21 Mayýs 2012 Pazartesi

GAZÝ PAÞA TAARRUZ ÝÇÝN AKÞEHÝR’DEN AYRILIYOR

  Mehmet KOÇ

          koc1966@hotmail.com
         GAZÝ PAÞA TAARRUZ ÝÇÝN AKÞEHÝR’DEN AYRILIYOR
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

 24  Aðustos  1922  günü Akþehir’deki  ikametgâhýnda  sabah erkenden uyanan Mustafa Kemal Paþa yolculuk hazýrlýklarýna baþlamýþtý.Akþehir  tarihinin  en heyecanlý gününü yaþýyordu. Erkenden Akþehir -  Afyon  yolu  üzerindeki  bütün binalarýn damlarý, sokak baþlarý, Gazi Baþkumandaný, Büyük Erkâný harbiye Reisini  ve  9  ay  10  gündür  misafir ettikleri  Garp  Cephesi  Kumandaný Ýsmet Paþa’yý uðurlayacak, selametleyecek ve alkýþlayacak olanlarla dolmuþtu. Karargâh  Binasý’nýn  önüne  heyecanlý  bir  kalabalýk  gelmiþti.  Bütün  büyük misafirler  birer  birer Akþehir’i  terk  ettiler. Nihayet Garp Cephesi Komutaný Ýsmet Paþanýn otomobili Karargâh Binasý önüne yanaþtý. Aþaðýya  inen Ýsmet Paþa  alkýþlar  arasýnda  otomobiline  bindi,  yanýna  Erkânýharbiye  Reisi  Asým Bey’i  de  aldý. Otomobil gözyaþlarý,  alkýþlar ve dualar arasýnda uzaklaþtý. …

            Biraz sonra minarelerde verilen Es-salâlarýn yankýlarý yaslý ve hüzünlü þehrin

üstünde gözle görülmeyen fakat sezilen bir baþka tül serpiyordu. Sessizliðe gömülen Akþehir büyük zaferin müjdesini,  Gazi Mustafa Kemal önderliðindeki askerlerinin dönüþünü bekliyordu. Mustafa Kemal Paþa Nutukta bu ayrýlýþý:  “24 Aðustos 1922’de

karargâhýmýzý Akþehir’den,  taarruz cephesi gerisindeki Þuhut  kasabasýna getirttik”

þeklinde belirtmektedir.

AKÞEHÝR TELGRAFHANESÝ KONTROL ALTINDA

24 Aðustosta yaþananlarý Korgeneral Nuri Berköz anýlarýnda: “Batý Cephesi Karargâhý, Akþehir’den savaþ alanýna hareket ederken, istihbarattan bir  tel  gelmiþti;  bunda  Trikopis  ile  Diyenis’in  arasýnýn  açýk olduðu bildirilmekteydi. Teli Cephe Kumandaný’na ben götürmüþtüm:

“-Ýþte bu iyi haber” dedi ve karargâh Kocatepe’ye doðru harekete geçti. Cephe  karargâhýnýn  otomobil  kýsmýný,  Adanalý  zenginlerin  Garp  Cephesi Karargâhý’na  hediye  ettikleri  otomobiller  teþkil  ediyordu.  Biz  tam  hareket  ediyorduk ki, Baþkumandan beni çaðýrarak:

“- Nuri  sen  burada  kalacaksýn,  telgrafhaneyi  emrine  alacak,  hiçbir yere haber  sýzmamasýný  saðlayacaksýn. Gelen haberleri bana ulaþtýrýrsýn!” buyurmuþlardý. Hemen telgrafhaneyi, Üçüncü Þube Müdürü Rasim Bey ile beraber, emrimize aldýk. Taarruzun baþladýðý 26 Aðustos’tan 30 Aðustos’a kadar telgraf memurlarýný evlerine bile göndermedim. Yemeklerini yanýmýzda yiyorlar,  tuvalete  bile  nöbetçi  yanýnda  çýkýyorlardý.  Herkes  bu  sükûttan þüphelenmiþti. Sýk sýk meclisten arýyorlar, Baþvekil Rauf Bey, Dâhiliye Vekili Adnan  Bey, Mustafa  Kemal  Paþa  ile  görüþmek  istiyor,  durmadan  nerede olduklarýný soruyorlardý. Ben de verdiðim cevapta: “Efendim, Baþkumandan

kýtaatla  beraber,  teftiþte”  gibi  sözlerle  oyalamaya  çalýþýyordum.  27 Aðustos’ta Rauf Bey, çok kýzgýn olarak telgraf baþýnda:

“Nuri Bey, ne oluyor? Herkes merakta, burada türlü rivayetler dönüyor…” diye çýkýþmýþtý. Ben de, cevabýmda:  “Efendim  Cepheden  top  sesleri  geliyor…”  diye  cevap  verdim. Hâlbuki ben Akþehir’deydim. Cepheden gelen top sesleri duyulamazdý, taarruz baþlayalý  iki  gün  oldu,  düþmandan  bir  hayli  yer  kazanýlmýþtý.  Ertesi  gün Rauf Bey merakla  tekrar  sordu; ben gelen sorularý cepheye ulaþtýrýyorum, Baþkumandandan aldýðým talimata göre idare ediyordum. Ertesi gün, “Nuri Bey,  cepheden ne  haber  diye  sordular.  Cevabýmda:  “Efendim top sesleri uzaklaþýyor, derinden geliyor.” diyerek, bir endiþenin olmadýðý, sevinecek bir haberin, yakýnda resmi bir aðýzla ulaþabileceði hissini uyandýrýyordum. 1 Eylül’de ise, Akþehir’den Baþkumandanýn imzasý ile meclise þu  teli

çektim:

“Garp Cephesinde,  26 Aðustos’ta baþlayan taarruzumuz, Afyonkarahisar, Altýntaþ, Dumlupýnar arasýnda, büyük bir meydan savaþý halinde, beþ gün beþ gece devam etti. Türkiye Büyük Millet Meclisi Ordularý’nýn kahramanlýðý,  zaferimizin saðlanmasýný mümkün kýldý.  Zalim  ve  maðrur bir  düþmanýn  asýl  kuvvetlerini,  akýllara  dehþet  verecek  katiyetle  imha  etti. En büyük kumandandan  en gencine kadar, ordularýmýza hakim olan ikir, milletinin gösterdiði  vazife  uðurunda,  hayatýný  bile  seve  seve  vermektir. Bunu muharebe meydanýnda görerek bütün milletime haber veriyorum.”

Bunu çektikten sonra Akþehir’de vazifem bitmiþti.  Doðru cepheye geldim.” þeklinde belirtmektedir

2010-08-23 Bu yazý  2860  kere okundu

SON YAZILARI

KISA NOTLARLA SANATKÂRLAR ÝDMAN YURDU 1928’TE KONYASPOR’U YENEN AKÞEHÝR ÝDMAN YURDU AKÞEHÝR’DE ATATÜRK’ÜN SEYRETTÝÐÝ ÝLK VE TEK FUTBOL MAÇI KAÐNILAR GÝDÝYORDU AKÞEHÝR ÜSTÜNDEN(3) KAÐNILAR GÝDÝYORDU AKÞEHÝR ÜSTÜNDEN(2) KAÐNILAR GÝDÝYORDU AKÞEHÝR ÜSTÜNDEN AKÞEHÝRÝ YAZAN, TÜRKÇECÝ AKÞEHÝR KAYMAKAMI: ÝSMAÝL HAKKI BEY ÝLK BÝLÝM KURULU ÜYESÝ: AKÞEHÝRLÝ AHMET REÞÝT EFENDÝ PADÝÞAH HOCASI VE KÜTÜPHANECÝ: AKÞEHÝRLÝ ÖMER EFENDÝ ÞEYHÜLÝSLAM AKÞEHÝRLÝ HASAN FEHMÝ EFENDÝ

YORUMLAR

KÖÞE YAZARLARI
Haftanýn Röportajý

Çok yakýn zamanda röportajlarla burada olacaðýz
ÇOK OKUNANLAR
5+1 ORTAOKUL
Akþehir Lisesi ve N.Hoca Teknik Lise taþýnýyor, Ticaret Lisesi yer deðiþtiriyor
RSS © 2003 Akþehir PERVASIZ Gazetesi
Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır