22 Mayýs 2012 Salý

HAYIRSIZ

  Sami BAÞAR

          
         HAYIRSIZ
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

 

 
 
                                              
            Hýdýrlýk’tan þehre kuvvetli bir rüzgâr esiyor; sanki Hýdýrlýk’ta tüm aðaçlar birbirleriyle kuvvetli bir þekilde baðrýþarak konuyordu. Ayakkabý boyacýsý Ahmet, Ýbre’ye yakýn evinin odasýnýn penceresinden dýþarýya baktý. Yine, ellerinde su kaplarýyla, kadýn, kýz çoluk, çocuk Ýbre Çeþmesi’ne doðru yürüyorlardý. Akþehir’in bütün sularý güzeldi; güzel olmasýna ya her daim akan bu Ýbre Çeþmesi’nin suyu daha bir soðuk, daha bir güzel ve üstelik þifalý idi. Esen rüzgâra karþý Ýbre Çeþmesi’nin yolunu tutan Akþehirliler, bugün bayram da olsa haksýz da sayýlmazlardý.
         Ayakkabý Boyacýsý Ahmet, esen kuvvetli rüzgâra raðmen, bugün de boya sandýðýný alacak, þehri gezecek, müþteri bulabilirse ayakkabýlarý boyayacaktý. Bu güz mevsiminde, Hýdýrlýk’ýn güzelliðinden Ýbre Çeþmesi’ne doðru sýrtýndaki boya sandýðý ile Akþehir Evi’nin önünden kente doðru yönelecekti. Ayakkabý boyacýlýðýndan baþka bir meslek edinmemiþti. Zamanýnda da babasý okutamamýþtý ya... Bir dilim kuru ekmek için akþama kadar ayakkabýlarý boyayacak o gününün de nafakasýný çýkartabilirse çýkartacaktý. Malý, mülkü, satacak bir þeyi de yoktu. Paçalarý yýrtýk bir pantolonu, komþularýnýn verdiði bir ceketi vardý ki periþan bir haldeydi.
         Dað yamacýna yaslanmýþ, toprak damlý, tek kat evinden, sýrtýndaki boyacý sandýðý ile birlikte, besmele çekerek yola koyuldu. Kuvvetli esen rüzgârda üþümüþ ellerini ovuþturuyor, yavaþ adýmlarla ilerliyordu. Kendi kendisine: “Bugün Þeker Bayramý. Hayýrsýz oðlum Þefik bu bayram da aramadý…” diye düþünüyor, üzülüyordu.
         Yýllarca ayakkabý boyamýþ; yýllarca da  bir bayram olsun aramayan oðlunu adam etmek için uðraþmýþtý ya….” Düþünceleri yerini kýzgýnlýða býrakmýþ, kendi kendisine “Olmaz olsun böyle evlat! Olmaz olsun! Pis serseri!” diyerek, söylenerek yürüyordu.
         Soðuktan üþüyen ellerini aðzýna götürerek nefesiyle hohladý. Kendi kendisine: “Bu hayat ne kadar zor ve anlamsýz. Sen yýllarca oðlum diyerek, okut, büyüt, adam et. O seni bir kere bile olsun arayýp sormasýn…” diyordu.
         Elleri soðuktan titriyordu. Bayram da olsa çalýþmalýydý. Dünyada, hayýrsýz bir oðlu vardý, o da arayýp sormadýktan sonra… Bayram da olsa çalýþmalýydý; hiç yoksa birkaç çift ayakkabý boyamalýydý ki bu günlük nafakasýný çýkartabilsin, evine bir þeyler götürebilsin. Gökyüzü kadar güzel, gökyüzü kadar temiz þehre baktý. Herkes kendi dünyasýnda herkes kendi âlemindeydi. Sýrtýndaki boya sandýðý ile birlikte, Ýbre Çeþmesi’nden Akþehir Evi’ne doðru yavaþ yavaþ adýmlarla yürüyordu.
         Neden sonra Akþehir Evi’nin kapýsýnýn yanýna çöktü. Boya sandýðýný yanýna koydu. Baþýný ellerinin arasýna aldý. “Oðlum diyordu, oðlum Þefik bu bayram gelse de…” Zayýf ellerini tekrar baþýndan býraktý. Baþýný kaldýrdý; arayan gözlerle yollara baktý. “Belki de iþ yerinde nöbete býrakmýþlardýr, nöbete filan kalmýþtýr” diyor, gözleri yollara bakýyordu; fakat görünürde hiçbir þey yoktu.
         Anýt Alaný’nýn önünden boya sandýðý sýrtýnda iniyordu. Alan bayramlýk elbiselerini giymiþ ellerinde balonlarla gezinen çocuklarlarla, balon satan baloncularla, oyuncak satan oyuncakçýlarla doluydu. Þehirde bayramýn verdiði neþeli bir coþkunluk, bir sevinç havasý esiyor, her yerde gülen yüzler, neþeli gözler vardý. Bayramlaþmalara çýkýlmýþ, toluca gezmelere baþlanmýþtý.
         Yavaþ yavaþ Anýt Alaný’ndan 24 Aðustos Bulvarý’na doðru iniyordu ki kahvehanelerin birisinin önünde kapý önünde bekleyen bir genç:
         —Boyacý Ahmetttt! Diye seslendi. Gel hele! Gelll! Bugün bayram.. Diyerek elini tuttu. “Bayramýn mübarek olsun!” diyerek elini de öptü.
         Boyacý Ahmet boya sandýðýný kahvenin önüne indirerek:
         —Senin de, dedi, senin de…
         —Bayramýn birinci günü de mi ayakkabý boyuyorsun?
         —Evet.
         —Öyleyse benim þu ayakkabýlarýmý da bir parlatýver.
         —Uzat evlat.
         Ayakkabýlarý boyamaya koyuldu.
         Neden sonra kahvehane iþletmecisi de geldi. Önce kolonya, sonra þeker ikram etti. Bu arada gencin ayakkabýlarý da boyanmýþtý, kahvehaneye girdi. Kahveci de ayakkabýlarýný boyatmaya koyulmuþtu
         —Ahmet Aðabey, dedi, hani senin bir oðlan vardý. Bu bayram gelmedi mi?
         Boyacý Ahmet:
         —Ýþ yerinde nöbete kalmýþ, gelemeyecekmiþ… Dedi, demesine ya, içinden de “her bayram bir bahane uydurur gelmez. Arayýp sorsa ya,  ne arar ne de sorar! Üç beþ kuruþ babasýna gönderse ya o da yok” diye düþünüyor, bir yandan da boya sandýðýnýn üstüne uzatýlan ayakkabýlarý boyamaya çalýþýyor, üþüyen ellerini de arada bir aðzýna götürerek, hohluyordu.
         Þehir bayram havasýný, Hýdýrlýðý, Ýbre Çeþmesi, Anýt Alaný, 24 Aðustos Bulvarý, þenlik alanlarý, Engilli’si, Tekke’si, Savaþ Köyü, tüm mahalleleri ile yaþýyor, güz mevsiminin rüzgarýyla, üþüyen elleriyle yetmiþ yaþýna merdiven dayamýþ Boyacý Ahmet ayakkabý boyamaya çalýþýyordu.
         O da ne? Boyacý Ahmet yetmiþ yaþýna merdiven dayamasýna raðmen, birden bire gençleþmiþ, bir aslan gibi yerinden doðrulmuþ, ayakkabýlarýný boyatan müþteriyi unutmuþtu. Kaç yýldýr hasret kaldýðý oðlunu uzaktan görmüþ, birden aptallaþývermiþti. Gerçekten gelen hayýrsýz oðlu Þefik miydi? Gördüðü gerçeðin ta kendisiydi. Sevinçten koþarak oðlunun yanýna gidiyor, oðlu Þefik de babasýnýn yanýna doðru geliyordu.
         Þefik:
         —Baba, diyerek ellerine sarýldý, ellerini öptü.
         Yýllar sonra karþýlaþan baba oðlun mutluluðu görülmeye deðerdi.
         Ayakkabý Boyacýsý Ahmet boya sandýðýný, fýrçalarýný bir yana atmýþ, 24 Aðustos Bulvarý’ndan yeni bir yaþama, mutluluða doðru oðlu Þefik ile birlikte yürüyor, caddelerdeki insanlar bayram havasýnýn neþesinde bir baþka gülümsüyor, baba oðul kent kalabalýðýnda kayboluyorlardý.
         Ayakkabý Boyacýsý Ahmet ‘in dudaklarýndan ise hâlâ:
         —Hayýrsýz, sözleri dökülüyor, hayýrsýz, hayýrsýz, diyerek oðlu Þefik’e söyleniyordu.
         Oðlu Þefik:
         -……………
         BÝTTÝ
2009-06-23 Bu yazý  1232  kere okundu

SON YAZILARI

YALAN FOTOÐRAF YAZAR BENÝ ANLAYAMAZSIN ÞÝMDÝ GÜLE GÜLE Yaþanýlmamýþ aþklar, AKÞEHÝR’DE UNUTTUKLARIMIZ ADINA HABBABA SENÝ BEKLÝYORUM YAZARLIK VE DALKAVUKLUK HAKKINDA

YORUMLAR

KÖÞE YAZARLARI
Haftanýn Röportajý

Çok yakýn zamanda röportajlarla burada olacaðýz
ÇOK OKUNANLAR
5+1 ORTAOKUL
Akþehir Lisesi ve N.Hoca Teknik Lise taþýnýyor, Ticaret Lisesi yer deðiþtiriyor
RSS © 2003 Akþehir PERVASIZ Gazetesi
Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır