|
1878 Yýlýnda Akþehir Kaymakamlýðý yapan Bereketzâde Ýsmail Hakký, Akþehir’de yaþadýklarýný “Yad-ý Mazî” isimli bir kitapta toplamýþtý. Bu kitabýn 246’inci sayfasýnda Nadir (Atakent) kasabasýný anlatmaktadýr. Ýþte Bereketzâde Ýsmail Hakký’nýn kaleminden Nadir:
“Akþehir’e Ýstanbul cihetinden bir saatlik mesafede ve dað eteðinde bulunan “Nedr” (istinbatýma göre “Nadir”den hafifledilmekle yapýlmýþ olacak) köyü de burada bilhassa anýlmaya deðerdir. Köy bað ve bahçeler içerisindedir. Ýçinden buz gibi sular çýkar, kaynaklar var. Bu kaynaklardan birinin suyu o kadar soðuktur ki en zinde ve kuvvetli olanlar ellerini beþ altý dakikadan ziyade içinde tutamazlar.
Bu köyün üstündeki yaylada yerleþik yörükler bir aralýk bize, yaylada ziyafet vermiþlerdi. Biz atlar üzerinde tam bir ihtiyatla yukarýya çýkarken yörük kadýnlarý, bir ucu boyunlarýna takýlý yün yumaklarýný elleriyle bükerek bir bulvarda yürür gibi inip çýkýyorlardý.
Yaylaya çýkýnca kendimizi baþka bir cihana girmiþ bulduk. Kayanýn birinde üç dört metre yüksekliðinde takriben yirmi santimetre kutrunda bir su dökülüyor, bu billur sütunun altýnda yörük çocuklarý gelip geçerek oynuyorlar. Suyun mecrasýnda söðüt aðaçlarý, bir kýsmýnda ise bir takým muhtelif cinste bodur aðaçlara sarýlmýþ asma dallarý, öbür cihette cana can katan bir çimenlik… örük kýzlarý tarafýndan örülme kilimler, seccâdeler bu çimenliðin üstüne serilmiþ… Taze kavrulmuþ kahveler ikram edildikten ve biraz istirahat edildikten sonra, bu letafet firdevsinde yemek yedik. Yemeðimiz: Has Yufka ekmeði ile saç kavurmasý ve tahta sofranýn etrafýna dizilmiþ halis tereyaðý, kaymak, bal idi. Yemekten sonra namazlar kýlýndý, tatlý bir uykuya dalýndý, biraz daha gezildikten sonra akþam üstü döndük.
|