22 Mayýs 2012 Salý

HÝKAYE

  Sami BAÞAR

          
         HÝKAYE
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

 

BENÝM DELÝ DAMARIM BÝR TUTARSA
      Vay Dedi. Bana da söylediniz mi?
Kazým Bey Müdüre yaðcýlýk olsun diyerek:
         —Çayýn birisi fazla siz için müdürüm. Dedi. Garson kapýnýn önünde de Necmettin var, ona da bir çay! 
         Garson Cemal:
         — Aðabey çaylarý taksit taksit mi söylüyorsunuz. Ayýp oluyor. Dedi.
         Kazým:
         —Haydi, haydi söylenme…
         Müdür Ahmet:
         —O palavracý yine ne kesiyordu?
         Nuran Haným:
         —Önceki çalýþtýðý iþ yerinde Genel Müdür gelmiþ de…
         Müdür Ahmet:
         — Yok, yahu size de mi anlattý!
      Evet anlattý… Çok büyük cesaret! Hem de çok! Sen kalk koca Genel Müdüre…
Müdür Ahmet:
         —Gerçekten de öyle… Birlikte çalýþýyorduk. Sen kalk Genel Müdüre dangalaklýk yap. Müdürde buna bir tokat attý ki… Bizim Necmettin bayýlmaz mý? Yüzüne bardakla sular serpmiþ, kendisini zor ayýltmýþtýk… Hatta iþten de çýkartacaklardý da Genel Müdüre yalvar yakar kendisini zor ikna etmiþtik… Ýþte neredeyse emekli olacak ama hala palavracý…
         Bu arada Necmettin içeriye girdi:
         —Vayyyy Müdürümmm! Dedi. Vayyy Müdürümmm! Hoþ geldin!
         — Ne o yine sigara içmeye mi çýktýn!
         —Alýþkanlýk iþte Müdürüm!
         — Haydi, haydi iþinin baþýna! Öyle zýrt pýrt sigara içmeye de çýkma!
         Boþlarý almaya gelen garson:
         — Necmettin aðabey çay paralarýný verecek misin?
         —Baþlatma þimdi çay paralarýndan! Sen gelen çaylarý da bana yaz! Þimdi ben patronunu arar konuþurum.
         Sandalyesine oturur oturmaz da:
—Bak þu iþe kalemim düþtü diyerek, masanýn altýna eðildi.
Oðuz:
         —Aman aðabey dikkat et! Bütün bilgisayarlarýn fiþleri, telefonun fiþleri orada takýlý, al sana baþka bir kalem verelim.
      Ben baþka kalemi ne yapayým. Kendi kalemim lazým bana.
         Biraz aradýktan sonra:
      Yok. Dedi. Kalem yok iyi mi?     
Telefonun baþýna giderek, sanki bilmiyormuþ gibi:
—Arkadaþlar çay ocaðýnýn telefonu kaçtý?
—On iki…
—Tamam, þimdi þu ocakçýyla bir görüþeyim hele…
Telefonun numarasýný çevirdi.
         —Hamzaaa! Hamzaaa! Ocakçý Hamzaaaa ! Benim deli damarýmý tutturma.
         -…
         —Sen daha beni tanýmýyorsun!
-…
— Ýki de bir garsonu gönderiyor, çay parasý istiyorsun. Burada kaçýcý mý var! Gelirsem o çay ocaðýný daðýtýr, çaydanlýðý kafana geçiririm… Diyerek, o hýþýmla da telefonun ahizesini kapattý.
         Kazým:
         —Aman aðabey sen ne yaptýn?
         Nuran Haným:
         —Hamza gelirse…
         —Gelirse gelsin, geleceði varsa göreceði de var. Benim deli damarýmý tutturmasýn… Benim deli damarým bir tutarsa var ya…
         Oðuz:
         —Aðabey þimdi kavga çýkacak.
         —Çýksýn! Benim deli damarým bir tutarsa…
         Birazdan ocakçý Hamza odaya girdi:
         Necmettin nedense birden yumuþayarak:
      Vayyyy Hamza Beyciðimmm! Hoþ geldinnnn!
Hamza:
         —Arkadaþ bir aydýr içtiðin çay paralarýný ne zaman ödeyeceksin? Bak neredeyse yüz çay olmuþ…
         — Öderiz be Hamzacýðým… Öderiz… Bugün ayýn kaçý… Aybaþýna þurada beþ gün kaldý… Sen de hep zamansýz, zamansýz…
         —Haydi, bir beþ gün daha bekleyelim. Ama aybaþýný aldýðýnda vereceksin, söz mü?
—Söz be Hamzacýðým seni ne zaman kýrdýk ki?
Çay parasýný alacaðýnýn sözünü alan Hamza, kapýdan dönerken:
      Söz bak haaaa ona göre! Diyordu.
Birazdan Müdür kapýdan içeriye girdi.
         — On dakikadýr telefonu çaldýrýyorum. Elimdeki dosyalarýn iþleri var. Neden kimse telefona cevap vermiyor? 
         Nuran Haným:
         — Telefon çalsa duyarýz Müdürüm! Telefon çalmadý ki?
         —Nasýl çalmaz? Kaçtýr arýyorum.
         Oðuz:
         — Durun hele bir telefona bakalým Müdürüm.
         — Aaaaa! Müdürüm gerçekten de bu telefon çalýþmýyor. Týk yok… Tabii çalýþmaz. Tabii çalýþmaz… Bu telefonun fiþi çekilmiþ… Þimdi bakalým… Bak çalýþmaya baþladý…
         Müdür:
—Nuran Haným, þu dosyalarý vereyim de…
Nuran Haným yerinden kalkarak:
—Geliyorum Müdürüm. Dedi.
Müdürle, Nuran Haným odadan çýkýnca, Necmettin Bey:
         — Gördünüz iþte! Dedi. Gördünüz! Hamza da kim oluyormuþ… Benim deli damarýmý bir tutarsa, daðýtýrým çay ocaðýný… Siz daha beni bilmiyorsunuz… Vay aslaným vayyyy! Dedi.
         Bu arada saatine bakarak,
         —Yahu kardeþim mesaide bitmiþ, hiç de söylemiyorsunuz diyerek, iþ yerinden çýkýyordu.
Oðuz, Kazým’a dönerek:
         —Allah’ýn palavracýsý, telefonun fiþini çekmiþ… Dedi.
Birlikte gülmeye baþladýlar.
Bu arada Necmettin, iþ yerinden çýkarken:

         — Siz daha beni tanýmýyorsunuz arkadaþ. Siz daha beni bilmiyorsunuz. Benim deli damarým bir tutarsa var ya… Diyerek gidiyordu. BÝTTÝ

2009-06-20 Bu yazý  850  kere okundu

SON YAZILARI

YALAN FOTOÐRAF YAZAR BENÝ ANLAYAMAZSIN ÞÝMDÝ GÜLE GÜLE Yaþanýlmamýþ aþklar, AKÞEHÝR’DE UNUTTUKLARIMIZ ADINA HABBABA SENÝ BEKLÝYORUM YAZARLIK VE DALKAVUKLUK HAKKINDA

YORUMLAR

KÖÞE YAZARLARI
Haftanýn Röportajý

Çok yakýn zamanda röportajlarla burada olacaðýz
ÇOK OKUNANLAR
5+1 ORTAOKUL
Akþehir Lisesi ve N.Hoca Teknik Lise taþýnýyor, Ticaret Lisesi yer deðiþtiriyor
RSS © 2003 Akþehir PERVASIZ Gazetesi
Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır