21 Mayýs 2012 Pazartesi

1921’DE AVRUPALI GÖZÜYLE AKÞEHÝR

  Mehmet KOÇ

          koc1966@hotmail.com
         1921’DE AVRUPALI GÖZÜYLE AKÞEHÝR
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Fransýz gazeteci Berthe Gaulis, 27 Aralýk 1921 de Akþehir e gelmiþ ve çeþitli incelemelerde bulunmuþ ve Babalýk gazetesi muhabiri Sami Reþat a bir mülakat vermiþtir.

Gaulis, 26 Aralýk 1921 günü Sivrihisar’a gitmiþ ve oradan da ertesi gün Ýsmet Paþa ile beraber Akþehir’e geçmiþtir. Burada çeþitli incelemelerde bulunmuþ; hatta kýz mektebini ziyaret etmiþ ve gördüðü memnuniyeti samimi bir þekilde dile getirmiþtir. 27 Aralýk günü, Türkiye’de edindiði izlenimleri, Ýsmet Paþa’nýn karargâhýndan Fransýz gazetelerinden Le Temps, Le Matin ve Information’a telgrafla bildirmiþ ve halkta gördüðü metaneti anlatmýþtýr. Hatta bu telgraflarý çekmeden önce Ýsmet Paþa’ya da göstermiþ ve uygun olup olmadýðýný sormuþtur. Paþa hiçbir müdahalede bulunmamýþ ve ne görmüþse onlarý yazmasýný istemiþtir.
            28 Aralýk 1921 günü, Konya’da yayýnlanan Babalýk gazetesi muhabiri Sami Reþat, Fransýz gazeteci ile Akþehir’de bir mülakat yapmýþ ve ona çeþitli sorular sormuþtur. Babalýk gazetesinde yayýnlanan bu mülakat daha sonra Açýksöz gazetesi tarafýndan da aynen iktibas edilmiþtir. Söz konusu mülakat þu þekildedir:

            “... Ýlk seyahatinizdeki intibaâtýnýzý Fransýz gazetelerinden naklen gazetelerimizde büyük bir memnuniyetle okuduk. Son müþâhedât ve ihtisâsâtýnýzý sormaklýðýma müsaade eder misiniz?

            — Evvelce baþlamýþ olduðunu gördüðüm þeyleri bugün ikmal edilmiþ bir halde buluyorum. Birinci intibaât ile son müþâhedâtým arasýndaki en dilib-i dikkat nukut þudur. Türk milleti bugünkü iþlerin mahiyet ve kýymetini tamamýyle anlamýþtýr. Ve þimdi -vaktiyle bizim büyüklerimizle yaptýðýmýz gibi- halk büyük kumandanlarýyla beraber çalýþýyor. Bu ittihat ve tesanüt, Türk’ün en birinci âmil-i muvaffakiyet ve muzafferiyeti olduðuna kaniim. Mühim bir cihet de büyük kumandanlarýn yekdiðerine karþý muhabbet ve hürmetle, halka karþý da samimi alâka ve vaziyetleridir, inebolu, Ankara, Akþehir’den Mersin’e kadar gideceðim. Oralarda göreceðim hal, edineceðim fikir de þüphesiz aynýdýr. Bütün bu ahenk, mesai ve faaliyet ispat ediyor ki, Türk milleti istiklâl-i tâme lâyýk ve müstehaktýr. Fransýz milleti bunu temin ve takviyeye þiddetle arzukeþtir. Bilmelidir ki, Fransýz-Türk itilâfý hükümetlerin eseri deðildir. Bunu bütün halk istemiþtir. Bizim için en ziyade bâis-i memnuniyet olan þey, burada harp devam etmekle beraber, iktisadî, medenî, içtimaî mesâi] ve hususâtýn ihmal edilmemesidir.

            — Neþriyatýnýzýn diðer Avrupa þehirlerindeki tesiri acaba ne derecededir?

            — Bilhassa Amerika’da tercüme ve dikkat-i mahsusa ile takip olunuyor. Geçen defa (Ankara’da On Gün) serlevhasýyla yazdýðým makale, (Türkler hakkýnda en hakiki ve doðru malûmat) diye tekmil Amerika’da tercüme edilerek elden ele dolaþmýþtýr. Diðer Avrupa þehirlerinde de kâfi derecede icrâ-yý tesir ettiðini zannediyorum.

            — Seyahatiniz yalnýz müþâhedâtýnýzý kayýt ve tesbit için midir?

            — Benim en büyük kuvvetim serbestiyetimdir. Eðer vazife ve memuriyetim olsaydý tabiî böyle serbest söyleyemezdim. O vakit memleketim namýna takip edilecek bir siyasetim olurdu. Paris’te benim siyasete (Berthe Gaulis Siyaseti) derler. Yani hususi ve liberal bir siyasettir. Þu ciheti kemâl-i fahr ile söylerim ki, Paris’te muhtelif mahfilde birçok dostlarým, birçok rical ile münasebetim vardýr. Avdette bunlara, Türk dostlarýmýn meziyet ve gayretlerini uzun uzadýya anlatacaðým. Ben, büyük Türk dostlarýmýn itimâd-ý tamýna mazharým. Benim samimiyetimi anladýklarý için emniyet ve itimatlarýný benden dirið etmiyorlar. Ankara’da bana dedikleri, “Daima mezâyâ ve mehâsinimizden bahsediyorsun, biraz da bizi kritik ediniz!”. Samimiyetle söylüyorum ki, çok dikkat ettim, çalýþtým. Þâyân-ý takdir mühim bir hata göremiyorum. Bu sözlerim dostlarýma hoþ görünmek için söylenmiþ deðildir. Meþhudâtýmýn hakiki ve samimi bir netice ve hülâsâsýdýr. Ýnsan böyle itimada mazhar olup bütün hakikatleri açýkça görünce onu müdafaadan baþka yapacak bir þey göremiyor. Hiç vazife-i resmiyem olmayýp daima istiklâl fikrimi, serbesti-i mesleðimi muhafaza ettiðim için Paris’te bütün mahâfil ve makamâta girer, çýkar ve her þeyi münakaþa edebilirim. Ve yine onun içindir ki, bu derece kuvvet ve cesaretle beyanat ve mütalâatta bulunuyorum.

            — Avrupa’daki cereyanlara nazaran müsâlemet-i umumîyenin kariben tesisini zannediyor musunuz?

            — Evet, bunu zannediyorum. En anud düþmanlarýnýz bile bugün sulh olmak çaresini düþünüyorlar. Bunu teshil ve temin edecek sizin itidal ve basiretinizdir, azim ve metanetinizdir.

            — Akþehir’e ilk defa geliyorsunuz. Memleketimiz hakkýnda ihtisâsâtýmzý sorabilir miyim?

            — Çok güzel bir þehirdir. Bilhassa ilkbaharýn burada ne kadar lâtif ve rûhnevâz olacaðýný tahayyül ediyorum. Ahali çok çalýþkandýr. Çarþýda þâyân-ý dikkat bir faaliyet gördüm. Bugünkü ahval ve þerait içinde kolay olmayan intizam ve nezâfet hassaten takdir ve tebrike lâyýktýr. Biraz evvel inâs mekteplerini gezdim. Mini mini yavrularýn zekâ-yý masumânesini, muallime hanýmlarýn mesâi-yi ismetkârânesi beni fevkalâde mesut ve mesrur etti. Benim de çocuklarým var. Böyle yetiþtirebilmek için ne kadar zahmet ve dikkat sarf edebilmek lâzým geldiðini takdir ederim. Hanýmlarýn vatanperliðini de çok severim. Diyebilirim ki, muharebeyi kazanmakta Türk kadýnlýðýnýn mühim bir hisse-i þerefi vardýr. Bundan, biz Fransýz kadýnlarý da kendimize büyük bir gurur ve iftihar payesi ayýrýyoruz. Bunlarý Paris’te de söyleyeceðimi ilâve, etmeliyim.” Mülakat burada bitmiþ ve Fransýz gazeteciye sigara ve kahve ikram edilmiþtir. Fýrsattan istifade eden muhabir soru sormaya yine devam etmiþtir:

            “- Memleketimizde iþgal sahasýna dahil olmayan mahallerde dahi Avrupa’daki gibi muhteþem binalar, ma’mur þehirler, muntazam yollar, medenî müesseseler görmüyorsunuz. Bilâkis harabelere, periþânîlere, sefaletlere þahit oluyorsunuz.

            - Sözünüzü ikmal etmeden söyleyeyim ki, bu kadar muharebelerden, bu derece meþakkat ve mahrumiyetlerden sonra, Avrupa’da hiçbir kimse, Türkler’deki bugünkü zindegî ve metaneti asla tasavvur edemezdi.

            - Bu kabahatin Türk milletinde olmadýðýný zannederim ki takdir edersiniz. Asýrlardan beri mefkûresiz, programsýz, gayesiz olarak yalnýz kendi zevki ve istirahatini düþünen, memleket ve milletle alâkadar olmayan dâre-i mutlakaya aittir. Buna mütevâlî muharebeleri, felâketengîz muhaceretle i de ilâve ederseniz bu ahvâl-i elemiyeyi tabiî görürsünüz. Mamafih þimdi milletimiz hâkimiyet ve istiklâl-i tamýna iktisab etmiþtir. Bugünkü gavâil-i hâriciye Türk’ün mukavemet-i azimkârânesiyle mündefi’ olduktan sonra milletimiz þâhrâh terakki ve temeddünde geniþ ve seri hatvelerle ilerleyecektir. Bu emelin husulü için, öteden beri feyz ve irfan vatanýmýz olan Fransa’nýn kýymettar müzaheretinden istifâde edeceðiz. Bu hususta âlicenap Fransýzlar’ýn dirig-i himmet etmeyeceðini þüphesiz addediyoruz.

            - Bunlarý tamamiyle biliyoruz. Bundan sonraki ziyaretlerimde Türkiye’de sulh, saadet ve refah tesis etmiþ olduðunu göreceðime sizin kadar kanaatim vardýr. Þunu ez-dîl ü cân temenni ederim ki, harpten sonra da bu günkü vahdet ve muhabbet baki olsun. Emin olunuz, Fransýzlar her türlümuavenete daima amadedir”.

            Berthe Gaulis, Akþehir’den sonra Konya’ya geçmiþ ve orada eþraftan Mustafa Efendi adýnda bir kiþinin evinde aðýrlanmýþtýr. Burada Vali Galip Bey, þehrin ileri gelenleriyle birlikte Fransýz gazeteci onuruna bir akþam yemeði vermiþtir. Madan Gaulis, daha sonra Mersin’e geçmiþ ve buradan da ülkesine dönmüþtür.

            Berthe Gaulis’in, ülkemiz hakkýnda yazdýðý kitaplardan bazýlarý þunlardýr: Bunlardan Le Nationalisme Turc (Türk Milliyetçiliði) adlý eserinde 1919-1921 yýllarý arasýnda Türkiye’de gördüklerini anlatmýþtýr. 1922 yýlýnda yayýmladýðý Ankara-Ýstanbul-Londra adlý eserinde ise daha çok Ýngilizlerin Orta Doðu politikasý hakkýnda bilgiler vermiþtir. 1924 yýlýnda da Le Nauvelle Torquie (Yeni Türkiye) adlý eserini yayýnlamýþtýr. Çankaya Akþamlarý, adlý eserinde ise Türkiye intibalarýný yazmýþtýr.

            Berthe Gaulis’in, 1924 yýlýndan sonraki hayatý bilinmemektedir. Þevket Rado, makalesinde Türk dostu gazetecinin, muhtemelen Lozan barýþ görüþmelerine de katýlmýþ olabileceðini ileri sürmektedir. Ancak onun 1924 sonrasýndaki hayatý hakkýnda bir bilgiye sahip olamadýðýný; hatta bu konuda Ankara’daki Fransýz Kültür Merkezi’ne baþvurmasýna raðmen bilgi alamadýðýný belirtmiþ ve üzüntüsünü dile getirmiþtir.

2011-06-20 Bu yazý  1388  kere okundu

SON YAZILARI

KISA NOTLARLA SANATKÂRLAR ÝDMAN YURDU 1928’TE KONYASPOR’U YENEN AKÞEHÝR ÝDMAN YURDU AKÞEHÝR’DE ATATÜRK’ÜN SEYRETTÝÐÝ ÝLK VE TEK FUTBOL MAÇI KAÐNILAR GÝDÝYORDU AKÞEHÝR ÜSTÜNDEN(3) KAÐNILAR GÝDÝYORDU AKÞEHÝR ÜSTÜNDEN(2) KAÐNILAR GÝDÝYORDU AKÞEHÝR ÜSTÜNDEN AKÞEHÝRÝ YAZAN, TÜRKÇECÝ AKÞEHÝR KAYMAKAMI: ÝSMAÝL HAKKI BEY ÝLK BÝLÝM KURULU ÜYESÝ: AKÞEHÝRLÝ AHMET REÞÝT EFENDÝ PADÝÞAH HOCASI VE KÜTÜPHANECÝ: AKÞEHÝRLÝ ÖMER EFENDÝ ÞEYHÜLÝSLAM AKÞEHÝRLÝ HASAN FEHMÝ EFENDÝ

YORUMLAR

KÖÞE YAZARLARI
Haftanýn Röportajý

Çok yakýn zamanda röportajlarla burada olacaðýz
ÇOK OKUNANLAR
5+1 ORTAOKUL
Akþehir Lisesi ve N.Hoca Teknik Lise taþýnýyor, Ticaret Lisesi yer deðiþtiriyor
RSS © 2003 Akþehir PERVASIZ Gazetesi
Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır