|
Kültür tarihimiz incelendiðinde aðaçlarla ilgili birçok inanýþa sahip olduðumuz, aðaçlara ayrý bir önem verdiðimiz görülecektir. Aðaçlar, tarihî birçok olaya canlý tanýklýk etmiþlerdir. Onlarýn, birçok tarihi þahsiyete, devlete ve yaþanmýþ kahramanlýklara aþina olduðu muhakkaktýr. Böyle uzun ömürlü aðaçlarýn baþýnda da çýnar aðacý gelir. Çýnar aðacýnýn Türk toplumunda apayrý bir deðeri vardýr. Ýþte Akþehir’deki ulu çýnarlardan biri de Pervasýz Gazetesidir.
Akþehir çýnar aðaçlarýyla meþhurdur. Burada varolan çýnarlar pek çok tarihi olaylara þahit olmuþtur. Þimdi yerinde olmasa da Çýnaraltý semtine ismini veren çýnar, Kurtuluþ Savaþý’nda Ýtalyan iþgaline tanýk olmuþtu. Sevr Antlaþmasý ile Akþehir, Ýtalyanlar tarafýndan iþgal edilir. Ýtalyanlar, Hýristiyan mahallelerindeki evlere yerleþirler. Ancak iþgal günleri uzun sürmez. Çýnaraltý Mescidi avlusundaki çýnarýn üstünde yuvalanan leyleðe ateþ eden Ýtalyanlarýn silah seslerini duyan halk sokaða fýrlar. Bunu bir ayaklanma sanan iþgal kuvvetleri toparlandýklarý gibi þehri terk ederler. Ýþte bu çýnar gibi Pervasýz Gazetesi de pek çok olaya tanýk olmuþ, bunlarý sayfalarýnda okuyucularýna duyurmuþ. Olumsuzluklara tepkisini ortaya koymuþtur.
Akþehir’in en güzel mesire yerlerinden biri olan Hýdýrlýk alanýný da bir koca çýnar süsler. Bir zamanlar yalnýz bir aðaçken 1910’larda o zaman ki kaymakamýn rüyasýna girmiþ, koruma altýna alýnmýþtý. O da o günden beri insanlarý güneþten, sýcaktan ve yaðmurdan korumuþ ve korumaya devam ediyor. Pervasýz gazetesi de pek çok genç yazarýn rüyalarýný süslemiþ ve köþesinde yazý yazanlarý bir çýnar gibi korumuþ ve kollamýþtýr.
1895 yýlýnda açýlan Akþehir istasyonunda kara trenleri ilk karþýlayan çýnar aðacýdýr. Bu aðaç gelenleri de gördü, gidenleri de gördü. Mustafa Kemal Atatürk kahvesini içerken çýnar ona dallarýyla gölge etti. Nefeslenmesini saðladý. Ýþte Pervasýz gazetesi de bu çýnar gibi Akþehir için iyi þeyler yapmak için gelenleri karþýlamýþ, yüreklendirmiþ ve desteði ile nefes almalarýný saðlamýþtýr.
Akþehir’de ölenler Hasan Paþa Ýmaret Camii’nden son yolculuðuna uðurlanýr. 1410 yýlýnda yapýlan bu camiinin bahçesini bir koca çýnar kollarýyla sarar. Bu çýnar ne üzüntüler, ne gözyaþlarý gördü. Ne sýkýntýlar çekti. Pervasýz gazetesi de pek çok üzüntüye ve göz yaþýna þahit oldu ve yayýn hayatýný sürdürebilmek için pek çok sýkýntýnýn üstesinden geldi.
Çýnar ihtiþamlý ve uzun ömürlü bir aðaçtýr. Bu haliyle maziyi istikbale baðlar, insanlara sabýrla yaþamayý öðretir. Beraber yaþamanýn ve birbirine yararlý olmanýn zevkinin verir. Pervasýz Gazetesi de ulu bir çýnar görünümünde, ihtiþamlý ve uzun ömürlü bir gazetedir. Bu çýnar kökleriyle/ayaklarýyla mazinin derinliklerine basarak oradan aldýðý güçle dallarýyla/sayfalarýyla geleceði kucaklamýþtýr. Ve bu çýnar, milletle birlikte yaþamanýn ve onlara yaptýðý hayýrlý hizmetlerin verdiði zevk ve heyecan ile yaþadý.
Çýnar aðacý ile ilgili þöyle bir hikâye anlatýlýr: Güngörmüþ, yaþlý bir çýnar asýrlarýn verdiði tecrübe ile tevazu vadisinde tek baþýna yaþarmýþ. Bir gün dibinde bir kabak bitmiþ. Çabucak büyümüþ. Dallarýna sarmaþ dolaþ bir halde ta tepesine kadar çýkmýþ çýnarýn. Çýnar mütevazý kiþiliðinden ödün vermeden koruyup kollar onu. Kabak densizin biridir, þýmarýktýr da. Kemale erdiðini zannettiði bir günde:
“-Görüyor musun ben kimim? Devlet ve ikbalim var. Þansýmýn da yaver gitmesiyle çabucak büyüdüm ve hatta sana hâkim duruma geçtim der. Çýnar onun bu küstahlýðýna sabreder, bir mevsimlik saltanatýna býyýk altýndan gülerek lisan-ý hal ile: Vakt-i hazanda görürsün, demekle yetinir.
Pervasýz Gazetesi de bu hikâyedeki çýnar aðacý gibi gazeteler içinde mütevazý bir hayat sürmüþtür. Koynunda büyüttüðü nice gazeteler gün gelmiþ varlýðýný borçlu olduðu bu mütevazý çýnara sultan kesilmiþler, densizlik etmiþlerdir. Bu densizliklerini çýnar gibi býyýk altýndan gülmekle yetinen Pervasýz Gazetesi yayýn hayatýna devam ederken ne yazýk ki diðer gazetelerin yayýn hayatý kabak gibi kýsa oldu.
Çýnarýn dibine döktüðü sarý yapraklar gün oldu topraða karýþarak gýda oldu kendisi için. O gýdadan aldýðý güç ve kuvvetle devam ettirdi hayatýný yýllarca… Pervasýz gazetesi de himayesinde bulunduðu Akþehir halkýndan aldýklarýný yine halka birlik, beraberlik, barýþ ve kardeþlik gýdasý olsun diye verdi. Akþehir’de yaþayanlardan aldýðý güçle nice savaþlar kazandý, nice meyveler verdi, gücüne güç kattý ulu bir çýnar edasýyla…
Gün gelir çýnar aðacý yapraklarýný döker, Pervasýz gazetesi de baþta en büyük dayanaðý Ahmet Þener’i mübarek Akþehir topraðýna emanet etti. Yine en renkli yapraklarýndan biri olan Nihat AK ecel rüzgârýyla toprakla buluþtu.
Çýnar aðacý topraðýn derinliklerine kadar iz býrakýr. Pervasýz da tarihin derinliklerinde unutulmayacak bir iz býrakmýþtýr. Hem ismi hem de kendisi ihtiþamlý bir aðaç ve Pervasýz. Kaderleri birbirine ne kadar benziyor deðil mi?
|