|
Ankara’daki avukatlýk yýllarýmda Haymana’ya daha çok, Polatlýya ise daha az dönem davalar için gittim. Haymana’dan cinayet davalarý gelirdi; baþka iþler de aldýðým oldu. Polatlýya, Haymana’lý müvekkillerim ve Yalvaçlý hemþerilerimin iþleri dolayýsýyla varýp geldim. Demiryolunun kýyýsýnda beþ barakadan ibaretmiþ; “Demirli” anlamýnda Polatlý denirmiþ. Kurtuluþ savaþýndaki yeri çok önemlidir. Cumhuriyetimiz o beþ barakadan, büyük ve çok zengin POLATLI’yý yarattý. Polatlý, Akþehir ve Yalvaç’ýn il olmasýný düþünürdüm. Üçü de bazý illerden büyük ve hareketlidir. Bodrumdan dönerken de, Yalvaç ve Akþehir’e son gidiþimde de; Polatlý’nýn Ankara ile birleþtiðini gördüm. Çayyolu’nun devamý olan yapýlar Polatlýya kadar uzanmýþ. Merkez nüfusu doksan bini geçmiþ, Ankara büyükþehir belediyesine katýlsa on kat daha büyür. Sincan bucaktý; davalarýna Yenimahalle adliyesinde giriyordum. Nüfusu on binden azdý. Ýlçe yapýldýktan ve Büyükþehire katýldýktan sonra, yüz kat büyüdü. Kalabalýðý, Kýzýlay merkezinden fazla! Banka müdürünün kýzýnýn adýna tek bir eczane vardý. Müdür mutaassýp! Kýzý çarþýya salmadýðý için, mesaiden sonra ilaç paketlerini kendisi hazýrlardý. Þimdi nüfus bir milyon; üç yüzden fazla eczane var; Ankara’dakilerden daha çok kazanýyorlar. Avukat sayýlamayacak kadar çok! Polatlýda durmayan hýzlý tren, Sincan’da duruyor. Merkez ilçe olsa, Kadýköy’ü geçer.
Devlet Üretme Çiftliði’nin arazileri, Yunak ilçesine kadar yüz kilometre uzanýr. Kurtuluþ savaþýnda asker kaçaklarý buradaki bataklýk ve kamýþlýklarda saklanmýþ. Azgýn köpekler onlarý parçalamýþ. O köpekler enik iken, kulaðý kesilerek çukura konur. Yalnýz sahibi gelip besler. Sahibinden baþka herkese düþmanýdýr artýk. Kurt sürüleri, boðazý demir tasmalý o köpeklerle baþ edemez. Kulaklarýndan yakalayýp üstünlük saðlayamaz.
Biçerdöver yeni çýktýðýnda bazý aðalarýn, çiftliðin ekinlerini biçerek zenginleþtiðini iþitmiþtim. Traktör gelmeden önce öküz ve at çiftiyle en çok elli-yüz dönüm ekebilenler; traktörle on binlerce dönüm meralarý sürmüþ. Sonra iki þahit ve muhtar onayýyla tapulatmýþlar. Osmanlý döneminde Seyitlik belgesinin iki þahitle Kadý efendiden alýndýðý gibi!
Deponuzu doldurmadan oralardan geçmeyin; 100 km. boyunca akaryakýt istasyonu yok! Çiftlik uygun bir yere benzin istasyonu açmalý. Yunak ve Turgut, Akþehir’in nahiyesi idiler. Turgut, bir zaman Amasya’dan Antalya’ya kadar uzanan Türkmen devletinin merkezi olmuþ. Ýlçelik Turgut’un hakkýydý. Baþka büyük köyler de vardý. Fakat Mustafa Erþan çok dirayetli, hoþgörülü ve saygýdeðer olgun bir aðaydý. Önceleri Konya ilinde þoför ehliyeti ve otomobili olan birkaç kiþinin en baþta geleniymiþ. Saygý duyulmayý hak edecek kadar görgülü ve cömertti. Rahmetli Menderes ile yakýnlýðý varmýþ. Ýlçe merkezi onun saygýnlýðýndan Yunak’a verilmiþ. Dayým Tahir Selçuk orada avukatlýk yaptý. Benim de davalarým vardý. Mahkeme ilanlarý ve politika için, ÝLERÝ YUNAK gazetesini çýkardým. Akþehir’in önemli zirveleri olan Ýshakuþaðý köyünden rahmetli Ahmet tepe ve Odabaþý’dan Raþit Tayat(Baþak) bana aðabeyden yakýndýlar. Her birinin ölümünden sonra, haftalarca kendime gelemedim. Yüce Allah, hepsinin rahmetlerini bol eylesin.
Ahmet Aða isimli Honam boyundan bir Yörük büyüðü; Musul’dan Aydýn ilimize kadar uzanan çadýrlýlarýný toplayarak devletten yerleþecek yer istemiþ. Þimdi Çeltik ilçesi sýnýrýnda kalan yere iskan edildiler. Akþehir’e her geliþinde bana uðrar, sohbet ve nasihatler ederdi. Hem çok þakacý, hem koyu dindardý. Dört eþi ve çok çocuðu vardý; oðlu Mehmet Ali en yakýn arkadaþlarýmdan biriydi.
Son geçiþimde Yunak ilçemizi çok büyümüþ bulup sevindim. Çeltik ilçesi, Yunaða baðlý bir nahiye idi. Belediye seçiminde oradan aday bulamamýþtýk. Tek kahvehanede çok dil döktüm; kimse çýkmadý. Doðanhisarlý garson konuþmamdan etkilenmiþ; önlüðü çýkarýp “Ben adayým” dedi; onu gösterdik. Eski günleri, O büyük insan Mutsafa Erþan’ý, istidacý dava vekilleri Topal Nurettin’i ve Kör Sadýðý hatýrlayarak yýllarýn ne kadar çabuk geçtiðine hayýflandým. Geçerken, Fatihalar gönderdim tüm rahmetlilere.
|