|
Ýki týp profesörü kýzým, biri bu yýl ODTÜ’den bilgisayar mühendisi çýkan üç torunumla yedi kiþi(Ailemin yarýsýndan azý) Cuma günü erkenden, tur otobüsüne ulaþtýk. Þoför, muavin ve rehber birbiriyle durmadan konuþuyorlar; üstelik sürücü konuþmalarýný el-kol hareketleriyle ve serkeþ tavýrlarla takviye ediyor. Direksiyonu sol elinin serçe parmaðý ile yönettiði de oluyor; tümüyle boþ býraktýðý da! Sanki otobüs kendiliðinden biliyor yolu! Rehber bize açýklama yapýp, muavin çay daðýtýrken de durum deðiþmiyor. Sürücü montunu astýðý yeri deðiþtiriyor; müzik kaseti arayýp takýyor. Ýki eli bu iþle meþgulken, bileklerinden birini bastýrarak yönetiyor direksiyonu. Molada, “Yedek subayken þoför eðiticiliði yaptýðýmý anlatarak; direksiyonun nasýl tutulmasý gerektiðini” anlatmaya çalýþtým. “15 yaþýndan beri araba kullandýðýný; bir keresinde Ýstanbul’dan, Ankara’ya kadar direksiyonu sol dizi ile yöneterek geldiðini” söyleyip övündü. Rehber saygýlý davranmayanlarý, bozuma uðratýyor. Baþka hiçbir ülkede böyle þoför ve ekip bulunamaz. Ýþlerimizi ciddiye almýyoruz; kurallara hiç uymuyoruz. Bu yüzden trafik cinayetlerinde þampiyonuyuz.
Tuz gölünde pek çok turist vardý. Eskiden Koçhisar gölü de denirdi. Þerefli Koçhisar son gördüðümden beri geliþmiþ. Sýrtýný yasladýðý daðlar tümüyle çýplak! Aðaçlandýrmak gerek. Allah göstermesin bir sel veya kayma, büyük felaketlere yol açabilir. Az içerideki Çakýnaðýl’ý (Evren ilçesi) tekrar görmek için buralara yeniden geleceðim.
Aksaray il olduktan sonra çok büyüdü. TÜMOSAN için ve baþka nedenlerle de gelmiþtim. Tuz gölü ve Kapadokya’nýn bir kýsmý bu ilin sýnýrlarýnda.
Hasan Daðý ve Erciyes’in tarihten önceki volkanik faaliyetlerinden çýkan deðiþik katmanlarýnýn üst üste gelmesi; bunlardan birinin yumuþak diðerinin sert tabakalardan oluþmasý; bölgedeki peri bacalarýný ve diðer garip þekilleri oluþturmuþ. 30 yýl önce, Nevþehir’e bir dava için geldiðimde gezmiþtim bölgeyi. Kýrþehir’i cezalandýrmak için il yapýlmasaydý da; Nevþehirli Damat Ýbrahim Paþa’nýn býraktýðý eserlerle göze batýyordu. Birçok peribacasýný ve içlerindeki Ýlk Hýristiyanlýk tasvirlerini görmüþtüm. Bir Alman gezgin; Hazreti Ýsa’nýn parmaklarýyla yaptýðý iþareti taklit ederek, Ýngilizce Barýþ sözünü tekrarlayýp duruyordu. Þimdi Turizm tüm bölgenin en önemli geçim kaynaðý olmuþ. Çok küçük çocuklar bile, bebek satýyor. Dünyanýn her yerinden gelen binlerce turist var. Elde edilen gelir, tarým ve bölgede çekirdeði için ekilen kabak hasadýndan yüzlerce kat fazla. Çok kalabalýk uçan güvercinler, bölgenin gübre fabrikalarý gibi! Dýþkýlarý baðcýlýðý zirveye çýkarýyor.
UÇHÝSAR Kalesi, deðiþik yönlerdeki geniþli-darlý yüzden fazla doðal basamaklarla göklere yükseliyor. Uçhisar belediyesi adam baþý 4 TL.ye bilet kesiyor. Çoðu týrmanamadý. Zirveye çýktýðýmda zafer kazanmýþ kumandan edasýyla bakýndým uzaklara ve uçuþan güvercin sürülerine.
PERÝ BACALARI milyonlarca yýlýn eseri. Yeni oluþumlar da geliþiyor.
ÜRGÜP, eskiden Refik Baþaranýn türküleriyle Nevþehir’den ünlüydü. “Ürgüp’ten de çýktýðýmý görmüþler- Kýr atýmýn sekiþinden bilmiþler-Beni öldürmeye karar vermiþler-Cemal’ým Cemal’ým…” Þimdi Ürgüp, turizm ve þarapçýlýktan büyük paralar kazanýyor. Eski þaheser Osmanlý evlerine, çok modern yapýlar eklenmiþ; zenginleþmiþ.
IHLARA VADÝSÝ çok yeþil ve aðaçlýk! Yaðmur ve dolu bile yaðdý; bölge iri kumlu ve taþlý olduðu için çamur oluþmuyor. Oradaki lokantalar ise pek iptidai!
Hýristiyanlýk turizmine tümden karþýydým; o düþüncem kabul görmedi. Madem ülkemiz bu iþten para kazanmayý amaç edindi! Buradaki ve Antalya’daki turizm baþarýsý diðer bölgelerimize örnek olmalý. Sen Pavlus’un o dini ilk vaaz ettiði YALVAÇ belediyesi, Men Mabedini ve Pisidia Antiyokheia’yý tanýtan broþürleri Kapadokya ve Antalya’daki her turiste daðýtmalý. Bu iki yerden Yalvaç’a tur seferleri düzenlenmesi saðlanmalý. Antalya’ya gelen turistler, birçok þirketlerce Pamukkale’ye götürülüyor. Ayný seferleri Yalvaç Belediyesi de organize etmeli.
|