22 Mayýs 2012 Salý

FAYTONCU

  Sami BAÞAR

          
         FAYTONCU
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Fayton sokaða girince yavaþladý. Önce saðdaki at daha sonra diðeri huysuzlandý; atlar su içecekti. Faytoncu atlarý suladý. Bu arada mahalleli ýrmaktaki suyu býrakmýþ þimdi de faytonun ve atlarýn güzelliðine bakýyordu. Mahalleli faytonu da faytoncuyu da tanýyordu ya… Ýþte þu paçalarýný sývamýþ kilim yýkayan Menekþe Abla deðil miydi? Hem de ta kendisi. Faytoncu Sabri ile geçenlerde Ilgýn’a faytonla gitmiþti, öte komþusu Nigar‘ý da Bermende’de ki annesi hastalanmýþtý da Bermende’ye birkaç hafta önce götürmemiþ miydi?

Atlar suyu içtiler, faytoncu tekrar faytona bindi. Kadýn kýz çoluk çocuk faytona ve atlara hayranlýkla bakýyordu.

            Bu arada Nalbant Mustafa ise öðle yemeðine evine bir telaþla geliyordu ki okuldan öðle yemeðine dönen çocuðu Kadir’i faytona bakarken buldu.

            —Aslan oðlum benim, güzel oðlum, yakýnda seninde sünnet düðününü yaptýracaðým, Faytoncu Sabri’nin yanýna seni oturtturacaðým. Sünnet arabanýn arkasýna faytonlar sýralanacak tabii en baþta Faytoncu Sabri Amcanýn faytonu olacak, yanýnda da sen oturacaksýn… Diyordu.

Nalbandýn karýsý Müzeyyen:

— Mustafa Mustafaaa! Býrak artýk þu çocuðu! Faytonlarý sýralayacakmýþ… Sen bir sünnetini yaptýr, Kadir’i þöyle bir Çay Mahallesi’ni gezdir, çocuðu sünnet ettir de… Kaç zamandýr çocuðu sünnet ettireceðim dersin, ne sünnet yaptýrdýðýn var ne yaptýracaðýn, bari çocuðu kandýrýp durma…

Mustafa:

—Bu yaz sünnetini yaptýracaðým, yaptýracaðým, hem de Faytoncu Sabri Amcasýnýn faytonuyla gezdireceðim, diyordu. Hem de faytoncu Sabri Amcasýnýn faytonuyla…

Faytoncu Sabri faytonundan gülerek:

            — Ben Kadir ‘i istediði zaman gezdiririm, hele sünnet olsun da bak o zaman nasýl da gezdireceðim… Diyordu,

            Bu arada mahallenin kadýnlarý da gülüþmeye baþladýlar.

            Nalbant Mustafa karýsýný azarlar þekilde:

            —Gir kadýn gir içeriye, diyordu.

Faytoncunun , “Deehhh !” Demesiyle faytonun hareketlenmesi bir oldu.

            Mahallenin fayton hayalleri tuzla buz oluvermiþti, onlara kalsa saatlerce faytonu seyredebilirlerdi. Kadýn kýz, çoluk çocuk tekrar ýrmaktan su kesme telaþýna düþtüler.

            Bir kadýn bahçedeki kýzýna baðýrýyordu:

— Güldane kýzzzz su geldi mi?

           Bahçeden de bir ses cevap veriyordu ki, neredeyse tüm Þirin Irmak kýzýn sesini duyuyordu:

— Geldi anaaaaa! Geldi anaaaaa!

            Faytoncu Sabri Þirin Irmak’tan yukarýya doðru çýkýyordu, Fýrýncý Fatma’nýn ekmek fýrýnýnýn yine önü odunlarla doluydu. Fýrýncý Fatma Abla evinin önünden geçen fayton týkýrtýsýný duymuþ, eline iki ekmek almýþ, kapýya çýkacaktý ki fýrýnda ekmek sýrasý bekleyenler:

            — Kadýn abam nereye gidiyorsun, hele fýrýnýn baþýnda dur… Sýra beklemekten zaten öldük… Þimdi iþ býrakýlýp ta gidilir mi? Diye söyleniyorlardý.

            Fýrýncý Fatma:

            — Þimdi geliyorum… Korkmayýn sizi ekmeksiz býrakmam. Sýranýz da kaybolmaz… Ekmeðiniz ben sað olduðum müddetçe çýkar… Bekleyin hele… Diyerek aceleyle kapýnýn önüne çýktý.

            Fýrýncý Fatma Abla faytonun önünü keserek:

     Sabri Aðaaaa! Dedi Sabri Aðaaaa dur hele!

Faytoncu atlarýn koþumlarýný çekerek faytonu durdurdu:

—Buyur Fatma Abla dedi, Buyur Fatma Abla…

Fýrýncý Fatma:

            —Sen buradan geçeceksin de benim yaptýðým ev ekmeðini almadan gideceksin öyle mi dedi, öyle mi?

            Faytoncu faytonundan inerek Fatma Abla’nýn fýrýnýndan getirdiði ekmekleri aldý. Para verecekti, kadýncaðýz almadý,

            —Olur, mu hiç oðlum. Dedi. Olur, mu hiç! Ben bir senden ekmek parasý almam. Dedi, Ben bir senden ekmek parasý alamam…

            Faytonun içine ekmekleri koydu. Sabri Aða Fatma Abla’nýn elinden öperek:

            —Sað ol Fatma Abla dedi, sað ol Fatma Abla…

            Fýrýncý Fatma‘nýn Faytoncu Sabri’ye sevgisi büyüktü. Hastalandýðýnda faytonuyla onu hastaneye yetiþtiren Faytoncu Sabri deðil miydi? Ondan ekmek parasý mý alacaktý… Faytoncu tekrar yola koyuldu. Fýrýncý Fatma arkasýndan dualar ediyordu: “Allah senden razý olsun oðlum. Allah senden razý olsunnnn”

            Þirin Irmak’tan fayton yavaþ yavaþ Ýbre Çeþmesi’ne doðru yol alýyordu, yine çocuklar, faytonun arkasýna tutunmaya çalýþýyorlardý.

            Faytoncu: 

—Çocuklar çocuklar düþeceksiniz…

Faytonu durdurdu, faytonun durmasýyla çocuklarýn kaçýþmalarý bir oldu. Ýbre Çeþmesi gürül gürül akýyordu. Faytondan inerek kana kana Ýbre’nin þifalý suyundan içti. Hýdýrlýðýn çam kokularýný içine çekti. Hýdýrlýk’tan Akþehir’e doðru serin bir rüzgar esiyor, tüm aðaçlar birbirleriye yavaþ bir sesle sanki konuþuyorlardý. Kadýn kýz, çoluk çocuk ellerindeki su kaplarýyla Ýbre Çeþmesi’ne doðru yürüyorlardý. Akþehir’in bütün sularý güzeldi güzel olmasýna ya Ýbre Çeþmesi’nin suyu daha bir soðuk, daha bir güzel ve üstelik þifalý idi. Esen hafif rüzgâra karþý Faytoncu Sabri faytonuna bindi Hýdýrlýða doðru yol alýyordu.

 Bu arada ardýndan bir ses iþitti:

—Faytoncu, faytoncu Sabriiii!

Dað yamacýna yaslanmýþ, toprak damlý, tek kat evinin penceresinden baðýran yetmiþ yaþlarýnda bir dedenin sesiydi bu.

—Çok hastayým evlat, çok hastayým. Oturduðum þu sedirden kalkamýyorum. Ne olursun beni Kaytanlar Mahallesi’nde oturan oðlum Rüþtü ‘nün evine götürüver!

Faytoncu faytondan inerek, dedenin koluna girdi, faytonun içine kendi elleriyle oturttu. Dedeninse dudaklarýndan dualar gökyüzüne yükseliyordu:

-Allah senden razý olsun, Allah tuttuðunu altýn etsin. Sað ol oðlummm! Sað ol evladýmmmm!

Fayton Kaytanlar Mahallesi’ne doðru ilerliyor, faytoncu Sabri’ye edilen dualar gökyüzüne yükseliyordu…

Faytoncu Sabri Akþehir’in sevilen faytoncularýndan birisiydi. Biz Faytoncu Sabri’yi, onun gibi nice güzel Akþehir insanlarýný unuttuk, oysa unutmak yok olmaktý, oysa unutmak bir þeylerin eksilmesiydi. Unutarak eksildik; unutarak çoðaldýk bir bir. Unutmaya çalýþtýklarýmýz, unuttuklarýmýz zevk verdi bize. Unutmaksa hayattan, insanýn kendi kendisinden kaçmasýydý. Kaçamadýk. Hatýrlamak için harcadýðýmýz çabadan fazlasýný unutmak için harcasak da Faytoncu Sabri daha koþunun baþýnda yakaladý bizi. Sadece anýlarda kalan geçmiþten günümüze gelen “Faytoncuuuu! Faytoncuuu! “ sesleri deðildi, Akþehir’de unuttuklarýmýzý hatýrlamak için deðil; günümüzden geçmiþin güzelliðine bir sesleniþti “Faytoncuuuu! Faytoncuuuu! ” sesleniþleri…

 Ýmaret Camii’nde kýldýðým Cuma Namazý’ndan sonra Nasreddin Hoca Mezarlýðý’nda gezerken mezar taþýnda yazan “Faytoncu Sabri” ismi neler neler de hatýrlattý bana, gözlerimden iki damla gözyaþý dua olarak süzüldü. “Faytoncu, faytoncu “ diye… (BÝTTÝ)

2009-06-13 Bu yazý  1168  kere okundu

SON YAZILARI

YALAN FOTOÐRAF YAZAR BENÝ ANLAYAMAZSIN ÞÝMDÝ GÜLE GÜLE Yaþanýlmamýþ aþklar, AKÞEHÝR’DE UNUTTUKLARIMIZ ADINA HABBABA SENÝ BEKLÝYORUM YAZARLIK VE DALKAVUKLUK HAKKINDA

YORUMLAR

KÖÞE YAZARLARI
Haftanýn Röportajý

Çok yakýn zamanda röportajlarla burada olacaðýz
ÇOK OKUNANLAR
5+1 ORTAOKUL
Akþehir Lisesi ve N.Hoca Teknik Lise taþýnýyor, Ticaret Lisesi yer deðiþtiriyor
RSS © 2003 Akþehir PERVASIZ Gazetesi
Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır