|
A-Bürodaki telefonlardan biri çaldý; o numarayý faks ve internet için ve pek az kullanýyorum. Þirketten bir bayandý arayan. O numarayý baþka bir tarifeye baðlamak istiyorlarmýþ. “Bunu deðil de, diðer telefonlarýmý o tarifeye baðlayýn” dedim. Kabul etmedi. Az kullanýlan telefonun tarifesini yükseltilecekti aklýnca.
B-Cep telefonumu arayanlarýn ismi görünüyordu. Yalnýz numara görünmeye baþladý. Þirketten her gün mesaj geliyor. “Numarayý yazýp filanca yere mesaj yazýn. Sizi arayanýn ismi bildirilsin” deniyor. Hepsinin maksadý, daha çok fatura çýkarmak! Kazýklamak açýkçasý!
C-Hiç ilgisiz binlerce reklam geliyor telefonuma, silmeye yetiþemiyorum. Acaba þirket, o reklamlardan da para kazanýyor mu? Ýstemediðim teklifler, neden yaðýyor?
D-Ortanca kýzýmla eþi virüs önleyici program almýþlar, yükledik. Süresi doldu. Oðlum konunun uzmaný; bilgisayarýmý kontrol edip temizliyor. Ýki yýldýr bilgisayarý her açýþýmda; kuzey kelimesinin yabancýsýndan türetilmiþ bir adý olan o þirket rahatsýz ediyor. “Süresinin dolduðunu, yeniden satýn almamý” ihtar ediyorlar. Silmek için vakit kaybediyorum. Yoðunlaþmam(konsantrasyonum) bozuluyor.
E-Geçende cep telefonuma, “Sigorta poliçenizi banka þubemizden alýn” diyen bir mesaj geldi. Onlara sigorta yaptýrmadýðým için aldýrmadým. Ýki gün sonra kurye elamaný evrak getirdi. “Bankadan geliyor; sigorta poliçesi” dedi. “Ýade et” talimatýma, “Geri almazlar; her gün tekrar gönderirler” yanýtýný verdi. Banka þubesine gittim “Hýk-mýk!” Bana hem hayat sigortasý yapmýþlar; hem de evime deprem sigortasý!” Evin adresini hesap açarken istemiþler, yazmýþým. “Ne biliyorsunuz benim olduðunu? Belki kirada oturuyorum.” dedim. Yanýt, eveleme geveleme. “Sigorta etmeye yetkimiz var” diyorlar. Yaptýklarý kesintileri hesabýma iade etmeyeceklermiþ! Çalýþtýðýnýz her banka, adresini sorduðu evinizi sigorta yapsa; belki kirada oturduðunuz ev için bile, birçok sigorta primi ödeyeceksiniz.
F-Hiç istemediðim halde, postadan ayný bankanýn kredi kartý çýkýp geldi. Çok uðraþarak zar-zor iptal ettirebildim. Fakat genel müdürlükten bir bayan telefon etti. Güçlü sesiyle: “Ýlle de kredi kartý almam gerektiði” yolunda, epeyce baðýrýp çaðýrdý. Sokaklara tezgah açýp, geleni geçeni kredi kartý almaya zorladýlar. Þimdi kart borcundan intihar edenlerin ve daðýlan ailelerin sorumlusu onlardýr. Ýstemeyene kart göndermek, hapislik suçtur !
Bankaya küçük bir hesap açmak istediðinizde bile; önünüze kitap kalýnlýðýnda sözleþme koyup “ÝMZALA!” diyorlar. Yazýlar mikroskobik! Okumaya kalksanýz bir hafta sürer. Neyi imzaladýðýnýzý bilmenizi istemiyorlar.
Böyle tersliklerden pek etkilenmem. Sinirli deðilim; gerekli önlemi alýr, ötesini Yüce Tanrýya havale ederim. Uykum kaçmaz. Çoðu beni vurdumduymaz olarak niteler. Hassas vatandaþlar kim bilir nasýl etkileniyordur böyle haksýzlýklardan? Bankalar ve telefon þirketleri güven vermesi gereken kurumlar olduklarýný, bilmiyorlar mý? Halkýmýzý yeniden yastýk altýna gitmeye teþvik etmek mi, amaçlarý? Böyle kuþkulu iþler yapmaya yönelirlerse çok yazýk! Kafalarda geçmiþte yaþanan banka bunalýmlarýn yeniden geleceði kuþkusu doðabilir... Nedir ülkemizdeki yerli ve yabancý kuruluþlarýn aþýrý bu kazanç hýrsý? Artýk hiçbir kuruma güvenilemeyecek mi? Ulusal, yerli iþletme ve kurumlarýmýzýn yabancýlara satýlmasý çok yanlýþ oldu. Düzgün ve dürüst çalýþan iþletmelerimiz, yabancýlarýn daha çok para kazanmasýnýn aleti yapýldý. Üretim yapan tesisleri alanlar, onlarý çalýþtýrmayýp kapattý. Kilit vurdular! Dýþ ülkelerde çýkan hileli ve hormonlu mallarý getirip satmaya baþladýlar. Vatandaþlarýmýz iþsiz kaldý. Üretimimiz baltalandý. Ýhracatýmýz yok oldu; ithalatýmýz patladý. Borç deryalarýna gömüldük. Uzun yýllar, kendini besleyebilen ender ülkelerden biriydik. Üretim tesislerimizin yabancýlara satýlmasý bizi ithalata boðdu; cehenneme çevirdi. Yeniden her þeyi üreten; kendini besleyen ve artanlarý dýþarý satan bir ülke olmalýyýz.
|