|
Akþehir’i tesadüf eseri, tesadüfen tanýmýþ deðilim. Yeþilliklerle kaplý daðlarýný, güzelim þifalý sularýný, Akþehir Çayýný, Göl’ünü, Hýdýrlýðýný, Tekke’sini, Engilli’yi, Sultan Daðlarý’ný, Nasreddin Hoca’sýný, ismi gibi tertemiz, ak yürekli, Akþehirli, dost canlýsý, güler yüzlü, her halleriyle insancýl olan insanlarýný bir turist gözüyle, tesadüflerin eseri olarak tanýmadým. Akþehirli olmayan, Akþehir’de yaþamayan, Akþehir’i tanýmayan, bu þehrin havasýný soluyup, suyunu içmeyen, insanlarýný yakinen tanýmayan, Akþehirli olmanýn o yüce mutluluðunu yüreðinde hissedemez. Akþehirli olmak, her Akþehirli için gurur ve sevinç kaynaðýdýr; ümittir, barýþtýr, sevgidir, bu þehri sevmek þehir sevgilerinin en güzelidir.
Akþehir’i böylesine sevmenin, Akþehir’le böylesine gurur duymamýn en doðal sebebi: Güzel Akþehir’imizin, yeþil Akþehir’imizin kucaðýnda “Çay Mahallesi’nde” gözlerimi dünyaya açmýþ olmamdýr. Akþehir’de doðdum, güzel havasýný soludum. Gökyüzüne hayran kaldým. Çocukluðum bu mahallede geçti. Çocukluðumla birlikte sayýsýz oyunlar oynadým. Bir meþin topun ardýndan arkadaþlarýmla Akþehir’in o güzelim yemyeþil bahçelerinde top koþturdum. Senelerle birlikte yaþýmýzla birlikte Akþehir’in geliþen yüzüyle birlikte, günden güne güzellikleri de gönlümüze iþlentili bir dantel gibi iþlendi. Akþehir’in gönlümüze bu iþlentisi neydi? Ne oluyordu da baþka þehirlere, hatta ve hatta Akþehir dýþýndaki güzellikleriyle ünlü þehirlere de gitsek Akþehir’in özlemi bizi niçin kasýp kavuruyordu? Akþehir’in bizi böylesine gönül vermiþi eden, etkisi altýna alan bu çekim gücü neydi? Bu sorumuzun cevabýný da kendimiz verelim: Ýþte bunu Akþehirli olmayan, havasýný soluyup, suyunu kana kana içmeyen Akþehir’i ve insanýný tanýmayanlar, bu büyüleyici, bu etkisi altýna alan güzelliklerini anlayamaz, farkýna da varamazlar.
Akþehir’imizin insanlarý etkisi altýna alan, kelimenin tam anlamýyla söylemek gerekirse “büyüleyici” doðal güzellikleri: Hýdýrlýðý, Tekke’si, Sultan Daðlarý, Engilli’si, Bermende’si (Savaþ Köyü), turistik güzellikleri olup, her yýl 5–10 Temmuz Uluslar arasý Nasreddin Hoca Þenlikleri’nde yurt içinden ve yurt dýþýndan gelen konuklarýmýzýn gezi yerlerini teþkil ederler.
Yine yurt içi ve yurt dýþarýsýndan gelen misafirlerimiz, eski eserlerimizi ve müzelerimizi gezip giderlerken dönerlerken hayranlýklarýný ifade ederek tekrar Akþehir’e geleceklerini söyleyerek, hatta üzülerek ayrýlýrlar.
Akþehir’deki eski eserler ve müzelerimiz: Ýmaret (Hasan Paþa) Camii, Güdük Minare Camii, Ulu Camii, Ýplikçi (Anbardar Kerim) Camii, Küçük Ayasofya Mescidi, Taþ Medrese, Seydi Mahmut Hayraný Türbesi, Hacý Ýbrahim Sultan Türbesi, Ferruh Þah Mescidi, Türabý Türbesi, Yaðlý Dede (Þeyh Eyüp) Türbesi, Nimetullah Türbesi, Seydi Yunus Türbesi, Meydan (Þia) Hamamý, Gavur (Yukarý) Hamamý, Ýbre Çeþmesi, Kilise, Arkeoloji Müzesi, Akþehir Batý Cephesi Karargahý Müzesi ve Nasreddin Hoca Türbesidir.
Bir baþkadýr Akþehir sevgisi…
|