|
Yargýçlar önlerine gelebilecek ihtilaflar hakkýnda önceden kanaat bildiremezler. Basýna beyanat vererek ihsasý reyde bulunmazlar. Fikir açýkladýklarý konular hakkýndaki davalara bakamazlar. Kendiliklerinden çekilmeleri gerekir. Çekilmezlerse, reddi hakim talebiyle yüz yüze kalýrlar. Reddi hakim isteði de, haklý sayýlýr. Çok deðerli Anayasa Profesörü Mümtaz Soysal, o zaman sýnavla öðrenci alan tek kurum olan Mülkiyeden sýnýf arkadaþýmdýr. Birincilikle girmiþtim, o ikinciydi. Hukuk Fakültesinden de mezunuz. Ünlü Anayasa hocalarýndan ders aldýk. 35 yýla yakýn Avukatlýk yaptým. Bir yargýcýn beyanat verdiðini, hiç duymadým. Aðýr ceza mahkemesinde idamýna hükmedilen sanýklarýn baðýrýp çaðýrmasý karþýsýnda bile; ceza reisleri, “Evladým temyiz etsin avukatýn; inþallah bozulur” diyen de olurdu. Hiçbir þey söylemeyip susan da!
Babasý rahmetli Hüseyin Þükrü Ilýcak da hukukçu olan deðerli hemþerim ve meslektaþým, gerçek hukukçu Mahir Can Ilýcak, Anayasa mahkemesi üyeliðine seçildiði zaman; gazeteciler: “Bir þeyler söylemesini” istemiþlerdi. Onun yanýtý herkese örnek olmalý:
-Yargýçlar konuþmaz; kararlarý konuþur!
demiþti. “Beni bu yüce göreve seçenlere teþekkür ederim. Layýk olmaya çalýþacaðým” gibi alýþýlmýþ bir yanýttý beklenen. Bunu bile söylemeyi, yargýçlýkla baðdaþýr bulmamýþtý. Herkes o örneðe uymalýydý.
Anayasa Mahkemesi Sayýn Baþkanýnýn, Anayasamýzýn deðiþtirilemez maddelerinin pozitif yönde de olsa deðiþtirilebileceðine dair kanaat bildirmesini, yadýrgadým. Açýk bir ihsasý reydir. Üstelik politik bir ortamda yapýlmýþtýr. Böyle bir kanaat bildirme eyleminden sonra; önüne gelecek davalara katýlacak mý, katýlmayacak mý? Bilmiyorum. Sayýn baþkan, yaklaþan seçimlerde aday ve milletvekili, hatta bakan olmalý. Dilerim Sayýn Sezer gibi Cumhurbaþkaný da olur. Düþüncelerini gazetecilere rahat bildirme ve beyanatlar verme olanaðýna kavuþur.
***
YÜZ PARÇALI MUHALEFET
Çeþitli ve güçlü iç ve dýþ desteklere sahip olan iktidar karþýsýnda; çok daðýnýk görünen muhalefetin baþarý þansý, bölünmüþlük yüzünden zayýf kalýyor. Dile getirilen birçok gerçek yanlýþlýklara raðmen, referandumda HAYIR cephesi zaferi saðlayamadý.
Diðer yandan iktidar partisinin terk ettiði eski yuvasý olan Refah(Selamet) kanadýndaki çekiþmeler ise, bir türlü durulmadý. Prof. Dr. Numan Kurtulmuþun genel baþkanlýðý, bazýlarýný umutlandýrmýþtý. Ne yazýk ki, “Makamý babadan oðla geçirme” hevesi; o kanadý tutanlarýn, iktidara gelme veya mevcut iktidarýn kazandýðý sandalye sayýsýnýn önemli bir kýsmýný alma umudunu yok etti.
“Sayýn Baþbakanýn konuþma becerisinin, oy toplamada önemli bir etken” olduðuna inananlar çok! Prof. Kurtulmuþ, hitabet kabiliyetinde ondan ileride görünüyor. Üstelik hiç öfkelenmiyor; hakaret etmiyor ve kötü söz söylemiyor. Ýnsanlarýmýzý birbirine karþý kýþkýrtmýyor; düþman cephelere ayýrmýyor vatandaþlarý! Sekiz yýldýr böyle bir hitabetin özlemini çekenler vardý. Yakýþýksýz baskýlar, baþkaný olduðu partiden istifa etmek zorunda býraktý onu. Ýstifa eden il ve belediye baþkanlarýyla birlikte, yeni bir parti kurmaya hazýrlanýyor. Mecbur býrakýldý böyle yapmaya. Nasýl Adalet ve Kalkýnma Partisi, Erbakan hocadan ayrýlýp iktidara kavuþtuysa; Prof. Numan Kurtulmuþun da böyle bir þansý yakalama ihtimali olabilir.
Muhalefetin üç veya dört liste ile seçime girebilmesinin yolu bulunsa; birlikte iktidar olma þansýna kavuþabilecekler. Bu yolda bir umut yok. Sürekli parçalanma ve bölünmeye itiliyor muhalefet. Partilerin seçim ittifaký yapmasýný kolaylaþtýran bir yasamýz da yok! Ýyi niyet ve aklýselim böyle bir yolu bulup baþarýya ulaþtýrabilir.
|