|
Babý Ali basýnýnda yer verdirilmese de MESUDÝYE gazetesinde yazsa; tirajda birinci sýraya yükseltir. Gökdelende komþuyduk. Emek Ýþ Haný, Ankara’nýn ortasýnda Türkiye’nin en yüksek yapýsýydý. Seçim kazanýnca kardeþim Oðuz, benim için büro kiralamýþtý. Alt katýmda o zamanki AKÞAM gazetesinin bürosu vardý; baþýndaki isim önemli gazetecilerden rahmetli ÝLHAMÝ SOYSAL idi. Üst katlardan birinde HÜRRÝYET gazetesi bulunuyordu; Baþýndaki isim, OKTAY EKÞÝ idi. (O bina ve Emekli sandýðýnýn diðer irat yapýlarý satýldý. Herkesin bürosu kendisine satýlsa daha çok para edecekti. Bu teklifimizi kabul etmediler.)
O dönemde TBMM de en çok konuþan muhalif olduðumdan ilgi çekiyordum. Rahmetli Ýlhan Selçuk Ankara’ya geliþinde uðruyordu. Partinin gazetesi ULUS’TA yazýyordum. Gazeteciliðe, þimdi o dalda görünenlerin hepsinden önce; Mülkiye öðrencisiyken bulaþtým. Ýlçemizde SARI KAYMAKAM denen saygýdeðer aðabeyim Ergun Gökdeniz, bana YALVAÇ POSTASI gazetesini çýkarttýrdý. Yazýlarýn çoðunu kendisi yazýyor, fakat ismi geçmiyordu. Yaz tatili bitip döndüðümde gazeteyi sürdürdüm. Bunu gören sýnýf arkadaþým TALAT SUNGUR, MUÞ gazetesi çýkarmak istedi. “Senin adýn geçecek, benim adým geçecek” tartýþmasýndan sonra uzlaþarak ortak çýkardýk. Tüm çevre illerde bile büyük ilgi uyandýrmýþtý. Akþehir’de iken Halkçý Akþehir, Halkýn Sesi ve Ýleri Yunak; Ankara’da Halkýn Sesi ve Halkçý’yý çýkardým. Ulus gazetesi eski çalýþanlarýndan bir grup, isim hakký bende olan HALKÇI’yý çýkardýlar. Dava açtým; partiden istifa edince, takip etmedim. Faal politika yüzünden maddi durumum sarsýldýðý için, seçimi kaybedince avukatlýk iþine aðýrlýk verdim. Yýllar sonra biraz toparlanýnca gene yazma hevesim depreþti. Artýk Ýstanbul gazeteleri, Anadolu basýnýný ortadan kaldýrmýþtý. Politika yýllarýndan tanýdýðým birçok önemli isimlere yazma isteðimi belirten mektuplar yolladým. Hiçbirine olumlu veya olumsuz yanýt gelmedi. Ýstanbul’da bu konudaki en büyük þirketin bir kolunda finans koordinatörü olan yeðenim Didem Kurucu’nun söylediðine göre; “O çok önemli kiþiler, kimlerden gelen mektuplarýn kendilerine haber verileceðine dair sekreterlerine talimat veriyorlarmýþ.” Bu yüzden yanýt alamýyormuþum. Sað olsun gazete patronlarýnýn en hasý olan Rahmetli dostum ZEKÝ SARAÇOÐLU gazetesinde yer verdi. Bazý yazýlarýmý toplayýp kitap haline getirdim; onlarý bastýrýp kupon karþýlýðý daðýttý, bana da yüzlerce gönderdi. On iki yýldýr orada yazýyorum. Birçok yakýným “Yazý ile uðraþma, keyfine bak!” diyor. Politikadan arkadaþlarým Anadolu Kulübünde; Mülkiye’den olanlar ise Türk Ýdareciler Derneðinde kaðýt oynayarak vakit öldürüyor. Artýk kumar oyunlarýný unuttum; onlar gibi yapamam. Yazýyorum; fýrsat buldukça içeride ve dýþarýda geziyorum. Böyle mutluyum.
Konumuz çok deðerli OKTAY EKÞÝ idi. Ona karþý yapýlan orantýsýz tepkileri onaylamýyorum. Türk basýnýnda çok bulunmayan o çap ve deneyimdeki bir yazarýn harcanmasý büyük kayýp olur. Mutlaka yazmalý. Demokrasi ile yönetilen ülkelerde, çok daha aðýr ve sivri yazanlara böyle yüklenilmiyor. Ýnþallah demokrasi daha fazla geliþecek! Hoþgörü ortamý herkesin fikirlerini istediði þekilde ifade etmesine; kýlýk kýyafetini ve yaþam tarzýný istediði þekilde düzenlemesine sýnýrsýz olanaklar yaratacak. “Konuþmasýna veya yazýlarýna en çok hakaret ve tehdit sýkýþtýran kim?” diye bir araþtýrma yapýlsa; birinciliði kim alýr? Bilmem!
Olaylar bir zaman gazetelerde okuduðumuz toplantýda varýlan uzlaþma yönünde geliþiyor gibi. Genel yayýn yönetmeni deðiþtirilip etkisizleþtirildi. Benim gibi havadan-sudan yazýyor artýk. BEKÝR COÞKUN meselesi ortada!
Nutuklarda ve yazýlarda hakaret ve küfür sözcükleri kullanmamayý, hepimiz birinci kural saymalýyýz. Karþýt düþüncede olanlara ve yazanlara tolerans gösterilmesi; kritiklerden incinenlere herkesten çok yarar saðlar. Hem kedilerini düzene sokmalarýna yardýmcý olur. Hem de gösterdikleri hoþgörü yüzünden daha fazla takdir toplayabilirler.
|