21 Mayýs 2012 Pazartesi

ÖÐRETMENLER GELECEÐÝMÝZDÝR

  Mahmut ÝÞCAN

          
         ÖÐRETMENLER GELECEÐÝMÝZDÝR
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

 Öðretmenlik bir san attýr. Hem öyle bir sanat ki; en güç, en ince ve en cefakar bir sanat.Buna mukabil en zevkli bir sanat.

           Herkes bu san atý elde edemez. Bu bir kabiliyet, merak ve bilgi iþidir. Okuma yazmasý olan herkes çocuk okutur veya okutabileceðini zanneder. Fakat öðretim usulüne vakýf olmayan ve öðretimin inceliklerini bilmeyen bir kimse muvaffak olamaz. Ulu Önder Atatürk ün  þu özlü sözleri ne kadar da manidardýr: “Terbiye ve tedriste tatbik edilecek usul, malûmatý insan için fazla bir süs, bir vasýtai tahakküm, yahut medeni bir zevkten ziyade, maddi hayatta muvaffak olmayý temin eden ameli ve kabili istimal bir cihaz haline getirmektir.”
            
Eðitim toplum yapýsýný yansýtýr; toplum da eðitimde ifadesini bulur. Karþýlýklý gerçekleþen bu etkileþim göz önüne alýndýðýnda, eðitim ve toplum arasýndaki karþýlýklý iliþkiler, eðitime toplumun damgasýnýn vurulmasýna sebep olduðu gibi, toplum da eðitim yoluyla kazandýrýlmaya çalýþýlan kimliði edinir. Bu süreçte bireyin yaþadýðý çevreyi oluþturan toplum ve bireyin topluma uyumunda temel rolü üstlenen eðitimden beklenen, mevcut deðerleri aktarmakla birlikte, yeni deðerler ortaya çýkarmak ve mevcut deðerleri zamana ve ihtiyaçlara göre yeniden tanýmlamak olmalýdýr.

Milletlerin yaþayýþ ve düþünüþüne ait bütün deðerlerini tarihi süreç içerisinde nesilden nesile aktaran ve geliþtiren öðretmenlerdir. Bu yüzden geleceðini güvence altýna almak isteyen toplumlarýn en büyük yatýrýmlarý eðitime olmaktadýr. Eðitime gereken önemi veren toplumlarýn geleceðe daha güvenli ve saðlam bakabilmek isteyen toplumlar olduðu görülmektedir. Bu tür toplumlar eðitim yoluyla geleceðin bireylerini yetiþtirme yolunda gerekli çabayý göstermektedirler. Kendine güvenen, giriþimci, karar verebilen ve kendi karlarýný uygulayabilen, sorgulayan, eleþtiren, üreten, kendi ayaklarý üzerinde durabilen, baþkalarýna baðýmlý yaþamayý istemeyen, özbenliðini kaybetmeden deðerlerini ve kültürünü geleceðe taþýyabilen bireyler bu toplumlarýn eðitim yoluyla yetiþtirmek istediði bireylerdir. Bunun gerçekleþtirilmesi için de öðretmenlerimize büyük iþ ve sorumluluklar düþmektedir. Öðretmenler, geleceðin bireylerini yetiþtirmesi, toplumun deðerlerini çaða ve geleceðe dönük anlam ve iþlevlerle donatmasýyla mümkün olmaktadýr. Deðerlerin mevcut ortama ve çaða cevap verecek anlam ve iþlevselliðe kavuþturulmasý birey ve toplum saðlýðý açýsýndan önemlidir. Sosyal kontrol mekanizmasý görevi üstlenen deðerlerin bu iþlevi en iyi bir biçimde yerine getirebilmesi, toplum yapýsýnda meydana gelen deðiþime ve yeniliklere göre yeniden tanýmlanmasý gereðini de beraberinde getirmektedir. Toplumun özdeðerlerini ve kültürünü öðrencilerine yansýtamayan ve veremeyen öðretmenler, gelecekte ortaya çýkacak olan gençliðin dejenerasyonuna engel olamayacaklardýr.

Ýyi eðitim almayan toplumlar da kaos ve huzursuzluk vardýr. Ve bu huzursuzluklar deðiþim geçirerek sürekli hale gelir. Bu da toplumda gerginlik ve ahlak çöküntüsüne sebep olur.Çünkü; toplumlarý ayakta tutan bir takým deðerler vardýr. Eðer milli benliðini gelecek kuþaklara aktaramamýþ ve kültüründen bihaber bir nesil yetiþtirilmiþse o milletin geleceði karanlýktýr, felakettir. Bunu yapacak olanlar da öðretmenlerdir.
           Bunun farkýnda olan ülkeler eðitimi ve öðretmeni ön plana alarak yatýrýmlarýný bu doðrultuda yapmýþlardýr. Öðretmene farklý deðer ve önem vererek onlarýn yolunu açmýþlardýr. Onlar biliyorlar ki, bir milletin geleceði, sadece savaþla ve ya ekonomiyle kazanýlmaz; kültürel mirasýn da korunmasý ve geleceðe taþýnmasý gerekir. Geçici ve kýsa vadedeki önlemler gençlerin gücünü kýrmakta onu mutsuzluða ve karamsarlýða itmektedir. Oysaki kültürel bazda saðlam atýlan temellerin ömrü daha uzundur. Atatürk’ün 1932’de söylediði “Millî kültürün her çýðýrda açýlarak yükselmesini Türk Cumhuriyetinin temel dileði olarak temin edeceðiz.” Sözünün arkasýnda da bu vardýr.

Yine 1935 yýlýnda söylediði þu söz bizler için ne güzel bir yol göstericidir: “Türk Milleti, ancak varlýðýný derin ve saðlam kültür sýnýrlarýyla çizdikten sonradýr ki onun yüksek kapasitesi ve fazileti milletlerarasýnda tanýnýr. Türk Milletine fýtrî rengini veren bu inkýlâplardan herbiri çok geniþ tarihi devirlerin öðünebileceði büyük iþlerden sayýlsa yerindedir.”

Kýsacasý, bir ülkenin korunmasýnda silahlý kuvvetler ne denli önemliyse, milletlerin bekasý için de kültürel deðerlerin korunmasý o denli önemlidir. Bu deðerleri bizlere ve gelecek nesillere aktarmada ise öðretmenin rolü bir numaradýr. 

2009-11-24 Bu yazý  1445  kere okundu

SON YAZILARI

ÖZÜRLÜ MÜYÜZ ÖZÜRSÜZ MÜ MEDET YA HAZRETÝ……….! ALTIMIZDAKÝ HALI KAYIYOR Sen Sahipsizsin Öðretmenim! ÝHTÝYACIMIZ VAR SANA, EY ALLAHIN HABÝBÝ TESTLE ÖÐRENÝYOR TOSTLA BESLENÝYORUZ ÇANAKKALE RUHU ‘ÜÇ DÝZÝMLE ÜÇ CÜZÜM VAR’ KAR KABUS MU BEREKET MÝ? EY OÐUL(!)

YORUMLAR

KÖÞE YAZARLARI
Haftanýn Röportajý

Çok yakýn zamanda röportajlarla burada olacaðýz
ÇOK OKUNANLAR
5+1 ORTAOKUL
Akþehir Lisesi ve N.Hoca Teknik Lise taþýnýyor, Ticaret Lisesi yer deðiþtiriyor
RSS © 2003 Akþehir PERVASIZ Gazetesi
Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır