|
Eskiden “Bir lokma, bir hýrka” diyen ve bunlarla yetinen derviþler varmýþ. Ýbadet ve itaatlerini de eksik etmezlermiþ. Bunlardan bazýlarý sýradan da olsa; YUNUS EMRE gibi, hem ermiþ, hem de çok bilgili, üstün yetenekli ve geleceði görenler çýkýyormuþ.
Derviþ Yunus bu sözü; Eðri-büðrü söyleme! Seni sýygaya çeken; Bir Molla Kasým Gelir!
Diyen Koca Yunus binlerce sayfalýk þiir divaný býrakmýþ. O dönemde elbette el yazmasý! Hepsi de tek nüsha! En büyük Türkçe dil üstadý ve þairi olan Yunus’un Hakka yürümesinden bir zaman sonra; divanýný bulan Kasým isimli bir molla, ýrmak kýyýsýnda bunlarý okumaya baþlamýþ. Anlamsýz bulduklarýný, sulara atýyormuþ. Bundan býkmýþ ve bir kýsmýný da yaktýktan sonra; kendisinin bu kötü iþi yapacaðýný anlatan yukarýdaki kýtayý okuyunca; yaptýklarýna piþman olmuþ. Kalanlarý birkaç nüsha yeniden el yazmasýyla çoðaltarak bu güne kadar gelmelerini saðlamýþ. Onlarý þimdi bizler de okuyoruz. “Suya atýlanlarý balýklar; yakýlanlarý da kuþlar okuyor” diye bir söylence vardýr. Yunus gibi has ermiþler, bir daha gelir mi bilmem.
Yunus Emre, bir þeyhe baðlanmýþ. Ona, daðdan odun kesip getirme görevi verilmiþ. KIRK YIL, daðdan odun getirmiþ þeyhine. Hiçbir zaman eðri odun getirmemiþ. Hep düz ve doðru olanlarý taþýmýþ sýrtýnda tekkeye. “Böyle itaatli ve son derece kabiliyetli bir derviþi, niçin daha uygun bir göreve yükseltmediler?” diye caným sýkýlýr; o þeyhi kýnamaya yeltenirim.
Orta Asya’dan, Sibirya’dan, Sincan’dan, Kafkasya’ya, Anadolu ve Balkanlara uzanan Türk Yurtlarýnda ve dünyanýn her yerine yayýlmýþ Türklerin içinde, nice ermiþ derviþler var! Belçika’da, þiirlerini beðendiðim Ýlhan Esen var. Beþ kýtada ve Orta Asya’da nice büyük þair ve yazarlarýmýz var. Türkçe ustalarý ve ermiþler çok yaban ellerde!
Ramazandan önce Gümüþlük’te derviþ yaþamý sürdüren iki genç doðal yaþamcýyla karþýlaþtým. Yazýlarýmdan ve kitaplarýmdan tanýyorlarmýþ; düðünlerine internetten bizi de çaðýrdýlar. Karikatürcü bir manevi aðabeyleri, çok geniþ bahçeli büyük villasýný tahsis etmiþ düðüne. O ne kalabalýktý; anlatýlamaz! Dar ara sokaklardan yüzlerce otomobil gelip çevredeki boþ alanlara konuldu. Ýstanbul ve Ankara’daki dostlarýndan gelenler de çoktu. Gece sabahlara kadar coþkun müzikler sürdü gitti. Arkadaþlarýnýn getirdiði onlarca çeþit yiyecek ve yemiþle türlü içecekler, düþünülemeyecek kadar çoktu. Biz gece yarýsý uyku için ayrýldýk; sabaha kadar sürmüþ kutlamalar. Bir hafta sonra ziyaret için, kendi evlerine gittik. Dokuz dönüm mandalin bahçesi içinde! 400 lira kirayla oturuyorlarmýþ. Mandalinler bahçe sahibinin. 30 metrekarelik yere, domates, biber, kabak, vs. ekmiþler. Birisi Ýngilizce, Fransýzca ve Ýtalyanca bilen, Milano üniversitesinde mastýr yapmýþ iç mimar. Diðeri Ýngilizceyi tam bilen, iletiþim doktoralý! Parayla, maddiyatla ilgileri yok. Tüm uðraþlarý tam doðal yaþamak! Dört kedileri var; evin her tarafýna ve fare yakalamak için mutfaða da girmelerine izin veriyorlar. Farelerin çoðalmasýný istemiyorlar; fakat köklerinin kurumamasý için, yakalanmasýna sýnýr koymuþlar. (Hindu dininde tüm canlýlar kutsaldýr. Mabetlerinin tüm dýþ duvarlarýna yapýþýk, binlerce canlýnýn heykelcikleri bulunur. Tüm canlýlarý kardeþ sayan bir Ýslam mezhebi varmýþ eskiden.) Ev, bahçede sulama ve her þey, petrole dayalý hiçbir enerji kullanmadan iþliyor. Sulama, sarnýçta biriktirilen yaðmur suyuyla. Yayýn hakkýný aldýklarý, tüm iþleri yaðmur, rüzgar ve güneþ enerjisiyle çözen ve diðer doðal yaþam sistemlerini öðreten bir yabancý kitabý tercüme ediyorlar. “Sinek sekiz” adlý bir de internet yayýnevleri var. Ýrem ve Egemen, ev ve bahçelerinde yalýnayak dolaþýyorlar. Paradan puldan nefret ediyorlar adeta! Önce yadýrgadým; sonra saygý duydum. Þimdiye kadar böyle doðal yaþam düþkünü birileriyle karþýlaþmamýþtým. Hazýrladýklarý kitap basýlýnca, ülkemiz insanlarý, doðal yaþamýn saðlýk veren ve ömür uzatan bilgileriyle aydýnlanacak. Çok daha ucuza ve çok daha doðal kaynaklarla yaþamayý öðreneceðiz. Kitabý dört gözle bekliyorum. Ben de evimin çatýsýna güneþ enerjisi ve rüzgarla çalýþan sistemler kurmak istiyorum. Ýnsan doðasýný bozmayarak saðlýklý yaþam saðlayan besinleri bulmak ve yetiþtirmek gibi bir amacým da var.
|