|
Televizyonlarda kaçan danalarýn yaralandýðýný, tüfeklerle vurulduðunu; sakatlanan hayvanlarýn kurban edildiðini görüyoruz. Çocukken Yalvaç- Musalla’daki bayram namazýndan sonra nasihat eden Kara Müftü(Hacý Müftü), “Sakat ve hasta hayvanlardan kurban olmaz; boynuzu kýrýk ve sakatlýðý bulunan hayvanlar da kurban edilemez” diye vaaz ederdi.
Hazreti Ýbrahim gelinceye kadar insan toplumlarý, Tanrýlarýna insan kurban ederlermiþ. Kurban olarak seçilen çok yakýþýklý bir delikanlý ve en güzel genç kýz; bir süre o tolumun en üst sosyal durumuna yüceltiliyor; Kral ve Kraliçe’den de üstün tutulup bakýlýyorlarmýþ. Kurban edileceklerini bildikleri halde; gururla o günü bekliyorlarmýþ. Hazreti Ýbrahim öz oðlunu kurban edeceði sýrada, gökten kendisine besili bir koç indirilmiþ. Hayvan kurban edilme adeti, o günden sonra baþlamýþ. Bu bir ibadettir ve kurban edilecek hayvanlarýn temiz, helal ve arýzasýz olmasý gerekir. Yakalamak için yaralanan hayvanlar kurban olamaz! Kesileceðini anlayýp kaçan ve çevreye dehþet saçan boða manzaralarý ve kent çevresinin kan göllerine çevrilmesi de; kutsal ibadet törenine uygun mu ? Hayýr! Angus denen vahþi hayvanlar, kurban edilebilecek, eti helal sayýlan mahluk sayýlýr mý? Sayýlmaz! Kurban için Müslüman olmayan ülkelerden murdar hayvanlarýn ithal edilmesi, hiç doðru deðil! Ülkemiz kendi et ihtiyacýný içeriden karþýlamalý. Dýþ açýklar, yüksek faizli borçlar ve halkýmýzý yoksullaþtýran bir ekonomik sistem bizi felaketlere götürür. Köylü, çiftçi ve besicilerimiz sonuna kadar desteklensin. Dünyaya yiyecek maddeleri, tahýllar, pamuklar, hayvanlar ihraç eden bir maðrur ülkeydik! Kendimizi besledikten sonra, dýþarýya ürünler satýyorduk. Yeniden öyle gurur duyulacak bir duruma gelmek için ne gerekiyorsa yapalým. Diðer yandan. (Allah C.C. için kurban-küp için kavurma) uygulamasý da yerinde deðildir. Kurban etinin en az dörtte birinin yoksullara daðýtýlmasý gerekir.
TUR DOLANDIRICILARINA FIRSAT VERÝLMESÝN
Çocuklar internetten, Ýtalya’ya tur düzenleyen CÝAO þirketinin ilanýný görmüþler; 4 kiþi altý milyar para yatýrdýk. Ýtalya’daki þirketin temsilcisi ve havayolu þirketi ilgili olduklarýný ima ediyorlardý. Ankara’dan Sabiha Gökçen’e, Pegasus havayolu biletleri geldi. Ýtalya’ya gidip dönülecek biletler onlarýn elindeymiþ. Sabiha Gökçen’den Ankara’ya dönüþ bileti gelmediði için, aramaya baþladýk. 0212-2961122 nolu telefonu açan sekreter, “Patronlarý Atilla Duvarcý’nýn baþka telefonla konuþtuðunu” söyledi. Ortaðý Bülent Ayvalý meþgulmüþ! Sonraki aramamýzda telefon yüzümüze kapatýldý ve hiç açýlmaz oldu. Ýkna edici olabilmek için bize ve ülkenin baþka yerlerinden gelenlere, Pegasus havayollarýnýn, Sabiha gökçene kadar olan bileti gönderilmiþ. Bu da tuzakmýþ. Sabiha Gökçendeki uzun bekleyiþte, bizim gibi daha onlarca ailenin ayný tuzaða düþtüðünü anladýk. Dolandýrýcýlarýn bürolarýna bizzat giderek yazýlan ve paralarýný yatýran, o kiþilerle konuþup tanýþan birçok Ýstanbullu aile vardý. Çoðunluk Ýstanbul’dan katýlanlardaydý. Uzun, telaþlý ve býktýrýcý bekleyiþten sonra birçoklarý umudu kesip gitti. Kalanlar müþterek bir dilekçe hazýrlayýp Sabiha Gökçen havaalanýnýn bitiþiðindeki karakola þikayetimizi bildirdik. Sabah gazetesinin muhabiri de oradaydý. Hazýr olan ve her biri beþ altý kiþilik aile fertleri için para yatýrmýþ bulunan on- on beþ kiþi, ifadesini yazdýrdý. Biz 4 kiþi, zorlukla kalacak yer bularak, üç gün Ýstanbul’da kalýp müzeleri ve tarihi yerleri gezip fotoðraflayarak üzüntümüzü unutmaya çalýþtýk. Dolandýrýlan kader arkadaþlarýndan telefonla arayanlar oldu. Onlarýn söylediðine göre; bu þirket tarafýndan dolandýrýlanlarýn sayýsý 800 kiþiymiþ. Sonuçta, iki milyon Euro kadar para dolandýrýcýlar tarafýndan yurt dýþýna kaçýrýlmýþ oldu.
Devletimizin böyle dolandýrýcýlarý yurt dýþýndan da yakalayýp getiren ve cezalandýran bir gücü olmalý. Sonuçta kaçýrýlan servet bu yurdun servetiydi!
|