|
MERMÝ DOLDURUR POSTUNA!
Bu söz belki biz fani insanlar için her zaman için tam doðru olmayabilir. Uluslar ve devletler için ise; son derece geçerlidir. Ýmparatorluklar kurarak baþka güçleri kýskandýrmýþ olan Türk ulusu için ise; mutlaka geçerlidir. Dost görünen azgýn güçlere güvenip teslim olursak; postumuzu yüzerler de, beþ on tane oyuncak devletçikler imal ederler kendilerine!
*Azgýn güçlerin dininden olmadýðýmýz için…
*Tarih boyunca çok büyük devletler kurup, dünyanýn en önemli bölgesine hakim olduðumuz için ve baþka birçok nedenle, dost ve müttefiklerimiz de dahil; tüm dünyanýn hedef tahtasý yapýldýðýmýz biliniyor. Bu açýk gerçeði, hiçbir palavra örtemez.
Sömürgecilikle; Afrika ve Amerika kýtasýnýn yerli halkýný tümden öldürüp, kalanlarý da köle yapan; onlarýn tüm servet ve topraklarýna el koyan batýlýlar, çok güçlenip þýmardýlar. Ýki yüz yýl önce, Osmanlýnýn beylerbeyine(Cezayir dayýsýna) vergi ödeyerek Akdeniz’e ancak öyle girebilenler; haram zenginliklerle geliþti. Tüm dünyaya hakim oldular. Geçmiþte kendisinden vergi alan kutsal imparatorluðumuza ve onun mirasçýsý olan bizlere; kin besliyorlar. Yirmi milyon kilometre kareden fazla topraðýnýn çoðunu kaybedip, Anadolu’ya ve Trakya’nýn dar bir bölümüne sýkýþtýrýlmýþ olan ulusumuz, HÝÇBÝR DOSTA GÜVENÝLMEYECEÐÝNÝ binlerce tecrübe ile anlamýþtýr.
Ülkemizin baþýndaki en önemli problemi, tam olarak çözüp sonlandýramamýþ olmamýzýn nedeni; dost yüzlü düþmanlara ve onlarýn verdiði istihbarata güvenmemizdir.
Bize yanlýþ bilgiler vererek boþ daðlarý bombalattýlar. Bu tuzaklara, baskýlara ve hilelere devam ediyorlar. Böylece kýsýtlý kaynaklarýmýzý tüketmiþ oluyoruz. Üstelik yeni silah, araç- gereç ve mermileri almak için; onlara yeniden vagonla paralar ödemek zorunda kalýyoruz. Borçlanarak öldürücü ipotekler altýna giriyoruz.
Ne demek bitiþiðimiz için, on binlerce kilometre uzaktan istihbarat almak? Ayýptýr! Kendi istihbaratýmýzý, niçin kendimiz toplamýyoruz? ÝNANMA DAYINA! EKMEK AL YANINA! diyen bir atasözümüz var. Atalarýmýz en yakýn büyüðümüze, anamýzýn kardeþine bile güvenmememiz gerektiðini öðütlemiþler. ÝNANMA BAÞKALARININ SENÝ YANILTIP TÜKETMEK ÝÇÝN VERDÝÐÝ ÝSTÝHBARATA! anlamýna geliyor bu sözler.
Biz ise, ülkemizi bölmek için yakýn tarihte birçok planlar ve bölücü haritalarý dayatmýþ olan; LOZAN ANLAÞMASINI KABUL ETMEMÝÞ BULUNAN büyük güce güveniyoruz! Her sýrrýmýzý ve gizli olmasý gereken bilgileri onlara veriyoruz. Dünyanýn her yerinde gözü ve talepleri olan azgýn bir gücün kucaðýna oturuyoruz. Böyle giderse, Allah göstermesin kutsal yurdumuzu tehlikeye atmýþ oluruz.
Ne demek üçlü istihbarat? 1-Yirmi bin kilometre öteden bakan gururlu patron, sana yönelen tehlikeyi görecek! 2-Bitiþiðinde besleyip büyüttüðü ve senin topraðýnda gözü olan piyonuna haber verecek! 3-Senin vatandaþlarýna dövizler ve kendisine baðlý olduklarýna dair kimlikler daðýtan o piyon da; sana tuzak bilgiler ulaþtýracak! 4-Sen de bu düzmece ve tuzak bilgilere güvenip inanarak; çok pahalý malzemelerini ve her biri kutsal varlýklar olan ana kuzularýný feda edeceksin!?
Kargalar bile güler bu saflýða! Problemlerimizi kendimiz çözmedikçe; kendi istihbaratýmýzý kendimiz saðlamadýkça; binlerce kez daha aldatýlýp yanýltýlýrýz. Kurtuluþ savaþýnda istihbaratý, ülkemizde gözü olan Düveli Muazzamadan(Büyük devletlerden) mi saðladýk? Eðer öyle yapsaydýk, periþan olur ve haritadan silinirdik! Ýç çekiþmeleri býrakalým. Kendimize dönüp, yalnýz kendimize güvenelim.
|