22 Mayýs 2012 Salý

NASREDDÝN HOCA

  Sami BAÞAR

          
         NASREDDÝN HOCA
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

AKÞEHÝRLÝ NASREDDÝN HOCA’NIN HAYATI

NASREDDÝN HOCA FIKRALARINDAKÝ EÐÝTÝM MESAJLARININ TÜRK DÝLÝNE KATKILARI ve FIKRALARI

 

NASREDDÝN HOCA NIN HAYATI

Seyyid Mahmud Hayrani ve Seyyid Hacý Ýbrahim in derslerini dinledi, Ýslam diniyle ilgili çalýþmalarýný sürdürdü. Bir söylentiye göre medresede ders okuttu, kadýlýk görevinde bulundu. Bu görevlerinden dolayý kendisine Nasuriddin Hâce adý verilmiþ, sonradan bu ad Nasreddin Hoca biçimini almýþtýr. Onun yaþamýyla ilgili bilgiler, halkýn kendisine olan aþýrý sevgisi yüzünden, söylentilerle karýþmýþ, yer yer olaðanüstü nitelikler kazanmýþtýr. Bu söylentiler arasýnda, onun Selçuklu sultanlarýyla tanýþtýðý, Mevlâna Celâleddin ile yakýnlýk kurduðu, kendisinden en az yetmiþ yýl sonra yaþayan Timur la konuþtuðu, birkaç yerde birden göründüðü bile vardýr. Nasreddin Hoca nýn deðeri, yaþadýðý olaylarla deðil, gerek kendisinin, gerek halkýn onun aðzýndan söylediði gülmecelerdeki anlam, yergi ve alay öðelerinin inceliðiyle ölçülür. Onun olduðu ileri sürülen gülmecelerin incelenmesinden, bunlarda geçen sözcüklerin açýklanýþýndan anlaþýldýðýna göre o, belli bir dönemin deðil Anadolu halkýnýn yaþama biçimini, güldürü öðesini, alay ve eðlenme türünü, övgü ve yergi becerisini dile getirmiþtir. Onunla ilgili gülmeceleri oluþturan öðelerin odaðý sevgi, yergi, övgü, alaya alma. O, bunlarý söylerken bilgin, bilgisiz, açýkgöz, uysal, vurdumduymaz, utangaç, atak, þaþkýn, kurnaz, korkak, atýlgan gibi çeliþik niteliklere bürünür. Özellikle karþýsýndakinin durumuyla çeliþki içinde bulunma, gülmecelerinin egemen öðesidir. Bu öðeler Anadolu insanýnýn, belli olaylar karþýsýndaki tutumun yansýtan, düþünce ürünlerini oluþturur. Nasreddin Hoca, halkýn duygularýný yansýtan, bir gülmece odaðý olarak ortaya çýkarýlýr. Söyletilen kiþi, söyletenin aðzýný kullanýr, böylece halk Nasreddin Hoca nýn diliyle kendi sesini duyurur. Nasreddin Hoca, bütün gülmecelerinde, soyut bir varlýk olarak deðil, yaþanmýþ, yaþanan bir olayla, bir olguyla baðlantýlý bir biçimde ortaya çýkar. Olay karþýsýnda duyulan tepkiyi ya da onayý gülmece türlerinden biriyle dile getirir. Tanýk olduðu olaylar, genellikle, halk arasýnda geçer.

Hoca soylularýn, yüksek saray çevresinde bulunanlarýn aralarýna ya çok seyrek girer ya da hiç girmez. Sözgeliþi onun tanýþtýðý söylenen Selçuklu sultanlarýyla ilgili gülmecesi yoktur. Timur la ilgili "hamam, Timur ve peþtemal" gülmecesi de, Timur dan çok önce yaþadýðý için, sonradan üretilmiþtir. Halk beðenisi Hoca yý Timur gibi çevresine korku salan bir imparatorun karþýsýna hamamda çýkarak, "kýzým sana söylüyorum, gelinim sen iþit" türünden bir yergi yaratmýþtýr. Burada yerilen, dolaylý olarak, kendi toplumun, halkýn üstünde gören saray insanlarýdýr.

Nasreddin Hoca gülmecelerinde dile gelen, onun kiþiliðinde, halkýn duygularýný yansýtan baþka bir özellik de eþeðin yeridir. Hoca eþeðinden ayrý düþünülemez, onun taþýtý, bineði olan eþek gerçekte bir yergi ve alay öðesidir. Anadolu insanýnýn yarattýðý gülmece ürünlerinde atýn yeri yoktur denilebilir. Eþek, acýya, sýkýntýya, dayaða, açlýða katlanýþýn en yaygýn simgesidir. Soylularýn, saraylarýn çevresinde üretilmiþ gülmecelerde eþek bulunmaz, oysa at geniþ bir yer tutar. Bu konuda, baþka bir çeliþki sergilenir, gülmecede güldürücü öðe ile yerici öðe yanyana getirilir. Bunun örneði de kendisinden eþeði isteyen köylüye, "eþek evde yok" deyince ahýrda onun anýrmasýný duyan köylünün "iþte eþek ahýrda" diye diretmesi karþýsýnda, Hocanýn "eþeðin sözüne mi inanacaksýn benimkine mi" demesidir. Onun gülmecelerinde, kaba sofularýn "ahret" le ilgili inançlarý da önemli bir yer tutar. "Fincancý Katýrlarý", "Ben Saðlýðýmda Hep Burdan Geçerdim" baþlýklý gülmeceler katý bir inanç karþýsýndaki duyguyu açýða vurur. Toplumda neye önem verildiðini anlatan "Ye Kürküm Ye" gülmecesi, Hoca nýn dilinde, halkýn tepkisini gösterir.

Nasreddin Hoca nýn etkisi bütün toplum kesimlerine yayýlmýþ, "Ýncili Çavuþ", "Bekri Mustafa", "Bektaþi" gibi çok deðiþik yörelerin duygularýný yansýtan gülmece türlerinin doðmasýna olanak saðlamýþtýr.

NASREDDÝN HOCA FIKRALARINDAKÝ EÐÝTÝM MESAJLARININ TÜRK DÝLÝNE KATKILARI

Nasreddin Hoca fýkralarýný, baþtan sona anlatmaya gerek kalmadan temel söz veya cümle hangi fýkradan bahsettiðimizi anlatmaya yeter. Bu da Hoca’nýn fýkralarýnda yalýn halk dilinin kullanýlmasýndandýr. Hoca’nýn en az sözle böyle kalýcý mesajlar vermesi onun halk diline güç katmýþ bir dil eðitimcisi olmasýndandýr. Atasözü, deyim ve telmihleriyle Nasreddin Hoca dilimizi kelime ve anlam açýsýndan zenginleþtirir. Canlý örnekleriyle dili renklendirir, aydýnlatýr.

Hoca yalnýz fikirleriyle deðil zikirleriyle de bizdendir, bizdir. Güzelim sözleri uçuþur, yanýmýzda, yöremizde yeri gelince, anlatamayýnca derdimizi yetiþir imdadýmýza.

Beceremeyince bir iþi, acemi bülbül bu kadar öter der avunuruz…
Ýpe un seriyor diye sitem ederiz dostlarýmýza…
Bu karmaþýk düzende bir kör dövüþüdür gidiyor kabak tadý verdi artýk deriz.
Mavi boncuðum sende diyenlerden kaçýnýp, umudumuzu þu daðýn ardýna býrakýrýz… Derken…
Yorgan gider kavga biter.

Yer yer sýkýntýlarla dolu hayatta Hoca’nýn sözleri yüzümüze gülüþ, kulaðýmýza küpe olur.

Sonuç: Nasreddin Hoca fýkralarýnda dinleyiciye þu davranýþ doðrudur denmemekte, onun, üzerinde düþünmesine yol açacak bir ikilem sergilenmektedir. Çocuðun ya da gencin daha yüksek ahlaki deðerler kazanmasý amacýna ulaþmada Nasreddin Hoca Fýkralarýnýn masallardan üstün olduðu ve ahlak eðitiminde baþarý ile kullanýlabileceði böylece belirlenmektedir.

Eðitim deðerleri açýsýndan Nasreddin Hoca fýkralarýný incelediðimizde fýkralarýn % 35 kadarýnýn eðitici mesajlar taþýdýðýný gördük.

Fýkralarýnda ortaya çýkan eðitici mesajlarýyla Hoca insan sevgisi, esneklik, zekâ gibi çaðdaþ özellikler taþýyan bir kiþilik çizerek baþlý baþýna bir eðitim deðeri yaratmaktadýr. Hoca’yý tüm çizgileri ve felsefesi ile insanýmýza çocuklarýmýza tanýtmak “Çaðýn çocuðunu yetiþtirme yollarýndan biri olan, en iyi örnekleri gösterip benimsetmek için gereklidir.” Kültürel deðerlerimizin en önemlilerinden olan Nasreddin Hoca’yý bir eðitim konusu ve hazinesi olarak ele almalý, her derecedeki okulumuzda onu iþlemeliyiz, karikatüre çok uygun çizgileriyle hocamýz milli karikatürümüzün esin kaynaðý olmalýdýr. Ressamýmýz resmini, heykeltýraþýmýz heykelini yapmalý, hikâyecimiz, romancýmýz hikâyesini, romanýný yazmalýdýr. Tiyatromuz, sinemamýzla, televizyonumuz, gazetemizle el ele vermeli. Türk güldürü kaynaklarýna eðilmeliyiz.

Türk eðitim ve kültürüne, Türk toplumuna Nasreddin Hoca kiþiliðinin önemli katkýlarý olabilir düþüncesindeyiz.

Yrd. Doç. Dr. Nükhet TÖR
O.D.T.Ü. Eðitim Fak. Türk Dili Böl.
Nasreddin Hoca’nýn Hayatý ve Eðiticiliði
Fikri ve Felsefi Yönüyle
Nasreddin Hoca Sempozyumu Bildirileri
Akþehir 11 Temmuz 1990


NASREDDÝN HOCA NIN FIKRALARI

Göle Yoðurt Çalmak

Kimi insanlar olmayacak hevesler peþinde koþup durur. Nasreddin Hoca böylelerine ders vermek istemiþ bir gün. Elinde koca bir bakraç yoðurt mayasýyla gölün kenarýna gelmiþ. Baþlamýþ kaþýk, kaþýk dökmeye:

— Ne yapýyorsun Hoca? Demiþler.

— Göle yoðurt mayasý çalýyorum, demiþ kýs, kýs gülerek.

— Olur, mu demiþler, göl yoðurt mayasý tutar mý hiç? Hoca cevabý yapýþtýrmýþ tabii.

— Ya tutarsa...

Eþeðe Ters Binmek

Nasreddin Hoca bir gün yabancý bir köyde misafir olur. Cuma günü O nu kürsüye çýkartýrlar. Güzel bir vaaz verir. Herkez pek memnun kalýr. Camiden çýkýnca Hoca nýn eþeðini getirirler. Köylülerin hepsi ona hizmet etmek için adeta yarýþýrlar. Hoca eþeðine binerken biraz düþünür. Sonra eþeðin üstüne ters oturur. Herkes hayret eder. Köylülerden biri dayanamayýp sorar:

— Hocam der. Kusura bakma ama eþeðe niçin ters bindiðini sorabiliriyim?

Hoca tebessüm ederek cevap verir:

— Eðer düz binip önünüze geçseydim siz arkada kalacaktýnýz. Siz öne geçseydiniz, bu defa ben arkada kalmýþ olacaktým. Böyle ters binince size arkamý dönmemiþ oluyorum. Sebebi bu...


Eþeðe Yazýk Olur


Nasreddin Hoca hayvanlarýna aðýr yükler yükleyip onlara eziyet eden köylülerine iyi bir ders vermek istemiþ. Bir gün eþeðine binerek köy meydanýnda dolaþmaya baþlamýþ. Ýþin garibi dolu bir çuvalý da sýrtýna vurmuþ, öyle geziyor. Þaþýrýp sormuþlar:

— Yahu Hoca Efendi, hem eþeðin üzerindesin, hem çuvalý sýrtýnda taþýyorsun. Nasýl bir iþ bu?

Hoca cevabý yetiþtirmiþ hemen:

— Zavallý hayvan, demiþ. Zaten gece gündüz demeden hizmet ediyor bana. Sýrtýna bindiriyor, yüklerimi taþýyor, deðirmeni çeviriyor. Bu kadar hizmetlerinden sonra dolu çuvalý da ona yüklemek istemedim. Bu yüzden ben vurdum sýrtýma.


Hýrsýzýn Hiç Mi Suçu Yok?

Bir gün Nasreddin Hoca nýn eþeði çalýnmýþ. Can sýkýntýsý içinde durumu komþularýna anlatýnca her kafadan bir ses çýkmaya baþlamýþ. Birisi :

— Hocam demiþ niye ahýrýn kapýsýna iyi bir kilit takmadýn sanki?

Bir baþkasý:

— Evine hýrsýz giriyor da senin nasýl haberin olmuyor? diye konuþmuþ.

Bir diðeri de:

— Hocam demiþ, kusura bakma ama eþeðin çalýnmasýna en büyük sebep yine sensin. Çünkü doðru dürüst bir ahýrýn bile yok. Nerden baksan dökülüyor. Hoca kýzmýþ:

— Yahu demiþ, iyi, güzel de kabahatin hepsi benim mi?
Hýrsýzýn hiç mi suçu yok?

Halep Oradaysa Arþýn Burada!

Palavracýnýn biri baþýna topladýðý üç beþ cahile karþý övünüp duruyormuþ:

— Ýþte ben güçlü ve maharetli bir adamým. Evet, ben Halep te bulunduðum sýralarda altmýþ arþýn uzaða atlamýþ bir kimseyim! Nasreddin Hoca da bu sýrada oradan geçiyormuþ. Palavracýnýn yanýna yaklaþýp :

— Yaa demiþ demek sen altmýþ arþýn atlarsýn. Haydi, atla da görelim. Adam hýk mýk etmiþ.

— Ama demiþ ben Halep te atladým. Hoca kýzmýþ:

— Caným demiþ, Halep oradaysa arþýn burada.

Testiyi Kýrmadan Önce

Nasreddin Hoca oðlunun eline bir testi tutuþturup çeþmeden su getirmesini istemiþ. Çocuk dýþarý çýkarken de ensesine bir tokat atýp:

— Testiyi kýrma ha! Diye öðüt vermiþ.

Bunu gören komþulardan biri:

— Yahu Hocam demiþ, henüz testiyi kýrmadan niye dövüyorsun yavrucaðýzý?

Hoca cevap vermiþ:

— Testiyi kýrdýktan sonra neye yarar be birader!

*Bilgiler Akþehir Belediyesi web sitesinden alýnmýþtýr.

 

2009-07-13 Bu yazý  2009  kere okundu

SON YAZILARI

YALAN FOTOÐRAF YAZAR BENÝ ANLAYAMAZSIN ÞÝMDÝ GÜLE GÜLE Yaþanýlmamýþ aþklar, AKÞEHÝR’DE UNUTTUKLARIMIZ ADINA HABBABA SENÝ BEKLÝYORUM YAZARLIK VE DALKAVUKLUK HAKKINDA

YORUMLAR

KÖÞE YAZARLARI
Haftanýn Röportajý

Çok yakýn zamanda röportajlarla burada olacaðýz
ÇOK OKUNANLAR
5+1 ORTAOKUL
Akþehir Lisesi ve N.Hoca Teknik Lise taþýnýyor, Ticaret Lisesi yer deðiþtiriyor
RSS © 2003 Akþehir PERVASIZ Gazetesi
Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır