21 Mayýs 2012 Pazartesi

RIFAT ILGAZ NASREDDÝN HOCA’YI ANLATIYOR

  Mehmet KOÇ

          koc1966@hotmail.com
         RIFAT ILGAZ NASREDDÝN HOCA’YI ANLATIYOR
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

 Usta mizahçý Rýfat Ilgaz güçlü kalemiyle Nasrettin Hoca ve Çömezlerine çaðdaþ bir yaklaþým kazandýrýyor ve Hocayý her þeyi iyiye baðlayan biri olarak tanýmlýyor.

         "Hocamýz, halký tümüyle kapsayan mizah anlayýþýyla, ezene karþý ezilenden yana, bilinçle sabýrla direnen, iþi oluruna baðlamayan, yatýþtýrýcý olmaktan çok uyarýcý, yerel olduðu kadar da evrensel bir yergi ustasýdýr... "Bunun en iyi örneklerinden bir tanesini okuyalým...

Hoca heybesini vurmuþ eþþeðinin sýrtýna besmele çekip oturmuþ, eðerin üstüne hemen yola koyulmuþtu. Çolak Rýfkýya yeni nallattýrmýþtý Karakaçan ý. Nallanýnca çok hoþuna gidiyordu hýnzýrýn yürümesi, Akþehir yolunda. Hele kente girdi mi týkýr týkýr kaldýrýmlar üzerinde yürümesi daha da bir cümbüþlü oluyordu.

         Akþehir Beyi nin oðlu Manzur da bu saatlerde gezintiye çýkardý. Hoca Nasrettin bu Baðcýlar köyü ne taþýndý taþýnalý, köy içindeki çeþme baþýna kadar uzanýrdý yolu. Ne zaman, bu çeþmede atýný sularsa bir hoþ rastlantý olarak Hoca nýn kýzý Fatma da, elinde güðüm, su doldurmaya çýkardý. Hocanýn çömezlerinden Hammat da bulunurdu. Manzur un yanýnda çoðu zaman Akþehir Beyi nin ahýrdan çekilmiþ baklakýrý bir Arap atýna binerdi. Yakýþýklý uzun boylu kimsesiz bir delikanlý olan Hammat, çok uzaklardan gelipte evlenen bir zenci babanýn oðlu, cin gibi zeki,okumayý seven bir halk çocuðuydu. Hocasý bile akýl erdirmezdi onun bu þýmarýk beyzade ile arkadaþlýk kurmasýna. Biliyordu ki Manzur,babasý gibi saldýrganlýkla bu topraklara girip yerleþen Timur dan yanaydý. Üstelik Timurdan yana olan aldatýlmýþ gençlerinde baþýydý bu Manzur.

Bir çömezi daha vardý Hocanýn Ýmat tý adý. Her ikiside birbiriyle iyi geçinirdi. Çalýþkandý, güvenilir çocuktu. Ýmat ama,arkadaþý kadar yürekli, gözü kara deðildi.

Hoca Nasrettin in eþeði gün günden huysuzlaþýyordu. Oysa uzun yýllar sahibiyle iyi geçinmiþ, Hocasýný hiç üzmemiþti Karakaçan. Yem buldu mu yemiþ, bulamadýðý günler, iki su bir arpa yerine geçer diye bol bol su içmiþ gene de avaz avaz baðýrýp Hocayý rahatsýz etmemiþti.

         Akþehir camisinin camisi uzaktan göründü. Karakaçan ý camii nin az ilerisindeki Yusuf un ahýrýna çeker, þadýrvanda elini yüzünü yýkar, serinlerdi. Hava da sýcak mý sýcaktý hani. Terledikçe keten mendilini açýyor, yüzünü gözünü ensesini, alnýný siliyordu. Birden yolun üzerinde uzun kulaklý bir hayvancýk gördü Hoca. Boz derili bir tavþandý bu. Karakaçan da görmüþ olacak ki Birden durakladý.

"Korktun mu Karakaçaným!" dedi,"Ne var ki sanki korkacak. Kocaman kulaklarýndan korktunsa sende daha kocamanlarý var. Yürü de geç kalmayalým, Akþehir pazarýna...Yendenin istediklerini yüklenip götiürelim!"

 

Sen kime söylüyorsun! Karakaçan açtý ayaklarýný direndi. Ön ayaklar oldu iki kazýk. Yürütebilirsen yürüt!

"Hadi yavrum, hadi Karakaçaným!"

Hafiften pabuçlarýnýn topuðuyla karnýna dokunuverdi:

"Deeeehhh!..."

Karnýna deðen pabuçlardan mý huylandý,yoksa düpedüz eþek yerine konulup kendisine Deeeehhh!.. diye seslenildiðinden mi ? Neden öfkelendiyse öfkelendi, çeviriverdi baþýný evden yana. Camileri, minareleriyle Akþehir arkada kalivermiþti. Týkýr týkýr koyulmuþtu yola üstelik ...Sanki biraz önce huysuzluk yapan o deðildi. Dizginlerini bir dengeleyip eþeðin baþýný çevirmek için sað eliyle þöyle bir asýldý. Basýný dönderecek yerde hýzlanmýþtý Karakaçan. Sanki dizgin onu hýzlandýrmak için çekilmiþti. Baþýný almýþ gidiyordu...Akþehir gerilerde kalýyordu. Birden iki eliyle iki yandan asýldý dizginlere:

"Çüþþþþ"diye kulaðýnýn dibinde baðýrdý. Duracak yerde koþuyordu Karakaçan, habire.

"Etme oðlum! Namazý da kaçýracaðým senin yüzünden. Çarþý kahvesinde beni bekleyenler var! Etme,gitme Karakaçaným. Benim samur kürklüm, sürmeli gözlüm! Eþeðine bile sözü geçmeyen kiþiyi kim adamdan sayar. Beni küçük düþürme Akþehirlilere... Köyde oturduðuma kýzýyorsan, bað evidir diye tuttum.Kýþ gelince taþýnacaðým. Hadi ceylaným üzme beni!"

Yoldan gelip geçenler durumu bilmezlermiþ gibi soruyorlardý:

"Hocam,"diyorlardý, "Akþehir den mi geliyorsun? Nasýl pazar yeri kalabalýk mý?"

"Hocam,cuma namazýný kýlmadan neden döndün?"                    

"Hocam yoðurt kaçtan gidiyor pazarda?"

Ne desin hoca? Eþeðime söz geçiremiyorum mu desin?

Eþegim huysuz, edepsiz mi desin?

 

2009-07-25 Bu yazý  1422  kere okundu

SON YAZILARI

KISA NOTLARLA SANATKÂRLAR ÝDMAN YURDU 1928’TE KONYASPOR’U YENEN AKÞEHÝR ÝDMAN YURDU AKÞEHÝR’DE ATATÜRK’ÜN SEYRETTÝÐÝ ÝLK VE TEK FUTBOL MAÇI KAÐNILAR GÝDÝYORDU AKÞEHÝR ÜSTÜNDEN(3) KAÐNILAR GÝDÝYORDU AKÞEHÝR ÜSTÜNDEN(2) KAÐNILAR GÝDÝYORDU AKÞEHÝR ÜSTÜNDEN AKÞEHÝRÝ YAZAN, TÜRKÇECÝ AKÞEHÝR KAYMAKAMI: ÝSMAÝL HAKKI BEY ÝLK BÝLÝM KURULU ÜYESÝ: AKÞEHÝRLÝ AHMET REÞÝT EFENDÝ PADÝÞAH HOCASI VE KÜTÜPHANECÝ: AKÞEHÝRLÝ ÖMER EFENDÝ ÞEYHÜLÝSLAM AKÞEHÝRLÝ HASAN FEHMÝ EFENDÝ

YORUMLAR

KÖÞE YAZARLARI
Haftanýn Röportajý

Çok yakýn zamanda röportajlarla burada olacaðýz
ÇOK OKUNANLAR
5+1 ORTAOKUL
Akþehir Lisesi ve N.Hoca Teknik Lise taþýnýyor, Ticaret Lisesi yer deðiþtiriyor
RSS © 2003 Akþehir PERVASIZ Gazetesi
Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır