|
19. yüzyýlýn sonunda Akþehir’i ziyaret eden Macar Türkolog Ýgnacz Kunoþ, Akþehir’den derlediði “Daðlarýn Cini” adlý bir fýkra bugün bile hemen herkesin bildiði bir inancýn kökenlerini ortaya koymaktadýr.
Günümüzde Akþehir’de karþýlaþtýðýnýz herhangi bir kiþiye yarýn havalarýn nasýl olacaðýný sorduðunuzda hemen baþýný Sultandaðlarý’na çevirip Tekke Boðazý mevkiine bakar ve oradaki görünüþe göre size gelecek günler için bir hava tahmininde bulunabilir. Bu þekilde tahmin etmenin inancý bilinenden çok daha eskiymiþ.
1885 Yýlýnda ülkemizi ziyaret edip Anadolu’yu dolaþarak yüzlerce derleme yapan Macar yazar ve Türkolog Ýgnacz Kunoþ, Die Spâsse adlý eserinin 270-271 sayfalarýnda Akþehir’den derlediði bu fýkrayý yayýnladý. Ayrýca Yunanlý yazar Joachim Valavani’nin Mikrasiatika, Atina 1891 adýyla yayýnlanan eserinin 143-144’üncü sayfalarýnda O Nasreddin Khôtzas isimli makalesinde de bu fýkra görülmüþtür. Yine bu fýkra önemsiz bir Ýstanbul gazetesinde de yayýnlanmýþtýr.
Öyküye göre Akþehir halkýna küsen Nasreddin Hoca bir halýya binerek, bir daðýn üstüne, rüzgar ve yaðmurlara göðüs gererek yerleþir ve herkesten uzaklaþýr. VALAVANÝ, bu masalý bize bölge insanlarýndan duyarak naklettiðini söylüyor ve bu kiþilerin bugünde havalarýn nasýl olacaðýný söz konusu daða bakarak tahmin ettiklerini söylüyor; Onlar için Nasreddin Hoca’nýn sýðýndýðý bu dað gerçek bir barometredir.
Musa peygamber’in Ýncil’de anlatýlan öyküsü ile benzerliði bir tarafa býrakýlýrsa; bu öykü ile daðlarýn tanrý sayýlmasý fikri daha doðrusu Hind-Avrupa kavimleri ve Mezopotamyalýlarca çok iyi tanýnan fýrtýna tanrýçasý Hitit ilahesi Arinna arasýnda bir paralellik kurulabilir. Bu arada Akþehir’in eskiden Hitit devletinin merkezi bölgesinde bulunduðunu da unutmamak gerekir.
M. Sabri Koza göre, Nasreddin Hoca fýkra külliyatý Anadolu ve Yakýndoðu’nun eski dini inançlarýyla irtibatlandýrýlabilecek bazý öðeler içermektedir.
|