|
Böyle bir ihtimali ortadan kaldýrmak için, güçlü engeller önceden konmuþtur.
Sayýn Baþbakan, Avrupa Birliðine: “Bizi istiyor musunuz? Ýstemiyor musunuz? Açýkça söyleyin!” demiþ. Sormaya bile gerek yok; istemiyorlar! Veto hakký gibi, halk oylamasýna sunmak gibi öyle engeller koydular ki; Avrupa piþman olup aklý baþýna gelse bile, üyeliðimiz olanaksýz artýk!
1-Birliðin patronu durumunda görünen Fransa ve Almanya, “Türkiye’yi üye almayacaklarýný” açýkça söylediler zaten. Diyelim ki, onlar fikir deðiþtirdiler veya Sarkozy
ile Merkel deðiþti; yerlerine bizden yana düþünen yöneticiler geldi. O zaman bizi üye yapabilirler mi? Hayýr olanaksýz. Fransa ve Almanya isteseler de bizi üye yapamazlar.
2-Kýbrýs Rum kesimini tam üye yaptýlar. Bizi veto etmesini engelleyemezler. Rum ve Yunanlýlarýn her istediðini yapsak; Türk bölgesini Rumlara teslim etsek ve oradaki Türkleri kendilerine köle olarak versek bile; daha öldürücü ve karþýlanmasý olanaksýz istekleri olacak.
3-Yunanistan’ýn vetosunu da engelleyemezler. Zaten bunlarý üye yapmalarýnýn nedeni; bizim ileri bir tarihte dahi üye olabilmemizin önünü kesmeyi garantilemek içindir. Kýbrýs’ý teslim alsalar da istekleri bitmez. “Megolo Ýdea” denen saplantýnýn nerelere kadar uzandýðýný herkes bilir. Büyük Yunanistan hayali, Ýzmir ve Ýstanbul’u da kapsar. Bununla da kalmaz! Ankara yakýnlarýna kadar yakýp yýkýp, soykýrým yaparak gelmediler mi?
4- Megolo Ýdea hayali, yalnýzca onlarýn ideali deðildir. Bütün batý dünyasý ve Osmanlý devletini yýkan güçler, baþta Avrupa olmak üzere bu hayalin peþindedir.
5-Tüm bu engellerin ortadan kalkmasý olanaksýzdýr. Diyelim ki asýrlar geçti ve balýk kavaða çýktý. Avrupa bize buyurun demeye niyetlendi. Üyeliðimiz bahis konusu olunca; halk oylamasýna sunacaklar. O ülkelerden herhangi birindeki halk çoðunluðu, bizim üyeliðimiz için oy vermez. Yalnýz bizim için deðil, Polonya ve Romanya için de, son dönemde üye yapýlan Balkan ülkeleri için de çoðunluk saðlanamazdý zaten. Býrakýn bunlarý, bugün birbiri için bile halk oylamasý yapýlacak olsa; Avrupa ülkelerinin çoðunda, komþularý için bile olumlu oy çoðunluðu saðlanamaz.
Avrupa Birliði, istese de Türkiye’yi üye yapamaz. Bizi üye yapmamak için baþlangýçta kendilerini baðladýlar. Fransa ve Almanya, “Ýleride Türkiye’ye olumlu bakan baþka yöneticiler çýkarsa bile” bizim üye yapýlmamýzý engellemek için çok sýký önlemler almýþtýr Bunlardan biri halk oylamasý, diðeri Yunanistan ve Kýbrýs Rum kesiminin ayrý-ayrý üye yapýlmasýdýr. Baþka formalite engelleri de konmuþtur müktesebatlarýna!
Bazý yöneticilerimiz diyorlar ki; “ Hele biraz daha demokratikleþelim; Norveç gibi yaparýz. Halkýmýza sorarýz. Avrupa Birliðine girelim mi, girmeyelim mi? deriz. Halkýmýz istemezse girmeyiz.” Bu düþünce tutarlý deðil. Karþý taraf seni kabul etmedikten sonra, bizim halk oylamasýndan tümüyle “GÝRELÝM!” sonucu çýksa bile ne deðiþir. Gireceðin yer seni almamak için en baþýndan tüm önlemleri aldýysa; nasýl gireceksin?
Bunlarý bilelim de, ona göre davranalým. Avrupa Birliðinin ve tüm dýþ çevrelerin bizi zor durumda býrakýp güçsüzleþtirme taleplerine boyun eðmeyelim. Coðrafi konumumuz stratejik! Ýmparatorluðumuzu çökerten güçler, Sevr planlarýný uygulayabilmek için durmaksýzýn çabalamaktalar. Dostmuþ, müttefikmiþ, hepsi yalan! Komþularýmýzla iyi geçinelim. Baþkalarýnýn savaþlarýna bulaþmayalým; yardým da etmeyelim! Müttefikimiz görünenlerin planlarý için, askerimizi ve paramýzý harcamayalým. Kalkýnmamýza ve milli bütünlüðümüze önem verelim. Üretimimizi artýralým. Ýthalatý sýnýrlandýrýp azaltalým. Tarým ve hayvancýlýða büyük destekler verelim. Yeniden kendimizi besleyebilecek duruma gelelim. Sýcak dövizle ve aðýr dýþ borçlarla sonsuza kadar yaþamak; intihar etmekle birdir.
|