21 Mayýs 2012 Pazartesi

MEHMET AKÝF ERSOY’UN AKÞEHÝR GÜNLERÝ

  Mehmet KOÇ

          koc1966@hotmail.com
         MEHMET AKÝF ERSOY’UN AKÞEHÝR GÜNLERÝ
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Birinci Dünya Savaþý’ndan sonra imzalanan Mondros Mütarekesi ile ayakta kalan son Türk-Ýslâm Devleti’nin de tehlikeye düþtüðünü gören Millî þair Mehmet Akif, hem Ýstanbul’da bulunduðu süre içinde, hem de Anadolu’ya geçtikten sonra büyük bir gayretle vatanýn her türlü iþgal ve baskýdan kurtarýlmasý için çalýþmýþtýr. Bu gaye ile Mustafa Kemal Paþa’nýn talepleri doðrultusunda Anadolu’nun çeþitli vilâyetlerinde büyük bir coþku ile milletimize vaaz ve nasihatlerde bulunmuþ; art niyetlilerin oyunlarýna gelmemeleri, tefrikaya düþmemeleri ve baþarýlý olmak için daima birlik ve beraberlik içinde olmalarýný istemiþtir.

Büyük Millet Meclisinin 29 Temmuz 1922 tarihli oturumunda Erzurum Mebusu Salih Efendinin Kurban Bayramý’ný tebrik etmek üzere Garp Cephesi’ne bir mebusan heyeti gönderilmesine dair olan takriri görüþülmüþ ve Ankara Mebusu Ali Fuat Paþa’nýn baþkanlýðýnda, Karesi Mebusu Abdulgafur Hoca, Burdur Mebusu Þair Mehmet Akif ve Kayseri Mebusu Atýf Beylerden oluþan bir heyeti seçmiþti.

Yapýlan programa göre bayramýn ilk günü tebrik merasimine Cephe Kumandanlýðý’ndan baþlanacak daha sonra I. ve II. ordularla, Kolordu ve Tümen karargâhlarýna gidilecekti. Durumlarý uygun olan tümenlerin hepsini, olmayanlarýn da bazý kýtalarýný merasim düzeninde görecek, TBMM’nin tebrikleri ve baþarý dilekleri Heyet Baþkaný sýfatýyla bizzat Ali Fuat Paþa tarafýndan teblið edilecekti. Bundan sonra karargâhlara uðrayarak, onlar da meclis adýna tebrik edilecekti.

1922 senesi Kurban Bayramý Aðustos’un dördüncü gününe rastladýðýndan 1 Aðustos Salý sabahý erkenden otomobillerle Batý Cephesi Karargâhýnýn bulunduðu Akþehir’e gitmek üzere Ankara’dan ayrýlan heyet ertesi gün karargâha varmýþtý.

TBMM’si heyeti 2 Aðustos Çarþamba akþamý Akþehir’e ulaþmýþlardý. Ýçlerinde Mehmet Akif Ersoy’un bulunduðu heyeti Batý Cephesi Komutaný Ýsmet Ýnönü karþýladý. Akþehir’de Batý Cephesi Karargâhýna gelen heyete gecenin geç saatlerine kadar Ýsmet Ýnönü ordu hakkýnda bilgi verdi. Heyet Baþkaný Ali Fuat Cebesoy her þeye þüpheci yaklaþýyordu. Bu durum Ýsmet Ýnönü’nün hoþuna gitmedi ve not defterine: “Fuat Paþa santim deðiþmemiþ. Sayýlý güzel þövalye. Filistin muharebatýný doya doya anlattý. La ferid, sathý derin teþkilatý fena, kumandanlarý fena. Bu tarafa haber göndermiþ mütareke zamanlarý gibi olduðunu Ýsmet ister mi? Acaba ne demek? Fuat Paþa cephede hiçbir þeyi beðenmiyor” demektedir (Ýnönü,2008: 35).

2 Aðustos 1922’de Akþehir’e gelen Mehmet Akif Ersoy, Kurban Bayramý arifesi olan 3 Aðustos’ta Nasreddin Hoca türbesini ziyaret etti.  Nükte ve latifeyi çok seven Mehmet Akif, Nasreddin Hoca merhumun en nefis ve zarif hikâyelerini, fýkralarýný zaman zaman söylerdi. Ýþte bunlardan birisi:

“-Hoca’ya gül gibi karýn var, demiþler.

-Evet, demiþ, bende hissediyorum. Çünkü dikenleri var!”

Bu gezi sýrasýnda Akif, yakýnda baþlayacak olan Büyük Taarruz öncesinde askerlerle yakýn iliþki kurma þansýný bulmuþ, onlara cesaret verici, morallerini yükseltici konuþma ve sohbetler yapmýþtýr.
             Ýstiklal Marþý Þairi Mehmet Akif Ersoy, 4 Aðustos 1922 Cuma günü sabah erkenden Akþehir Ulu Cami’de bayram namazýný kýldý ve halkla bayramlaþtý. Yapýlan programa göre bayramýn ilk günü tebrik merasimine Cephe Kumandanlýðý’ndan baþlandý. TBMM’nin tebrikleri ve baþarý dilekleri Batý Cephesi Komutaný Ýsmet Paþa’ya ve diðer paþalara iletildi. Hep birlikte kýlýnan Cuma namazýnýn artýndan ordumuzun düþmanlara karþý muzafferiyet kazanmasý için dualar edildi.

5 Aðustos 1922 Cumartesi günü TBMM heyeti askerleri ziyaret ve teftiþ etmeye baþlandý.  Ýlk olarak Akþehir içerisindeki birliklere gidildi.  Bu ziyaretlerde heyetin baþýnda bulunan Ali Fuat Cebesoy o günü þöyle anlatýr:

“Hatýrladýkça hâlâ heyecanla titrerim. Merasim nizamýnda dizilmiþ bir fýrkamýzýn kýtalarýný teftiþ ediyorduk. Hepsi aslanlar gibiydiler. Rahmetli ve aziz arkadaþým Mehmet Akif, kendinden geçmiþti. Dudaklarýndan kendi yazdýðý istiklâl Marþýnýn mýsralarý dökülüyordu:

Ben ezelden beridir hür yaþadým, hür yaþarým,

Hangi çýlgýn bana zincir vuracakmýþ þaþarým,

Kükremiþ sel gibiyim, bendimi çiðner aþarým,

Yýrtarým daðlarý, enginlere sýðmam taþarým.

Beni solumdan takip eden Akif’e döndüm. Gözlerinde yaþlar tanelenmiþti. Bu mehabetli manzara karþýsýnda kendisini tutamýyordu.

- Akif Bey, siz aðlýyorsunuz, dedim.

-Ne yapayým, heyecanýmý zapt edemiyorum. Cevabýný verdi ve ilâve etti:
- Fakat sizin de gözleriniz yaþlý paþam...

Arkadaþým doðru söylüyordu. Ben de heyecanlý idim. Gözlerimde tanelerle sevinç yaþlarý vardý.”

6 Aðustos 1922 tarihinde Ýçinde Mehmet Akif’inde bulunduðu TBMM heyeti,  baþýnda Fahrettin Paþa’nýn olduðu Süvari Kolordusu Ilgýn’da ziyaret etti ve Akþehir’e döndüler.

 Heyet, 7 Aðustos’ta Çay’daki Birinci Orduyu ve 8. Aðustos’ta ise Bolvadin’deki Ýkinci Orduyu ziyaret etti. Mehmet Akif bütün heyet üyeleri gibi bu teftiþten büyük mutluluk duymuþtu. Heyet baþkaný Ali Fuat Cebesoy, Hatýralarýnda bu gezi ile ilgili þu bilgileri vermektedir:

            Cephedeki vazifemiz, dört, beþ günde nihayet bulmuþtu. Kumandan, zabit ve asker arkadaþlarýmýz arasýnda geçen bu kýsa zamanýn sürürünü asla unutamam, kýtalarýmýzýn hareketinde gördüðümüz manzara, canlýlýk ve muharebe kabiliyeti kahraman arkadaþlarýmýzýn muhabbetli bakýþlarý bizlere zafer günlerinin pek uzak olmadýðý hissini vermiþti”
            Çalýþmalarýný tamamlayan Heyet 9 Aðustos 1922’de Ankara’ya döndü. Ali Fuat Paþa dönüþ yolculuðu ile ilgili de þu bilgiyi vermektedir. “Garp Cephesi”nden zafer ümitleri ile ayrýlmýþtýk. Ýkinci gruba mensup olan Eskiþehir Mebusu Abdulgafur Hoca ile Þair Mehmet’te bedbinlikten eser kalmamýþtý.”

            Mehmet Akif, Büyük Taarruz öncesi Akþehir’den memnun ve mutlu ayrýlmýþtýr. Nitekim kýsa bir zaman sonra Büyük Taarruz’dan peþ peþe zafer müjdeleri geldi. Arkadaþlarý Ýstiklal Marþý Þairi Mehmet Akif’e:

            -O zaman bir þey yazmadýnýz mý? diye sorunca büyük þair:

-Artýk benim ne düþünecek, ne duyacak, ne de yazacak, hatta ne yaþayacak takatim kalmamýþtý... Dilimiz tutulmuþtu. Ordu, bizzat yazýyordu.” diye cevap vermiþti.

2011-07-16 Bu yazý  733  kere okundu

SON YAZILARI

KISA NOTLARLA SANATKÂRLAR ÝDMAN YURDU 1928’TE KONYASPOR’U YENEN AKÞEHÝR ÝDMAN YURDU AKÞEHÝR’DE ATATÜRK’ÜN SEYRETTÝÐÝ ÝLK VE TEK FUTBOL MAÇI KAÐNILAR GÝDÝYORDU AKÞEHÝR ÜSTÜNDEN(3) KAÐNILAR GÝDÝYORDU AKÞEHÝR ÜSTÜNDEN(2) KAÐNILAR GÝDÝYORDU AKÞEHÝR ÜSTÜNDEN AKÞEHÝRÝ YAZAN, TÜRKÇECÝ AKÞEHÝR KAYMAKAMI: ÝSMAÝL HAKKI BEY ÝLK BÝLÝM KURULU ÜYESÝ: AKÞEHÝRLÝ AHMET REÞÝT EFENDÝ PADÝÞAH HOCASI VE KÜTÜPHANECÝ: AKÞEHÝRLÝ ÖMER EFENDÝ ÞEYHÜLÝSLAM AKÞEHÝRLÝ HASAN FEHMÝ EFENDÝ

YORUMLAR

KÖÞE YAZARLARI
Haftanýn Röportajý

Çok yakýn zamanda röportajlarla burada olacaðýz
ÇOK OKUNANLAR
5+1 ORTAOKUL
Akþehir Lisesi ve N.Hoca Teknik Lise taþýnýyor, Ticaret Lisesi yer deðiþtiriyor
RSS © 2003 Akþehir PERVASIZ Gazetesi
Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır