08 Þubat 2012 Çarþamba

KEDÝLERÝN NANKÖRLÜÐÜ

  Faruk UYSAL

          
         KEDÝLERÝN NANKÖRLÜÐÜ
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ben aslýnda çok ve çok iyi bir hayvan severim. Ama evde kedi ve köpek beslemesini açýkça sevmem. Çünkü inanmazdým kediler nankördür derlerdi de… Ama ben bu sözlere baþýmdan geçen bir olaydan sonra inanýr oldum. Ýzinli olduðum bir gün ailemden ablamý, kardeþimi, eþimi ve çocuklarýmý piknik yapmaya götürmek için hazýrlýk yapmaya baþladým. Tabi bahçe hanýmýn, biz haným köylüyüz ya öyle derler…

 

Neyse o gün arabamý eþyalarý almak için evin önüne yanaþtýrdým. Yavru bir kedi geldi, kovalamak istemedim. Bahçeye götürmek için hazýrladýðýmýz eþyalarý almaya girdiðimde yavru kedi de arkamdan eve girdi. Seslenmedim, arabaya dönüp bagajý açtýðýmda arkamdan gelip bagaja girdi ve yine ses çýkarmadým. Ama bu arada yavru kediyi sever oldum. Bu olay bir iki defa tekrarlandý. Ýnanýn bu sefer yavru kediye hem sevgi gösterir, hem de üzülür oldum. Kediyi arabama alarak ablamý almak için yola çýktým. Onlarýn evine gittiðimde orada da ayný hareketleri yapýnca bahçeye götürmeye karar verdim. Bahçeye gidene kadar arabada yaptýðý hareketlerden dolayý hepimizin beðenisini kazandý. Tabi bahçe sessiz ve sakin olunca bizim de adýný Boncuk koyduðumuz yavru kedi çok rahat oyunlar oynuyor, oradan oraya zýplýyor, güzel hareketlerle öz dolduruyordu. Yalan deðil; Boncuk da benim hoþuma da gitmeye baþlamýþtý, Boncuk’u sever olmuþtum. Ýnanýn eve dönmeye hazýrlýk yaptýðýmýzda Boncuk da arabaya kendi binmiþti. “Tamam” dedim, Boncuk’a evde bakmaya ailecek karar vermiþtik. Eve geldiðimizde Boncuk’u bir güzel yýkayýp kuruladýktan sonra ailemizden biri olarak evde bakmaya baþladýk. Büyük oðlum Behlül Boncuk ile daha çok ilgileniyordu. Gece onunla birlikle yatýp, sabah onunla birlikte kalkýyordu. Ve sabah-akþam iki üç sefer dýþarý çýkartýp ihtiyacýný gidermesini saðlýyordu. Ben ise iþten çýkýp akþam eve geldiðimde öyle bir oyunlar yapýyordu ki; çok sevmeye baþlamýþtým. Ona bir de oyuncak top alýp topla oynayýþýný seyrediyordum. Öyle oynuyordu ki, hayran kalýyordum. Bir sevdiðim yönü de, yemeðe oturduðumuzda yemek yediðimiz ortama yaklaþmamasýydý. Çünkü yemek olayýnda sýkýntýsý yoktu. Karný doydu muydu iþi uyumaktý. Boncuk’a baya bir alýþmýþtýk. Bir sabah saat dört bucuk sularýnda Behlül’ü, miyavlayarak uyandýrýp sanki ”sýkýldým” dercesine dýþarýya çýkmak için kapýya yönelince oðlum Behlül de kapýyý açar açmaz sanki “esaretten kurtuldum” der gibi rahatlýðý býrakýp sabahýn alacakaranlýðýnda oradan oraya zýplayýp gözden kaybolduðunda, Behlül’ün “aradým, taradým bulamadým” demesi bizi baya bir üzdü.

        

Kedilerin nankörlüðü bir kez daha belli oldu.

        

Nankör kediler …

2009-06-10 Bu yazý  1803  kere okundu

SON YAZILARI

BENCE FIRSAT ÞEN OLA DÜÐÜN ÞEN OLA HAYAL KEDÝLERÝN NANKÖRLÜÐÜ

YORUMLAR

KÖÞE YAZARLARI
Haftanýn Röportajý

Çok yakýn zamanda röportajlarla burada olacaðýz
ÇOK OKUNANLAR
YENÝ BARO TEMSÝLCÝSÝ ÖZGÜR KAÇAR
Av. Mehmet Demiroðlu ndan boþalan Akþehir Baro Temsilciliðine Av. Özgür Kaçar at
RSS © 2003 Akþehir PERVASIZ Gazetesi
Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır