22 Mayýs 2012 Salý

AKÞEHÝR SARAY SÝNEMASI’NDA,

  Sami BAÞAR

          
         AKÞEHÝR SARAY SÝNEMASI’NDA,
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

 Belki de dönemin en iyi sinemalarýndandý. Afiþleri sinemanýn kapýsýna, tahtadan büyük panolarla asýlýrdý. On ayaða yakýn merdiveninden hayal kapýsýna doðru büyük bir istekle girilirdi. Salonu daima dolu olurdu; balkon kýsmý da salondaki izleyici sayýsýný pek aratmazdý. Sinemanýn ön koltuklarýnýn birinde deðiþmeyen bir izleyicisi olurdu ki ne zaman sinemaya gitmiþ olsam daima sinemanýn salon kýsmýnýn ön koltuklarýndan birinde onu oturur görürdüm. Uzunca boylu, zayýf mý zayýf, elli yaþlarýnda bir kiþiydi. Belki de gözleri iyi görmüyordu, fakat tam bir sinema müdavimiydi denebilir. Unutmadan söyleyeyim bazen de sinemada ayak iþlerine bakardý, sanýrým, evsiz, yersiz, yurtsuz takýmýndandý. Ne zaman sinemaya gitsem onu ön koltuklardan birinde oturur heyecanla filmin baþlamasýný bekler görürdüm, bunu ayak ayaküstüne atmalarýndan hýzlý hýzlý sigara içiþinden anlardým. Sinemada sigara içmek yasaktý, yasak olmasýna ya ona göz yumulurdu. Kimse de ona “neden sigara içiyorsun?” diye sormazdý. Öyle birisiydi iþte.

             Yine öyle bir gündü Akþehir Saray Sinemasý’nda. Salon oldukça doluydu. Benim adam yine ön koltukta oturuyordu. Onun yanýnda göze çarpan yaðlý elbiseleriyle koltuklarda oturan muhtemelen Akþehir Sanayisi’nde çalýþan çýraklar, çýraklarýn arkasýnda gençler, onlarýn arkasýnda efendi kýlýklý memur, amir takýmý vardý. Sinema salonunun giriþ kapýsýnýn yanýnda ise kapalý localar bulunuyordu ki içlerinden gelen seslerden de localarýnda dolu olduðu anlaþýlýyordu. En arkada boþ bulunan sýralý koltuklarda da ise yine genç seyircilerden bazýlarý oturmuþ, ayaklarýný öndeki boþ koltuklarýn üstlerine atmýþlardý, sinemanýn kapýsýndan gören ýþýkçýnýn birkaç kez uyarmasýna raðmen ayaklarýný indirmemiþlerdi. Neredeyse film baþlayacaktý, ama ýþýkçý da bunlarla fazla ilgilenmedi. Filmin baþlamasýna yakýn üç dört kiþi daha geldi. Kendi aralarýndaki konuþmalardan “iyi film daha baþlamamýþ” diyorlardý. Biraz önce arka sýrada oturan gençlerin yanýna iliþtiler.   

             Sinemada seyircilerin çoðu birbirini tanýr, birbiriyle þakalaþýr, muhabbet ederdi,  hatta þakanýn dozunu kaçýranlar oluyordu ki birbirlerine sinemanýn kantininden aldýklarý patlamýþ mýsýrlarý, leblebileri atýyorlardý. Bu arada makinist olsun, ýþýkçý olsun salona bir hýþýmla giriyor, “doðru durun yoksa sizi sinemadan çýkartýrým, ona göre !” diyordu. 

             Akþehir Saray Sinemasý öyle adýna yakýþýr bir sinema olmasa da sinemanýn bulunduðu zamanlarda Akþehir’deki sinemalarýn en güzeliydi diyebiliriz. Salon kýsmý en azýndan dört yüze yakýn seyirci, yine balkon kýsmý ile de iki yüze yakýn seyirci kapasitesiyle büyük ve güzel bir sinemaydý. Adý Saray Sinemasýydý ya hani saray da deðildi. Sinemaya para harcanmýþ fakat adýna yakýþýr bir sinema olamamýþtý, fakat seyirci sayýsý ve film kapasitesi ile Akþehir’deki diðer sinemalardan üstünlüðü de göz ardý edilemezdi. Sinemanýn tüm duvarlarý film afiþleriyle süslüydü. Film baþlamadan önce izleyicilerin büyük bir çoðunluðu bu film afiþlerini seyreder birbirlerine : “Aaaa bak..! Cüneyt Arkýn’ýn Battal Gazi’nin Oðlu film afiþi… Bak bak! Burada da Ayhan Iþýk‘ýn film afiþi var… Hülya Koçyiðit ‘i gördün mü? Ne güzel bir kadýn öyle deðil mi? “ gibi konuþmalara sýk sýk þahit olmamak imkânsýzdý.

             Film baþlamadan önce gong sesini duyup da salonda koþanlar ýþýklar söndüðünde yer bulma kaygýsýna düþenler, heyecandan tuvaletlere gidenler, filmin nereden ve hangi koltuktan daha güzel görüneceðinin ince hesaplarýný yapanlar, ellerindeki tespihlerlerle oynayanlar, gelenler, gidenler, nereye, nasýl oturacaðýný bilmeyenler, baðrýþmalar, çaðrýþmalar birbirini izlerdi.

             Film baþladýðýnda da genelde gelecek haftanýn filminden parçalar konurdu ki herkeste artýk bir sessizlik baþlar, gözler büyülü perdeden ayrýlmaz, karanlýkta hülyalara dalýnýr, filmdeki baþ aktris sevilen sevgilinin yerine konulurdu.  Hele ki baþrol oyuncusu birkaç kötü adamý dövüyorsa ki film seyredenlerinden “Vurrr! Vurrrr!” sesleri yükselirdi, bunun üzerine Makinist Mavili’den de “Sessiz olalým beylerrrrr! “ uyarýsý hemen gelirdi.

             Hele ki film bir kopsun, sandalyelere ayak vurmalar, çokça da ýslýk çalmalar birbirini izlerdi. Seyirciler baðýrýrdý : “Makinistttt uyumaaaa! Maviliiii!” Bu ikazlara makinist Mavili’ den de : “Gürültü etmeyinnnn! Baðlýyoruzzzz!” uyarýsýyla hemen karþýlýk gelirdi.

             Birkaç saniye sürmez, film koptuðu yerden deðil de atlatýlmýþ olarak tekrar baþlardý. Yine hülyalar âlemine dalýnýr, baþ aktris sevilen sevgilinin yerine konulur, hayaller âlemine dalýnýrdý. (Sürecek)

2009-09-24 Bu yazý  1578  kere okundu

SON YAZILARI

YALAN FOTOÐRAF YAZAR BENÝ ANLAYAMAZSIN ÞÝMDÝ GÜLE GÜLE Yaþanýlmamýþ aþklar, AKÞEHÝR’DE UNUTTUKLARIMIZ ADINA HABBABA SENÝ BEKLÝYORUM YAZARLIK VE DALKAVUKLUK HAKKINDA

YORUMLAR

** 2010-04-16
akþehir
saray sinemasýný çooooooooook güzel anlatmýþsýnýz gönülden teþekkürler
KÖÞE YAZARLARI
Haftanýn Röportajý

Çok yakýn zamanda röportajlarla burada olacaðýz
ÇOK OKUNANLAR
5+1 ORTAOKUL
Akþehir Lisesi ve N.Hoca Teknik Lise taþýnýyor, Ticaret Lisesi yer deðiþtiriyor
RSS © 2003 Akþehir PERVASIZ Gazetesi
Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır