22 Mayýs 2012 Salý

ÞEYTAN

  Sami BAÞAR

          
         ÞEYTAN
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Neler oluyordu. Tekrar içinden bir besmele çekti.

Direksiyondaki genç:

“Karþýlaþtýðýmýza sevinmedin mi yoksa?” dedi, fakat korkunç bir sesi vardý. Öyle bir gençten yetmiþ yaþýndaki bir kiþinin sesi gibi ses çýkýyordu.

Korktuðunu belli etmeden,

“Teþekkür ederim..Sevindim tabii!”

“Galiba sizi gece yarýsý on beþ kilometrelik bir uzaklýktan kurtaracaðým…”

“Teþekkür ederim, çok naziksiniz…”

Korkudan ayaklarý titriyor, ellerini hissetmiyordu. Güçlükle konuþmaya gayret ediyordu, içinden durmadan “besmele “ çekiyordu.

Direksiyondaki gençten, pis bir koku laðým kokusu gibi bir koku arabanýn içine yayýlýyor, arabanýn içene yapýþtýrýlmýþ parfüm kutusunun görüntüsü parfümün etkisini hissettirmiyordu. Direksiyonu tutan elleri kurumuþ siyah ceset elleri gibi iðrençti. Olmayan ateþler saçan gözleri ve kurumuþ elleriyle bu olsa olsa þeytan olabilirdi.

“Adýn ne?”

Ellerini birbirine kenetlemiþ, aðzýnda “besmele” ile yola devam ediyorlardý.

Direksiyondaki genç yineledi:

“Adýn ne?”

“Rýza” diyebilmiþti, fakat sesini kendisi dahi duyamamýþtý. Rüya görüyor olmayý çok umuyordu, fakat bu rüya deðildi.. Gecenin karanlýðýnda karþýsýna aracýyla çýkýp gelen Þeytan olmalýydý.

Aracýn kapýsýný açýp kaçmayý düþündü, düþündü fakat nafile. Hemen uzanýr kendisini tutabilirdi. Bunu yapabilirdi. Bacaklarý ile beyni arasýndaki baðlantýyý zaten yitirmiþti. Aðlamak istiyordu fakat aðlayamayacak kadar da öylesine korkuyordu ki. Evet, evet kendisini öldürecekti. Bunun baþka nasýl bir izah tarzý olabilirdi. Muhtemelen de acý içinde bir ölüm kendisini bekliyordu. Bu dehþet vericiydi. Her þey ama her þeyde bir yanlýþlýk vardý. Olaylarýn bu kadar nasýl hýzla geliþebildiðine akýl sýr erdiremiyordu. Kasabaya varacaklarýndan da hiç emin deðildi. Hatta kasabada üzüntüden bu çocuk nerede kaldý diyerek bekleþen annesini ve babasýný da…Allah kahretsin! Bu arabadaki pis koku… Bir tuhaflýk vardý.

“Tanýþtýðýmýza memnun oldum Rýza” dedi. “Ben de Kemal Güçlü”

                                                                                                                                  Sayfa: 4

Aman Allah’ým! Kemal Güçlü ‘mü? Keþke bu bir rüya olsaydý. Yoksa içkiyi fazla mý kaçýrmýþtý? Bu rüya deðil, gerçekti. Hem de kasabaya giden bu araç, bu aracýn içindeki pis koku, ve göz bebekleri olmayan bu þeytan kadar gerçekti, þeytanla baþ baþaydý..

Kýzýl aleve boyanmýþ kaplumbaða gece karanlýðýnda ateþ gibi hýzla ilerliyordu. Yolun iki yanýna doðru sýralanmýþ kavak aðaçlarý gecenin rüzgârýyla birlikte sanki dans ediyor, kendisini korkunç bir karanlýða doðru sürüklüyordu.

Ellerini birbirine kenetlemiþ, ayaklarýný birbirine yapýþtýrmýþ, yüzü korkudan bembeyaz olmuþtu. Korktuðunu belli etmemeliydi. Korktuðunu hissettirmemeliydi. Aðaçlar bir yerde sýklaþýyor, bir yerde seyrekleþiyordu. Kemal Güçlü ölmüþtü. Kemal Güçlü diye karþýsýna çýkan olsa olsa bu gözleri alev gibi parlayan þeytan’dan baþkasý olamazdý. Evet, evet bu þeytandý. Gecenin bir yarýsý önüne çýkan bu þeytandý.

Yüzüne bakamýyordu.

Gözlerindeki o ateþten, bu genç vücuttan yetmiþ yaþýndaki bir adamýn sesinin çýkmasý kendisini oldukça korkutuyordu.

Dünya sanki sallanmaya, kýyamet kendisi için kopmaya baþlamýþtý. Gözlerini kapadý. Bir an için arabadaki bu pis laðým kokusunu, gözlerdeki bu ateþi görmeyecekti.

“Ýyi misin?” diye sordu Kemal.

Korkarak gözlerini açarak:

“Ýyiyim! Ýyiyim! “ diyebildi, fakat kendi sesini kendisi de duymuyordu.

“Pek iyi görünmüyorsun? Ýyi olduðundan emin misin?”

“Ben ineyim. Biraz midem bulandý…”

Nasýl olsa baþka bir araç gelir kendisini alýrdý. Bu þeytan’dan kurtulsaydý da…

“Bunu yapamam ahbap… Seni bu ýssýz yolda býrakamam… Bu saatten sonra da buralara kimse gelmez… Sigara içer misin?”

“Hayýr!”

Kulaðýnýn arkasýna koyduðu sigarayý aðzýna aldý. Sigarasýný yaktý, bir nefes çekti ve dumanýný arabanýn içine býraktý.

Arabanýn laðým kokusundan sonra bir de sigara kokusu arabanýn içini dolduruyor, araba homurtular çýkartarak tozlu yollarda ilerliyordu.

“Sigara içmediðinden emin misin? “ dedi. Bu arada Rýza’nýn gömleðinin cebine de bir tane koyarak, “belki içersin”

Hiçbir þey söylemedi. Korkudan dili damaðýna yapýþmýþ, sesi çýkmýyordu.

Onun için bu gecenin hiç sabahý olmayacak, korkunç bir sonla bitecekti…

****

Sabahýn ilk ýþýklarýyla, Güdük Mustafa ve Mobilyacý Kadir birahanenin koltuklarýndan uyandýlar.

Neden sonra kasabanýn tozlu yollarýna koyuldular.

Kasaba mezarlýðýnýn içinde birisi yatýyordu.

Ýlk gören Güdük Mustafa oldu.

“Hey þuna bak! Bu bizim Rýza deðil mi?”

Kadir arabayý mezarlýðýn yanýna yaklaþtýrdý.

Mezarlýðýn içindeki Rýza’nýn yanýna vardýklarýnda Güdük Mustafa ayaðý ile Rýza’ya dürterek:

“Haydi kalkkkk! Haydi kalkkkk! “diye sesleniyordu.

Dirseklerinin üzerinde doðruldu. Gözlerini açtý. Nerede olduðunu ne olduðunu tahmin edemiyordu. Kasabadaki bir mezarlýkta uyuyordu. Güneþ artýk doðmuþtu

Mobilyacý Kadir:

“N’oldu ?” dedi.

“N’olacak .” dedi Güdük Mustafa, “O kafayla… buraya kadar gelip sýzmýþ…”

Mezar taþlarý mezarlýkta küçük küçük adacýklar gibi yükseliyordu. Ayaða kalkmaya çalýþtýysa da baþýnýn arkasýnda büyük bir sancý hissetti. Ayaða kalkmaya çalýþtý.

Üçüncü denemesinden sonra yattýðý yerden doðrulabildi. Kasabaya ulaþmak isterken yorgunluktan uyuyakalmýþtý. Bir ara þeytanla yüz yüze gelmiþti. Ama Güdük ile Kadir’e anlatsa anlamazlardý. Tekrar mezar taþýna baktý…“Kemal Güçlü’nün mezar taþýný aradý. Yoktu, yoktu..

Güdük Mustafa:

“Haydiii! Haydiii! “ dedi.

Güdük Mustafa bir yandan Mobilyacý Kadir bir yandan kollarýndan tutarak, toprak yola arabaya doðru götürüyorlardý.

Beyaz gömleðinin cebinde tek bir sigara vardý.

                                                                                               

 

                                                                                                                               Sayfa: 5

Güdük Mustafa:

“Ne zaman sigaraya baþladýn sen?” dedi.

Kadir:

“Rýza sigara içmez ki?”

Güdük Mustafa:

“Buna ne dersin ?”

Rýzanýn gömleðinin cebinden sigarayý çýkartýp gösterirken,

“Þeytanýn iþi diyecekti” Rýza, fakat kim inanýrdý, kendisi de inanamamýþtý…

Oysa sigara gerçekti…

               Bitti

2009-08-15 Bu yazý  777  kere okundu

SON YAZILARI

YALAN FOTOÐRAF YAZAR BENÝ ANLAYAMAZSIN ÞÝMDÝ GÜLE GÜLE Yaþanýlmamýþ aþklar, AKÞEHÝR’DE UNUTTUKLARIMIZ ADINA HABBABA SENÝ BEKLÝYORUM YAZARLIK VE DALKAVUKLUK HAKKINDA

YORUMLAR

KÖÞE YAZARLARI
Haftanýn Röportajý

Çok yakýn zamanda röportajlarla burada olacaðýz
ÇOK OKUNANLAR
5+1 ORTAOKUL
Akþehir Lisesi ve N.Hoca Teknik Lise taþýnýyor, Ticaret Lisesi yer deðiþtiriyor
RSS © 2003 Akþehir PERVASIZ Gazetesi
Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır