliyette. Nihayet konuþmamýza baþlangýç olarak aldýðýmýz tarihten dört gün önce 15 Mayýs 1919’da Ýtilaf Devletleri’nin uygun bulmasý ile Yunan ordusu da Ýzmir’e çýkartýlýyor.
 
Bundan baþka memleketin her tarafýndan Hýristiyan azýnlýklar gizli veya açýktan açýða kendi özel emel ve maksatlarýna gerçekleþtirmeye, devleti bir an önce çökertmeye çalýþýyorlar” (1)
Mustafa Kemal Atatürk ‘ün tespitlerinden de açýkça görüleceði üzere Türk Milleti çok zor durumda kalmýþ var olma veya yok olmanýn sýnýrýna gelmiþtir.
 
Bu hikâye Ýtalyanlarýn Akþehir’de kaldýklarý dönemi anlatýr. Hikâyeme baþladýðýmda bir Akþehirli olarak, ürkek, çekingen ve cansýzdým. Yazacaðým hikâye benden çok Akþehir’i, Akþehir insanýný, Akþehirlinin zafere giden bu amansýz yolda çektiði sýkýntýlarý, Milli Mücadelede gösterdiði baþarýlarý anlatmalýydý. Bilmem baþarýlý olur muyum? Bu güne kadar yazýlmasý gerekip de yazýlmayan bir hikâye olmalýydý. Bu düþüncelerle hikâyeme baþlamak istedim. Gayret benden, yardým ise Allah’tandýr, diyerek hikâyeme baþlýyorum.
 
YIL: 1919, AKÞEHÝR
 
Yýldýzlarýn bile ümidini yitirdiði bu serin koyu karanlýk Mayýs gecesinde kederli Akþehir, gündüz ki Ýtalyan zulümlerinden bitkin bir halde ümitsizce uykuya dalmýþtý.
 
Akþehir Çayý‘nýn sesi gecenin sessizliðini bozuyor, coþkun sularýn gürül gürül akan sesi þehri kaplýyordu. Çayýn biraz ötesinde ki daðlardan þehre doðru hafif bir serinlik geliyor, bu serinlik az ilerideki Gâvur Mahallesi’nde dalgalanýyor, sonra da Türk Mahallelerinin sýk ve geniþ çatýlarýna çarparak þehre yayýlýyordu. Bu gece Akþehir sanki sonu hiç gelmeyecek bir karanlýða gömülmüþtü. Millet sahipsiz, halk periþandý.
 
Çay Mahallesi sýrtlarýný Sultan Daðlarý’na, yüzünü Çaya vermiþ birer katlý, köhne evlerle doluydu. Çayýn ikiye ayýrdýðý mahalle evlerinden komþu analarýn sesleri gelirdi. Baþý yazma örtülü kadýnlar ellerinde bakraç okulun bahçesindeki çeþmeden su almaya giderler, saçlarý örgülü küçük kýzlar evlerinin önünde sakýz çiðner, yýrtýk, yalýnayak, baþýkabak küçükler kapý önlerinde annelerinin gözlerinin önünden ayrýlmazlardý.
 
Bu mahalle, savaþ halindeki ülkenin herhangi bir þehrindeki mahallelerden farklý deðildi, yoksul mahallesiydi. Toplanýlan evlerde de gizliden gizliye Ýtalyan gâvurunun Akþehir’den bir an önce defolup gitmesinden bahsedilirdi.
 
Çay Mahallesi ve diðer Türk mahalleleri Ýtalyanlarýn Akþehir istasyonuna girmesiyle daha da bir hareketlendi, canlandý. 15 Mayýs’ta Ýzmir’in iþgali Akþehir’e ulaþtýðýnda ise Akþehir halký tepki göstermekle gecikmedi, baþta Akþehir Müftüsü Hacý Mustafa, Belediye Baþkaný Ýbrahim olduðu halde eþraftan, Rüþtü, Ömer, Hacý Mustafa, Þemsettin Ali, Ali Rýza, Hacý Bekir ve Abdullah Efendiler Akþehir halký adýna Sadarete iþgali protesto eden telgraflar çektiler.
 
(Sürecek)
2009-05-22 Bu yazý  2255  kere okundu

SON YAZILARI

YALAN FOTOÐRAF YAZAR BENÝ ANLAYAMAZSIN ÞÝMDÝ GÜLE GÜLE Yaþanýlmamýþ aþklar, AKÞEHÝR’DE UNUTTUKLARIMIZ ADINA HABBABA SENÝ BEKLÝYORUM YAZARLIK VE DALKAVUKLUK HAKKINDA

YORUMLAR

KÖÞE YAZARLARI
Haftanýn Röportajý

Çok yakýn zamanda röportajlarla burada olacaðýz
ÇOK OKUNANLAR
5+1 ORTAOKUL
Akþehir Lisesi ve N.Hoca Teknik Lise taþýnýyor, Ticaret Lisesi yer deðiþtiriyor
RSS © 2003 Akþehir PERVASIZ Gazetesi
Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır