11 Eylül 2010 Cumartesi

2008–2009 EÐÝTÝM-ÖÐRETÝM YILI SONUNDA EÐÝTÝM DURUMU

  Mustafa DAÐLI

          
         2008–2009 EÐÝTÝM-ÖÐRETÝM YILI SONUNDA EÐÝTÝM DURUMU
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Anti demokratik uygulamalar bu yýl da sürmüþtür Eðitim sisteminin ve eðitim emekçilerinin geçtiðimiz yýllarda yasadýðý sorunlar, içinde bulunduðumuz bu dönemde de devam etmektedir. Gerek eðitimin ve yükseköðretimin, gerekse eðitim ve bilim emekçilerinin sorunlarýný çözme noktasýnda hemen hemen hiçbir somut adým atýlmamýþtýr. Týpký önceki yýllarda olduðu gibi eðitimin temel sorunlarýnýn çözülmediði, eðitim niteliðinin daha da gerilediði, eðitim emekçisinin çalýþma koþullarý ve yasam düzeyinin yükselmesi noktasýnda yeterince adým atýlmadýðý bilinmektedir. Bugüne kadar öðrencilerin sesleri, eðitim ve bilim emekçilerinin talepleri duymazlýktan gelinmiþtir. Bu açýdan bakýldýðýnda, eðitim cephesinde olumlu anlamda deðiþen hiçbir þey yoktur.

Bugün eðitim sisteminde yaþanan sorunlarýn yeni ortaya çýkmadýðý, yýllardýr sürdürülen politikalarýn bir birikimi olarak bugünlere gelindiði bilinmektedir. AKP Hükümeti, iktidar olduðu son yedi yýl içinde bu olumsuz birikimi daha da arttýrmak yönünde yasal ve fiili anlamda sayýsýz adým atmýþtýr.
 
Eðitimin ve eðitim emekçisinin bir türlü çözüme kavuþturulmayan sorunlarý, özellikle AKP iktidarý ile birlikte, kamusal eðitimin zayýflatýlmasý, eðitimin paralý hale getirilmesi, merkez ve taþra teþkilatýnda yaþanan yoðun siyasi kadrolaþma, özellikle Eðitim Sen üyelerine yönelik soruþturma, sürgün, cezalandýrma vb gibi þekillerde kendisini göstermiþtir.
 
AKP, fiili ve hukuki müdahalelerle eðitim sistemini kendi ideolojisi çerçevesinde yeniden þekillendirme noktasýnda oldukça yol almýþ, kendi ideolojisine yakýn kimseleri MEB merkez teþkilatýndan baþlayarak en alt seviyelere kadar kendisi için önemli mevkilere getirerek yoðun bir siyasi kadrolaþma faaliyetine giriþmiþtir. Milli Eðitim Bakanlýðý’nýn siyasi kadrolaþma çabalarý sýk sýk yargýdan dönmüþ, ancak yine de Cumhuriyet tarihinin en yoðun kadrolaþma giriþimi geçtiðimiz yedi yýl içinde Milli Eðitim Bakanlýðý’nda yaþanmýþtýr. Siyasi iktidar eðitim gibi temel bir insan hakkýný “serbest piyasa”nýn insafýna býrakmak için pes peþe yasal düzenlemeler yaparak eðitimin tüm kademelerinde ciddi bir ticarileþtirme ve özelleþtirme hamlesi baþlatmýþtýr. Okullarda toplanan paralardan, öðretmenlerin farklý statülerde ve güvencesiz olarak istihdam edilmesine kadar çok sayýda sorun eðitim sistemini kuþatmýþ durumdadýr.
 
Son dönemde eðitimin, eðitim ve bilim emekçilerinin sorunlarýna, sendikamýz ve konfederasyonumuz üzerindeki baský ve yýldýrma politikalarý eklenmiþtir. Son dönemde üye ve yöneticilerimize yönelik soruþturma, sürgün ve göz altýlarý, 3-5 Haziran tarihlerinde, toplusözleþme hakký için gerçekleþtirdiðimiz Ankara yürüyüþümüzde polis saldýrýlarý izlemiþtir. Son birkaç ayda yaþanan çok sayýda örnek Türkiye’nin iddia edildiði gibi demokratikleþme yolunda ilerleyen bir ülke olmadýðýnýn göstergesidir.
 
Sonuç
 
Bugüne kadar sendikamýz tarafýndan, deðiþik konu baslýklarýnda eðitimin içinde bulunduðu sorunlarý ele alan raporlar hazýrlanmýþtýr. Hazýrlanan raporlarla tespit edilen ve eðitim alanýnda yaþanan bazý ilginç ve çarpýcý sonuçlar kamuoyu ile periyodik olarak paylaþýlmaktadýr.
 
Hazýrladýðýmýz raporlar ve yaptýðýmýz araþtýrmalara dayanarak, eðitimde özellikle AKP döneminde ciddi bir ticarileþtirme ve özelleþtirme furyasýnýn yaþandýðýný söyleyebiliriz. AKP döneminde eðitimin finansman kaynaklarýna göre daðýlýmýnda halkýn payý sürekli artmýþ, eðitimde maliyetin faturasý her geçen yýl daha fazla oranda velilerin sýrtýna yýkýlmýþtýr. Türkiye’de elde ettikleri gelire göre velilerin yaptýðý eðitim harcamalarý oraný diðer ülkelerden çok yüksek oranda seyretmektedir.
 
Bu tespitimizi OECD rakamlarý da doðrulamaktadýr. Eðitimin sorunlarý elbette sadece yukarýda sýralananlarla sýnýrlý deðildir. _sin düþündürücü yaný, siyasi iktidarýn yýllardýr eðitim sorunlarý karsýsýnda “üç maymunu” oynamasý, Eðitim Sen’in sorunlarýn tespiti ve çözümüne yönelik eleþtiri ve önerilerini görmezden gelerek, “kendi bildiðini okumaya” devam etmesidir. Bir insan hakký olarak ve kamusal bir hak olarak baktýðýmýzda “eðitim hakký”nýn ülkemizde, devletin sorumluluðunda bir hak olmaktan çok, parasý olanlar için bir “fýrsat” olduðu açýktýr. Herkesin, eðitim hakkýndan eþit ve parasýz þekilde yararlanamadýðý dikkate alýndýðýnda, ülkemizin eþit, parasýz, nitelikli eðitim açýsýndan, diðer ülkelerle kýyaslanamayacak kadar geride olduðu söylenebilir.
 
Eðitim sistemi, her kademeden öðretmenler, farklý statülerdeki üniversite çalýþanlarý, memurlar ve yardýmcý hizmet personeli ile bir bütündür. Çünkü tüm eðitim ve bilim emekçileri, aralarýndaki statü farklýlýklarýna raðmen, benzer ekonomik ve sosyal sorunlarý yasýyor, bir taraftan sorunlarý ile uðraþýrken, diðer taraftan görevlerini yerine getirmeye çalýþýyorlar. Eðitim sisteminde yaþanan sorunlar tüm eðitim emekçilerini olumsuz etkilemektedir. Yýllardýr grevli toplu sözleþmeli sendika hakký mücadelemizin ne kadar haklý olduðu bugün daha iyi anlaþýlmaktadýr. Siyasi iktidarlar, kendilerini zorlayacak bir gücü karsýlarýnda görmeyince sorunlarýn çözümü için adým atmamaktadýr.
 
Eðitim sisteminin içinde bulunduðu sorunlarýn asýlmasý, Türkiye’de eðitimi hak ettiði noktaya taþýmak, ancak gerçekleþtirilecek köklü deðiþikliklerle olanaklý olabilir. Bu nedenle eðitim sisteminde yapýsal deðiþiklikler gereklidir. Okul öncesi eðitimden baþlayarak eðitim yatýrýmlarýna, ders kitaplarýnýn hazýrlanmasýndan eðitim yöneticilerinin belirlenmesine; sýnýf mevcutlarýndan eðitimin bilimsel, demokratik, laik yönünün geliþtirilmesine; derslik, okul, öðretmen açýklarýndan eðitimin genel bütçe içindeki payýna kadar, eðitimin hemen her kademesinde köklü bir deðiþime gereksinim vardýr.
 
Eðitimde çeþitli düzeylerde yaþanan sorunlarýn çözülmesi, yaþanan sýkýntýlarýn giderilmesi noktasýnda somut, planlý ve eðitim sisteminin gerçek ihtiyaçlarýna uygun adýmlar atýlmalýdýr. Bu noktada 3-5 Haziran tarihlerinde bakanlýða yaptýðýmýz toplusözleþme çaðrýsýný buradan tekrarlýyoruz. Eðitimin, eðitim ve bilim emekçilerinin sorunlarýnýn çözümü için gerçekten adým atýlmak isteniyorsa Milli Eðitim Bakanlýðý eðitim sendikalarý ile toplusözleþme masasýna oturmalý, bizlerin eleþtirileri ve taleplerine kulak vermeli, çözüm önerilerimizi dinlemelidir. Aksi takdirde ne eðitimin ne de eðitim ve bilim emekçilerinin sorunlarýna çözüm bulmak mümkün görünmemektedir. (BÝTTÝ)
2009-06-25 Bu yazý  3257  kere okundu

SON YAZILARI

2008–2009 Eðitim-Öðretim Yýlý Sonunda EÐÝTÝM DURUMU 2008–2009 Eðitim-Öðretim Yýlý Sonunda EÐÝTÝM DURUMU 2008–2009 Eðitim-Öðretim Yýlý Sonunda EÐÝTÝM DURUMU 2008–2009 Eðitim-Öðretim Yýlý Sonunda EÐÝTÝM DURUMU 2008–2009 Eðitim-Öðretim Yýlý Sonunda EÐÝTÝM DURUMU 2008–2009 Eðitim-Öðretim Yýlý Sonunda EÐÝTÝM DURUMU 2008–2009 Eðitim-Öðretim Yýlý Sonunda EÐÝTÝM DURUMU

YORUMLAR

KÖÞE YAZARLARI
Haftanýn Röportajý
Haftanýn Röportajý
Çok yakýn zamanda röportajlarla burada olacaðýz
ÇOK OKUNANLAR
MÜDÜRLER YENÝ GÖREVLERÝNDE
Uzun Yýllar Emek Verdikleri Okullarýna Bir Bir Veda Ettiler
RSS © 2003 PERVASIZ Gazetesi -- Akþehir
Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır