|
Demokrasinin temel ilkelerinden biri serbest seçimdir. Serbest seçim ise; 1-Oylarýn, kimsenin baskýsý ve etkisi altýnda kalmadan GÝZLÝ OLARAK kullanýlmasý. 2-Oylar sayýlýrken de, hile karýþmamasý için bu iþlemi isteyen herkesin gözlemleyip kontrol edebilmesidir.
Vatandaþlarý, “Oyunu kime vereceðini” açýklamaya zorlamak; oyun kendisine verilmesi için baský yapmak anlamýna gelir. Oy hakkýna baský yapmak ise; diktatörlüðe heveslenmek olarak yorumlanabilir.
Anayasamýz, “Hiç kimsenin düþünce ve kanaatini açýklamaya zorlanamayacaðýný” emretmekte ve bu hükmü taþýmaktadýr. Deðiþtirilen taslakta da, bu hüküm korunmuþtur üstelik. Vatandaþlar oylarýný açýklamaya zorlanamayacaðý gibi; kurduklarý dernekler, meslek kuruluþlarý, kulüpler ve diðer teþekküller de; oylarýný açýklamaya zorlanamaz. Üyelerini þu yönde veya bu yönde oy kullanmaya sevk etmeleri için baský yapamazlar.
Kaldý ki dernekler, meslek kuruluþlarý ve benzeri teþekküller; her çeþit deðiþik düþünce ve eðilimdeki insanlarý içinde barýndýrmaktadýr. Bunlara üye olunurken, “Hangi partiyi tuttuðu veya politik görüþünün ne olduðu” sorgulanmýyor. Ýllerde barolar var; ülke çapýnda ise Barolar Birliði kurulmuþ. Bunlarda en uçlardan ortalara kadar, deðiþik politik eðilimdeki avukatlar kayýtlýdýr. Barolar Birliði “Oyunuzu þu partiye veya bu partiye verin! Veya referandumda þu yönde mühür basýn!” dese; kayýtlý olan avukatlarýn böyle bir dileðe uymayacaklarý kesindir.
Diðer meslek kuruluþlarý da her çeþit düþüncedeki üyelere sahiptir. Onlar da üyelerine hangi parti için oy kullanacaklarýný; Hayýr veya Evet diyeceklerini zorlayamazlar. Zaten oylar gizli olduðu için; kuruluþlar üyelerinin nasýl oy vereceðini, kontrol da edemezler.
Bu kurallarýn dýþýna çýkýp, adeta aþýrý uçta bir siyasi parti gibi çalýþan meslek kuruluþlarý yok mu? Var. Ne yazýk ki böyleleri yanlýþ yapýyor. Meslek kuruluþlarý üyelerinin ve mesleklerinin, ülkeye daha yararlý olmasý için uðraþmalýlar. Bunun dýþýna çýkýp uç politikalar için baský unsuru gibi çalýþmalarý yanlýþtýr. O da baþka bir konu.
Yeri gelmiþken bir yanlýþlýða daha dikkat çekmek gerek. “Okuma yazma bilmiyor bahanesiyle bazý yerlerde neredeyse tüm sandýktaki oylarý, bir kiþi atmaktadýr.” Okuma yazma bilmeyenler, partilerin iþaretlerini tanýyor. Artýk ülkemizde okuma yazma bilmeyen de kalmadý. Bu bahaneyle tüm sandýðý karanlýk kiþilerin istediði oyla doldurmaktansa; birkaç okuma yazma bilmeyenin yanlýþ oy kullanmasý daha az sakýnca yaratýr. Oy kulübelerinde, seçmenin tek baþýna olmasý þattýr. Yardým bahanesiyle veya yanlýþlýk olmasýn hilesiyle, oy hakkýna müdahale kesinlikle önlenmeli.
Tarafsýz kalanlarý bertaraf etmeye veya haritadan silmeye kimse uðraþmamalý. Günahtýr! “Bitaraf olan, bertaraf olur” konusu yanlýþtýr. Bu bir tehdit ise de, tavsiye ise de doðru deðildir. Tarafsýzlýk bir fikir hürriyetidir ve fanatizme kapýlmaktan iyidir.
Ülkemiz Ýkinci Cihan savaþýnda tarafsýz kaldýðý için varlýðýný koruyabildi. Almanya kendi saflarýna katýlan birçok ülkeye, elini kolunu sallayarak girdi. Almanya’nýn safýnda savaþa katýlsaydýk, ülkemizi Alman askerleri dolduracak ve Stalin bunlarý kovmak için vatanýmýzý iþgal edecekti. Amerika ve Rusya’nýn safýna katýlsaydýk, Yunanistan’ý Alman iþgalinden kurtarma bahanesiyle, gene Stalin’in iþgaline uðrayacaktýk. Ýnsanlarýmýzýn çoðu kýrýlacaktý ve bugünkü gücümüzle nüfusumuza ulaþamayacaktýk. Bunlarý düþünerek dünya savaþýna katýlmamayý baþaran o dönemin yönetenini teþekkürle anmak gerekir.
Sonuç olarak, vatandaþlarýmýzýn oy haklarýna cebren, rüþvetler ve çeþitli hileler ile müdahale edilmezse; her þey iyiye gidecektir. Seçimleri ve plebisitleri bir ölüm kalým savaþý gibi algýlamak yanlýþtýr. Böyle aðýr ve savaþa benzeyen kampanyalar, vatandaþlarý birbirine karþý düþmanca hisler beslemeye iter. Ülke ekonomisine onarýlamayacak zararlar verir. Daha sakin ve ölçülü davranmakta herkes için yarar var.
|