|
Baþkente turist çekmek isteniyorsa, bunun merkezi Ankara kalesi olur. Kale ve çevresi en þahane olanaklarla dolu! Ülkemizin turizm merkezi Antalya’dan gelen yeni Valimiz Alaaddin Yüksel iþe el atarsa, baþarýya ulaþýlýr. Yerel yönetimlerin beceremeyeceði ve çok fazla turistik olanaklarla dolu olan Ankara’yý turizme açamayacaklarý; iyice anlaþýldý. Gökdelenleri çevreye yaparak, Yeniþehir’deki Atatürk’ten kalan güzel evleri korusalar, þahane olurdu. Tersini yapýp, Anakarayý boðdular. Altýndað belediye baþkanýndan umudum vardý. Yetkisi ve olanaklarý yeterli deðil! Ona güç verilmiyor. Aslýnda Ýstanbul için süper þahane ve kimsenin akýl edemeyeceði muhteþem projesi olan Sayýn Baþbakanýn; çok ihmal edilmiþ Cumhuriyet baþkenti için de, süper projeler gerçekleþtirmesini bekliyoruz. Havaalanýna metro ile gidilebilmeli. Ankara’ya Paris kadar, Barselona kadar turist çekilebilir. Bu iþ devletimizin eliyle olur. Sayýn Baþbakandan, benim gibi fanilerin akýl erdiremeyeceði bir süper bekliyoruz. Muhakkak bekliyoruz. Ýþgal altýndaki Ýstanbul’un ve tüm kutsal yurt köþelerinin kurtarýlmasý, düþmanlarýn ulaþamayacaðý korunaklý iç bölgede olan Ankara’dan planlanýp baþarýldý. Birinci ve ikinci Meclis binalarýyla TBMM’nin, Ankara Palas ile Anýtkabirin burada olmasý ve kurtuluþ mücadelesinin buradan kaynaklanmasý; önemli deðerlerdir. O tarihi deðerler bile, turizm için yeterliydi. Üstelik gölleri, denize benzeyen barajlarý, daðlarý ve ormanlarýyla Ankara ili, turizmi çoktan hak etmiþ durumdaydý. Kýzýlcahamam ve Beypazarý ilçeleri, iç turizmin önemli merkezleri oldu. Ankara’yý da dýþ turizm merkezi yapmanýn kampanyasý baþlatýlmalý. Çengel Handaki güzel kahvaltýlar sunulan RAHMÝ KOÇ MÜZESÝ ve Çukur Han’ýn, ayný aile tarafýndan DÝVAN OTELÝ haline getirilmesi, bu parlak hayalin gerçekleþeceði müjdesini veriyor. Rahmetli Vehbi Koç’un dükkanýný gördük. Kýl çuvallar, torbalar, urganlar, düven! Bulgur, mercimek gibi kuru gýdalar da satýlýyormuþ. Düven’in ne olduðunu çoðunuz bilmez. “Düven süren öküzün aðzý boþ kalmaz” diye bir atasözümüz vardý. Eskilere sorun anlatsýnlar. Vehbi Koç’u yetiþtirmiþ olmasý bile, Ankara’ya önem verilmesi için yeterli gerekçedir. O olmasa, ülkemiz sanayileþmekte çok gecikirdi!
Muhteþem kale çok bakýmsýz; dökülüyor adeta! Eskiden kuru gýdalarýn toptan satýþ yerleri oradaydý. Kaledeki tarihi binalarý, birçok yoksul vatandaþ gecekondu niyetine kapýþmýþlardý. Kale’nin deðeri anlaþýlýnca, birkaç açýkgöz eski muhteþem konaklarý yok pahasýna satýn alýp lokantaya çevirdi. Bunlardan birini karýmla kýzým gerçek lokanta sanarak oturmuþlar. Oðlum, gelin ve torunlarla çevre sokaklarý dolaþýrken, cep telefonundan bize ulaþýp çaðýrdýlar. Varýp oturduk. Adam adýnýn sonuna bedavadan paþa unvaný eklemiþ. Peynirli, kýymalý ve patatesli gözlemelerle ayran ve salata ýsmarlandý. Ýki minik tabaða birer marul yapraðý ile küçük bir domates dilimini minik parçalara bölüp koymuþlar; salatalar bu! Peynirli gözlemede peynir yoktu. Yanmýþ hamur parçasýydý gelen! Sinirden arka pencerelere manzara bakmaya gittim. Gözlemeci bayan, garsona: “Size peynir yok dedim. Niçin peynirli gözleme sipariþi aldýnýz?” diye çýkýþýyordu. O þiþirme þeylere, þiþirilmiþ ve gelmeyen yemekler de eklenmiþ bir fatura ödedik. Atpazarýna doðru gösteriþsiz mekanlarda, daha þahane yemekler ve gözlemeler vardý oysa! Baþka lokantanýn önünde; emekli ve turizm gönüllüsü bayan tarih öðretmenine rastladýk. Açýklamalarý çok doyurucuydu. Konaðýn önünde müþteri toplamak için bekleyen lokanta sahibinin kýzý; “Boþ þeyler konuþuyorsun, müþterileri engelliyorsun!” diyerek çirkin sözlerle hakaret etti kadýncaðýza. Ýniþli yokuþlu dar sokaklarda mahallenin delikanlýlarý, teypleri sonuna kadar açýp yýldýrým hýzýyla araba sürerek caka satýyor. Kaleyi gezenler, ezilmemek için çil yavrusu gibi daðýlýp duvarlara yapýþýyor. Bu iþ böyle yürümez, tüm kaledeki evler ve mekanlar, devlet veya belediye tarafýndan kamulaþtýrýlýp restore edilmeli. Binlerce yýllýk Ankara kalesi, Ahmedin-Mehmedin ve gecekonducularla þaþaalý unvanlar takýnan lokantacýlarýn keyfine býrakýlamaz!
|