|
Daha henüz askerlik çaðýna yeni gelmiþtim. Kanýmýn kaynadýðý delikanlýlýk çaðlarýnda iþi-gücü, geleceði düþünmeyen, sadece o zamanki yaþam tarzýný düþünen, gezmeyi-tozmayý sevdiðim zamanlarda bir gün herkesin tatile gitmek için hayal ettiði yer olan Antalya’ya gitmeye karar verdim. Zaman gelip Antalya’ya gittiðimde, daha önceden tanýyýp gezmiþ olduðum yer olan Lara semtine doðru gitmeye baþladým. Saða sola bakarak ilerlerken birde ne göreyim; beþ-altý yaþlarýnda temiz ve düzgün giyimli yakýþýklý bir erkek çocuðu... Belli ki kaybolmuþtu. Çünkü aðlýyor saða sola bakýyordu. Çocuða yaklaþtýðýmda zengin ve iyi bakýmlý bir ailenin çocuðu olduðunu anladým. Adýný sordum Furkan olduðunu söyleyince tanýþmýþ olduk biz tabii… Bu arada konuþarak yola devam ediyorduk. Bayaðý bir yol alýp Lara semtine yaklaþtýðýmýzda 4X4 mü derler, Jeep mi derler, güzel bir araba yanýmýzda durdu. Arabanýn içinden bir erkek, yanýndan da güzel, tatlý iki de bayan indi. Furkan’a öyle sarýldýlar ki þaþýrdým, donakalmýþtým. Bu arada babasý ve iki ablasý olduðunu öðrendiðim kiþiler ýsrarla beni evlerine davet ettiler. Saate baktýðýmda oldukça geç olmuþtu. Ama bir yandan da davetlerini kabul etmek istiyordum, çünkü hayal ya; bana ileride belki bir yardýmlarý dokunur diye düþünürken evlerine geldik. Ama ne ev? Ancak rüyamda görebilirdim, þatoydu sanki…
Bu arada birbirimizi tanýmak istedik. Babasý Ferruh Bey, ablalarý
Da isimlerinin Fulya-Füsun olduðunu belirttiler, benim ismimin de Faruk olduðunu söyleyerek birbirimizi kýsaca tanýmýþ olduk Ve birbirimizden memnun olmuþtuk. Furkan’ý sorduðumda sanki üzerine titriyorlardý. Nedeni ise; annesi Furkan’ýn doðumu üzerine vefat etmiþti. Onun için Furkan, ölen anneden kalan son hatýraydý. Durum böyle olunca onunla daha fazla ilgileniyorlardý. Ama ben içimden “tamam iyi bir yere geldim iþim iþ bunlar bana iyi bir bakarlar” diyordum. Bu arada Ferruh Bey: “Kýzým Fulya, Faruk Bey’in yerini göster rahat etsin, yol yorgunudur. Yarýn daha fazla tanýþma fýrsatýmýz olur.” diyerek bana yerimi gösterme nezaketinde bulundular. Bayaðý yorulmuþtum pýrýl pýrýl oda kuþ tüyünden bir yatak oh ne güzel ama nedense uykum bir türlü gelmedi. Kaldýðým yer yabancýydý, gözümü açýp-kapatýp düþünüyordum. Ýçimden de: “Acaba bunlarýn bana nasýl bir yardýmý olur?”diye. Bunlarý düþünürken kapýnýn yavaþ yavaþ açýldýðýný fark ettim, hafifçe gözümü açýp baktýðýmda Fulya’nýn içeri girip, beni uyuyor olarak görünce odadan geri çýktýðýný gördüm. Ben bir þeylerin olacaðýný hissedip sessiz ve acele bir þekilde yastýðýmý yataðýn içerisine uzatýp üzerini örttükten sonra penceredeki perdenin arkasýna gizlendim. Perdenin arkasýndan bakarken birde ne göreyim? , babasý Ferruh Bey, elinde bir nacak(kesici alet), olanca hýzýyla ben zannederek yataktaki yastýða öyle bir indirdi ki, uyandýðýmda kan-ter içerisinde kalmýþým.
Rüyamýzda bile HAYAL dünyasýnda yaþýyoruz.
Faruk UYSAL
Zafer Gýda Satýþ Elemaný
|