|
Fert ve millet hayatýnda, din, iman, istiklal, bayrak ve yurt sevgisi gibi kutsal sayýlan deðerler vardýr. Her Müslüman ýn bu deðerlere baðlý olmasý, gerektiðinde bunlar için kanýný, canýný vermesi, maddi, manevi bütün imkânlarý kullanmasý gerekir. Ýþte bu doðrultuda þehit, Allah yolunda canýný feda eden, dinini, vatanýný, canýný, namusunu, bayraðýný müdafaa ederken öldürülen kimseye denir. Þehitlik Allah katýnda Peygamberlikten sonra en büyük mertebedir. Allah ýn, insanlar için bahþettiði en büyük nimetlerdendir. Þehit olarak ölmeyi istemek imanýn kâmil olmasýnýn bir alametidir.
Allah yolunda vuruþan ve onun yolunda canlarýný seve seve veren insanlar için ölüler demek doðru deðildir. Nitekim Kur an-ý Kerim de; " Allah yolunda þehit edilenleri ölüler demeyin. Bilakis onlar diridirler, lakin siz anlayamazsýnýz.” buyuruluyor. Zira onlar Allah yolunun ulu þehitleridir.
Resulullah Efendimiz dahi tekrar tekrar þehit olmayý dilemiþtir. Hadis-i Þeriflerinde; "Nefsim kudret elinde olan Allah a yemin ederim ki, Allah yolunda savaþýp öldürülmeyi, sonra dirilerek yine öldürülmeyi, sonra dirilerek yine öldürülmeyi ne kadar çok isterdim" buyurmuþlardýr.
Þehitler Allah ýn en sevgili kullarýdýr. Cennette onlar için sayýsýz nimetler bulunmaktadýr. Þehitlerin, kul borçlarýndan baþka bütün günahlarý affolunur. Allah yolunda savaþýrken, hudut boylarýnda nöbet tutarken ölenlere, kýyamete kadar bu ibadetlerinin sevabý verilir. Kabirlerinde diridirler. Kýyamet gününde þefaatçi olacaklarýna dair sevgili peygamberimizin Hadisi Þerifi þöyledir; Resullulah (s.a.v): "Þehit, ailesinden yetmiþ kiþiye þefaat eder". buyurmuþtur.
Þehide, dökülen ilk kaný esnasýnda altý haslet verilir;
- Günahtan Affolunur.
- Cennetteki makamýný görür.
- Cennet hurisiyle evlendirilir.
- Büyük korkuya (kýyamet korkusuna) karþý teminat verilir.
- Kabir azabýndan emin olur.
- Ýman elbisesiyle süslenir.
Ýþte böyle üstün bir rütbe ile, tarihi þan ve þerefle dolu olan Müslüman milletimizin her ferdi bu gerçeðe iman etmiþ, yurdu, istiklali ve mukaddesatý uðruna ölümden yýlmamýþ, tarihin her devrinde büyük zaferler kazanmýþ ve þehitliðe eriþmiþtir.
Ýnsan çalýþarak pek çok rütbe ve unvanlar elde eder. Bu rütbelerin baþýnda hiç þüphe yok ki, þehitlik ve gazilik gelir. Çünkü bu rütbeler. Hayat karþýlýðýnda elde edilmekte ve inanç sayesinde kazanýlmaktadýr.
Þehit, Allah ýn huzurunda diri olarak hazýr bulunup, rýzýklanacaðý ve cennete gireceðine þehadet olunduðu için bu adý almýþtýr. Gazi ise, Allah yolunda ve vatan uðrunda savaþtýðý ve þehit olmayý arzu ettiði halde ölmeyip, sað kalan kimseye verilen addýr. Gazý, þehit olmak ve bu mertebeye yükselebilmek için savaþtýðýndan dolayý þehitler derecesindedir.
Allah rýzasý için, bir asker için iki sonuç vardýr: Þehitlik ya da Gazilik. Nitekim Yüce Allah þöyle buyuruyor: "Bize iki iyilikten, gazilik ve þehitlikten baþka bir þeyin gelmesini mi bekliyorsunuz"
Yine Cenab-ý Allah þehitler hakkýnda þöyle buyuruyor: "Allah yolunda öldürülenleri (þehitleri) sakýn ölü sanmayýn, bilakis onlar diridirler. Allah ýn lütuf ve kereminden kendilerine verdikleriyle sevinçli bir halde Rableri yanýnda rýzýklara mazhar olmaktadýrlar. Arkalarýndan gelecek ve henüz kendilerine katýlmamýþ olan þehit kardeþlerine de hiç bir keder ve korku bulunmadýðý müjdesinin sevincini duyurmaktadýr."
Sevgili Peygamberimiz de: "Hiç kimse cennete girdikten sonra — bütün dünyaya sahip olsa bile- tekrar dünyaya dönmek istemez. Yalnýz þehitler dünyaya tekrar dönüp, on defa þehit olmayý arzu ederler" buyurmuþlardýr.
Ecdadýmýz binlerce þehit vererek ve kanlarýyla sulayarak bu yurdu vatan edinmiþtir. Bugün de nice vatan evlatlarý yine bu cennet vatanýn bölünmez bütünlüðü uðruna canlarýný feda etmekte, ya þehit ya da gazi olmaktadýr. Þehitlerimiz, arkasýndan yetimler býrakmaktadýr.
Þehitlerin ruhlarýný þad etmek, gazileri onurlandýrmak, geride kalan yetimleri görüp gözetmek herkesin görevidir.
Bu vesile ile baþta Çanakkale Þehitlerimiz olmak üzere tüm þehitlerimizi bir kez daha yad ediyoruz. Allah onlardan razý olsun.
|