2009-10-29 - 18:40
Yaþamýn her döneminde önemli olan beslenme, özellikle büyümenin en hýzlý olduðu evrelerden olan bebeklik döneminde ayrý bir önem taþýr. Doðumdan 2 yaþýn sonuna kadar devam eden dönem çocuklarda büyüme geliþmenin en hýzlý olduðu, yaþama saðlýklý baþlangýç için en kritik dönemdir. Kadýköy Þifa Suadiye Polikliniði Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý Uzmaný Dr. Günay Ermergen çocuklarda demir eksikliðinin yaratabileceði sorunlarý ve tedavi þekillerini derledi.
Bebeklerin saðlýklý geliþimi genetik özellikleri yanýnda beslenme, temiz çevre, sosyal etkileþimler gibi dýþ etmenlere de baðlýdýr. Fizik ve nöromotor geliþimin saðlanmasý ve enfeksiyonlara karþý vücudun direnci üzerinde beslenmenin önemli etkileri vardýr. Yanlýþ beslenme sonucunda kansýzlýk, raþitizm, kabýzlýk, obezite, hiperkolesterolomi, damar sertliði, kanser ve þeker hastalýðý, diþ hastalýklarý baþta olmak üzere pek çok saðlýk sorunu ile karþý karþýya kalýnýr.
Deðiþen yaþam koþullarý, farklý sosyoekonomik ve kültürel yapý beslenme alýþkanlýðýnda ve ortalama beslenme biçiminde deðiþikliklere sebep olmuþtur. Sosyal ve ekonomik geliþimin önemli göstergelerinden birisi çocuklarýn beslenme durumudur. Bebeklik ve çocukluk dönemi yapýlan beslenme hatalarý öncelikle çocuðun fiziksel ya da zihinsel geliþimini etkileyebileceði gibi, uzun süreli saðlýk sorunlarýnýn ortaya çýkmasýna da yol açabilir.
Özellikle geliþmekte olan ülkelerde, düþük gelir düzeylerine sahip bireylerde Fe, Ýyot, Vitamin A, Çinko, Vitamin D eksikliði görülme olasýlýðý çok yüksektir. Demir, Çinko ve Vitamin A eksikliklerinin tüm dünyada çocuk ölümlerinin 2 / 3’ ünün altta yatan nedeni olduðu bildirilmektedir.
Demir eksikliði anemisi ülkemizde 0 – 6 yaþ grubunun yaklaþýk yarýsýnda, okul çaðý çocuklarýnýn ise % 30’unda görülmektedir. Demir eksikliði organ ve hücrelerde ya da moleküler düzeyde görülebilir. Demir oksijen taþýnmasý, depolanmasý, hücre büyümesi, çoðalmasýnda yaþam için vazgeçilmez bir elementtir. Toplam vücut demiri 3 - 4 gramdýr. Hemen tamamý alyuvarlarda hemoglobin içinde bulunur, karaciðer en önemli demir deposudur. Diyetteki demirin %10’u emilir. Bu nedenle günlük diyette 8 – 10 gr demir alýnmasý gerekir.
Yenidoðan ve 3 aylýk süt çocuðu dönemi en hýzlý kitlesel büyüme dönemi olmasýndan dolayý, demir gereksiniminin en çok olduðu çaðdýr. Yenidoðan bebek yalnýzca 250 mg demirle dünyaya gelir. Bu miktar onun ancak ilk 6 ay gereksinimlerini karþýlayabilir ve bundan sonra dýþarýdan demir alýnmazsa demir eksikliði anemisi baþlar. Özellikle bitkisel kaynaklý besinlerin demir içerikleri 6 – 24 aylýk dönemde bebeðin gereksinimlerini karþýlayamaz. Hayvansal kökenli besinlerde, bitkisel besinlerdekine göre daha çok demir bulunur ve daha yüksek oranda emilir. Bazý bebeklerde hayvansal besinlerin diyete eklenmesi yeterli olmakla birlikte, pahalý olmasý nedeniyle geliþmekte olan ülkeler için pratik bir çözüm deðildir. Bu nedenle bebeklere 6 aydan itibaren demir takviyesine baþlanmasý gerekmektedir.
Prematüreler, düþük doðum aðýrlýklý bebekler, anne sütü ile beslenemeyenler, 6 aydan uzun süre tek baþýna anne sütü alanlar, bir yaþýndan önce inek sütü ile beslenenler, demir içeriði düþük yiyeceklerle beslenenler, sýk enfeksiyon geçiren bebekler demir eksikliði anemisi için risk oluþtururlar. 4 – 6 ay sürecinden baþlayarak demir desteði gerekir. Bir yaþ altý demir desteði verilmesinin geliþimsel ve davranýþsal yararlarý gösterilmiþtir. Tek baþýna anne sütü, yaþamýn ilk altý ayýndan sonra tüm besin öðesi gereksinimlerini karþýlayamaz. Kýrmýzý et ya da yumurta her gün ya da olabildiðince sýk diyette olmalýdýr.
Dünya Saðlýk Örgütü demir eksikliðinin önlenmesi için 2 yaþ altýnda 12,5 mg /gün demir alýmýný önermektedir. Demir diyette Fe+2 (hem demiri) ve Fe+3 (hem olmayan) olarak bulunur. Fe+2 nin emilimi daha fazladýr.
Emilimi en yüksek olan Fe+2 kaynaðý karaciðer, koyun ve sýðýr etidir. Tavuk ve balýkta bu oran azdýr. Baklagillerdeki demir içeriði tahýllardan fazladýr. Bitkisel besinlerde hem olmayan Fe vardýr. Süt ve yumurtanýn içinde Fe+3 vardýr ve ancak % 4 - 15 i emilir. Anne sütü demir içeriði düþüktür ancak bu demirin emilimi %50’dir. Hem olmayan Fe kaynaðý ýspanak, pekmez, semizotu, kuru üzüm, börülce, havuç, patates, kuru baklagiller, yumurta yüksek demir içerikli yiyeceklerdir. Kepekli un, kepekli ekmek piþirmeyle hem demirinde deðiþiklik olmazken, hem olmayan demir %70 - 80 kaybolur. Çay, kahve, kakao, yoðurt, süt, peynir, yüksek posalý yiyecekler demir emilimini azaltýrlar.
Bebeðin hýzla büyüdüðü bu dönemde demir eksikliði olursa baðýþýklýk sisteminin normal olarak çalýþamamasý ve buna baðlý enfeksiyon hastalýklarýna yatkýnlýk, sindirim sisteminde aksamalar, deri ve mukozalarda bozulmalar görülür. Bunlara ek olarak tartý alýþý boy uzamasý olumsuz etkilenir ve büyüme geriliði meydana gelir. Daha da önemlisi; beynin doðumdan sonraki ilk iki yaþta geliþimi çok hýzlýdýr. Beynin geliþimi için yeterli demir alýnmasý zorunludur. Yeterli alýnmadýðýnda ise zihinsel, motor ve davranýþsal yetersizlikler meydana gelir. Beyinle ilgili fonksiyon bozukluklarý iki grupta toplanýr. Birinci grupta davranýþ kusurlar ý(aþýrý aðlama, uykusuzluk, huzursuzluk, uyumsuzluk, iþtahsýzlýk, anneye aþýrý düþkünlük) yer alýyor. Bunlar geçici bulgulardýr ve demir tedavisi ile düzelir. Ancak ikinci grupta yer alan biliþsel fonksiyonlarýn olumsuz etkilenmesinden doðan bulgular ise kalýcý olabilir.
Klinik olarak bu çocuklarda iþtahsýzlýk, halsizlik, solukluluk, algýda güçlük, dikkat bozukluðu, dil geliþim sorunlarý karþýmýza çýkar. Ayrýca demir eksikliði olan çocuk garip þeylere karþý bir iþtah duyar (toprak yeme, kum yeme, buz yeme gibi).
Bu Haber 736 Defa Okundu
|