|
Bizden bugünkü müttefiklerimizce alýnýp Yunanistan’a verilmiþ olan birçok ada, füze kalkanýyla korunmak istenen Ýsrail’e çok daha yakýn. O halde niçin bu külfet ve savaþ tehlikesi bizim kalbimize gömülmek isteniyor? Sorunun yanýtý 200 yýllýk tarihimize bakýnca hemen anlaþýlýr. Rusya ile Ýngiltere ve Almanya, Fransa gibi birbirini yok etmek için savaþmýþ olan büyük dünya devletlerinin hepsi de; Türkiye’yi dünya haritasýndan silmeyi birincil mesele yapmýþlardýr. O konuda müttefiktirler. Onlarýn gelecek planlarý 50-100 yýllýk deðil. Projeleri en az beþ yüz veya bin yýllýktýr.
Tüm Osmanlý topraklarýna TÜRKÝYE adýný yüzyýllar önce batýlýlar vermiþ. O zamanki topraklarýmýz þimdikinin 25-30 katýydý. Bugün gene de elde kalan Türkiye’yi bölerek yok etmeye çalýþmaktalar. Aslýnda asýrlarca bunun için uðraþmýþ ve topraklarýmýzýn yüzde doksanýný bizden koparmýþlardýr.
Politikamýz Yüce Atatürk’ün YURTTA SULH-CÝHANDA SULH prensip ve talimatlarýna uygun olarak bölgemizi barýþ kýtasý haline getirmektir. Biz bu yolu izledikçe; çalýnan topraklarýmýzdaki kardeþlerimiz, Türkiye ile iyi iliþkiler kurarak eski kardeþliði pekiþtirmek ve bizimle kaynaþarak bir bütün olmak arzularýný açýkça sergiliyorlar.
Böyle bir barýþ ve dostluk bölgesi; sömürgeci, yaðmacý ve saldýrgan güçleri kýskandýrýyor. Ýlla da bizi, savaþlara sürüklemek istiyorlar. Hatta yaðmalamak istedikleri petrol ve diðer zenginlikleri onlara kazandýrmak için; onlarýn savaþçý kölesi olmamýzý þiddetle arzuluyorlar. Bu yolda emirler ve tuzaklar yaðdýrýyorlar tepemize. Dikkat edin; çýkardýklarý bütün savaþlar, yalnýzca iþgal ederek on milyonlarca insanýný katlettikleri ülkeleri deðil; aslýnda bizi hedef almaktadýr. Bölgemize yönelttikleri iþgal ve yaðma saldýrýlarý bizi çökertmek için gerçekleþtiriliyor.
*Libya ile ticaretimiz iyi gidiyordu. Birçok iþ adamý, teknisyen ve iþçilerimiz Libya’da çalýþarak ülkemize döviz yaðdýrýyorlardý. Bir neden uydurup oraya korkunç ambargolar bastýrdýlar. En çok Türkiye ekonomisi zarar gördü.
*Ýran nüfusunun yarýsýndan fazlasý Türk’tür. Irak’ta da önemli ve bin yýllýk tarihe dayanan geniþ Türkmen topluluklarý vardý. Bu iki petrol zengini, dostumuz ve müttefikimiz olan devleti; ne yapýp edip on yýl savaþtýrdýlar. On yýllýk o savaþýn günlük maliyeti, her iki tarafa da onar milyar dolardý. Savaþý kýþkýrtanlar bölgemizin zenginliðine, onlarca trilyon dolarlýk darbe vurdular. Bu zarar ve kýyým en çok bize ve oralardaki Türklere yansýdý
*Hemen ertesinde, yýkmayý çok önceden planladýklarý ikiz gökdelenleri kendi usullerince temellerini patlatýp yýktýlar. O suçu hayali Müslümanlara yükleyip; bizim Irak’a saldýrýp kendi çýkarlarý için savaþmamýzý istediler. O emre boyun eðmediðimiz için; Irak’ta en çok Türkmenleri öldürdüler. Yaktýlar yýktýlar, soydular, petrollerin tapusunu aldýlar. Atadýklarý kukla yöneticilere, petrol haklarýnýn sonsuza kadar kendilerinin olduðu yolunda belgeler imzalattýrdýlar.
*Uzun süredir Kalkýnmamýzý baltalayan ve elli binden fazla insanýmýzý öldüren terörü de onlar planladýlar; baþlattýlar, silahlandýrdýlar, korudular. Terörü durduracak önlemler almamýzý yasak ettiler bize!
Bugün bölgemizde kýsmen ve göreceli bir barýþ var. Stalin yok; komþularýmýzdan saldýrý beklemiyoruz. Esasen bir savaþ halinde ülkemizi sýnýrlarý korunacak deðil; savaþýlacak bölge kabul ediyorlardý. Kýbrýs’ta öldürülen insanlarýmýzý korumaya kalktýðýmýzda, “Saldýrý halinde bizi korumayacaklarýný” birçok yetkili tehdit yollu söyledi. Þükür korunmaya da ihtiyacýmýz yok! Hiçbir þekilde Nükleer bombalarýn ve tehdit füzelerinin Türkiye’ye konuþlanmasýný kabul etmemeliyiz. Bunu kabul edecek olanlar çýkarsa, tarih boyunca sorumlu olurlar. Müttefiklerimizin en çok koruyup besledikleri Yunanistan ve Rum kesimi, füze rampalarýnýn ve atom bombalarýnýn yerleþtirilmesi için daha uygun konumdadýr.
|