|
Doðduðum ilçeme 4 yýl önce kütüphanemim açýlýþ törenine gitmiþtim. Aslýnda 3-4 saatlik bir yol; her hafta gidilebilir. Fakat uçurum korkusu engelliyor. Akþehir-Yalvaç arasýnda, kamyon ve otobüslerin bölgeye girmesinden beri, ON BÝN den fazla insanýmýz yirmiþer otuzar, bazen de üçer beþer arabayla birlikte beþ yüz metre yuvarlanýp öldü. Ýlk kaza, GAVUR UÇTUÐUNDA olmuþ. Cumhuriyetten önce, otomobiliyle Pisidia Antiokheia harabelerini görmeye ve eserler kaçýrmaya gelen bir yabancý, derinliklere yuvarlanýp ölmüþ. Adý kalmýþ gavur uçtuðu diye! Çocukluðumda tüm bölgede otomobil ve taksi yoktu. Uçurum cinayetleri kamyon ve külüstür otobüslerle sürerdi. Hiç kimse ve resmi makamlar yolu tehlikesiz kýlmaya niyetlenmedi. Ölümler o kadar doðal ve önemsiz görüldü ki; kaymakamý öldürmek isteyenler, hiç acýmadan yanýndaki genç ve deðerli mühendisle birlikte zavallý ve günahsýz BENZET’in arabasýyla kaçýrýp, uçuruma yuvarlayarak öldürdüler. O çocuðun rahmetli babasý Abdullah Benzet yakýn dostumdu. Akþehir savcýsýnýn titiz incelemesi olmasa, o cinayet de kanýksanmýþ on binlerce ölümlü kazalardan biri sanýlacaktý. Þimdi yolun Akþehir’de kalan bölümünü Karayollarý ele almýþ, bariyerler koymuþ. Fakat CANKURARAN köyü bitip de Isparta sýnýrýna girilince, uçurumlar ölümcül duruyor. O kadar uðraþtým, gazetelere yazdým; en üst makamlara dilekçeler gönderdim; Rahmetli Ruþen Özgül’ün ÖZYALVAÇ; Akþehir’deki dostum Ahmet Þener’in PERVASIZ gazetesi de açtýðým kampanyalara yardýmcý oldular. Bu yolu ölüm tehlikesinden arýndýrmayý baþaramadýk. Isparta sýnýrýndaki yol, tehlikeli! Karayollarý Antalya bölge müdürlüðü yapmýyorsa; sayýn yeni Isparta valimizden bu himmeti bekliyoruz. Hiç olmazsa tehlikeli yerlere BARÝYER konulmasýný emretsin! O bölümden geçerken, çok yavaþlamama raðmen yürek küpürtüm hiç dinmedi. Bölge halký olan bizlerin, görevlilerin ve yerel yetkililerin de kusuru çok! Eskiden en etkili olan müftüler ve diðer yöneticiler uçurum tarafýna aðaç dikme kampanyasý açsalardý, o asýrlýk aðaçlar yolu güvenli kýlardý! Uçurum kýyýlarýna 40-50 santim duvar da yapýlabilirdi. Ege adalarýnda her uçurumlu yolun kýyýsý, kýrk santim harçlý duvarlarla örülü.
Yalvaç 4 yýlda çok deðiþmiþ. Turizm meraklýsý belediye baþkanýmýz Tekin Bayram’ýn emeði çok. Yüzlerce evi yenileyerek, eski zenginlik asýrlarýndaki orijinal haline getirmiþ. Yalvaç ülke turizminde önemli yer tutuyor artýk! Geçen yýl buraya gelen turist sayýsý 27.000’den fazlaymýþ. O sayý milyonlara ulaþacak! Yalvaç’ý ülke turizminin merkezi olacak! 2000 yýldan fazla tarihi olan; Pisidia Antiokheia kalýntýlarý ve su kemerleri çok muhteþem. MEN mabedi ve harabeleri ise 5000 yýldan daha önceki tarihlere uzanýyor. Aya tapanlar, üç hilalli dev abideler býrakmýþlar!
Özellikle tekstil imalatý yapan birçok atölyeler dikkat çekiyor. Bunlar ülke çapýnda fabrikalara dönüþebilir. Ankara ve Ýstanbul’da fabrikasý olan Yalvaçlýlar, üretimlerini burada yapsa, maliyetleri çok düþer. Tekin Bayram ve Yalvaca baðlý diðer belediye baþkanlarý, hatta köy muhtarlarý fabrika ve atölye kuracaklara ucuz arazi verse; sanayide önemli bir hamle olur. Ýstanbul’da buradakinden fazla Yalvaçlý var. Emin Karga, Ýrfan Kodaloðlu, Ali Kayalar ve Ekrem Ünal ile arkadaþlarý çok güzel örgütlenmiþler. Kasap Mustabeyin torunu, YENÝ SES dergisiyle Yalvaç, Sücüllü ve Isparta’nýn sesini ve ününü yüceltiyor.
Turizmin geliþmesi Yalvaç’ý tümden deðiþtirip zenginleþtirmiþ. Binlerce otomobil var. ilçede park edecek yer kalmýyor. Yapýlacak binalarýn altýna, daire sayýsý kadar park yeri ayýrma zorunluluðu getirmeli. Sýla ziyareti için gelenlerle oluþan büyük kalabalýða raðmen; her þey acayip ucuz! Has domatesi 2 liradan kasayla aldýk. Müftünün duasýyla baþlayan pazar alýþveriþi, satýn alma isteðini kamçýlýyor. Ýstanbul, Ankara, Ýzmir’deki ve yurdun her yerindeki Yalvaçlýlar, durmadan her þeyi alýyor. Karým kamyon geniþliðindeki arabamý tepeleme doldurdu. Yalvaç pazarýnýn olduðu pazartesi günü, sabahtan karanlýða kadar her þeyi aldýk. Salý erkenden çýktýk; oturacak yer kalmamýþtý. Akþehir sýnýrýna kadar çok yavaþ ve korkarak sürdüm. Akþehir sýnýrýndan Ankara’ya kadar korkusuzca geldik.
|