|
Eskiden büyüklerimiz bu sözü her fýrsatta yeniden söylerdi. Bu bir dua idi ve her dilin sürekli tekrarladýðý parolaydý adeta! Aç bir insan, ufak bir küflü ekmek bulduðunda o duayý tekrarlardý. Felakete düþen veya tehlikeden kurtulan herkes, bu cümleyi mýrýldanýrdý. Devlet ve Millet sað ve saðlam ise, fani yaratýk olan bizler yok olsak da; komþularýmýz, çocuklarýmýz ve torunlarýmýz yaþayacak! Adýmýz ve idealimiz unutulmayacaktýr. Devletimiz ve milletimiz, hepimizin hayat sigortamýzdýr; gelecek garantimizdir Soyumuzun ve ideallerimizin yok olmamasýný o saðlar. Devlete silah çekenlerin ailelerini de; bu millet koruyup besliyor.
Ýþte bu düþüncelerle; devlet ve milletimize zarar verenlerin; kaynaklarýný tüketenlerin, parasýný pulunu çalanlarýn; geleceðini tehlikeye düþürenlerin yok olmalarýný dileriz. Bu dileðin duasý ve ilenci de; “Hak ile yeksan olsunlar!” demektir. Böyle bir düþünce ve terbiye sistemi, bizi bu kadar çoðaltýp geliþtirdi. Eski güzel alýþkanlýklarý yeniden kazanabilirsek; hepimiz daha tok ve mutlu olacaðýz.
“Tüyü bitmemiþ yetimin hakký var” diyerek kimse, köyün, mahallenin, beldenin ve devletin malýna el uzatmazdý. Haram helal korkusu vardý. Kimse karnýna bir lokma bile haram girmemesi için, çok hassas ve dikkatli davranýrdý. Özellikle çocuklarýna haram lokma yedirmemekle övünülürdü! Devlet malýna el uzatanlar için bir temenni vardý. “Oðlu, kýzý demir artýðý çiðnesin” denirdi böylelerine. “Hak ile yeksan olsunlar” ilencinde bulunulurdu. Herkes de buna benzer ilençlere uðramamak için, dikkatli davranýrdý. Zenginler de, tasarruflu yaþarlardý. Saçýp savurmazlardý. Gösteriþ yapmak ise, çok ayýp ve günahtý. Yiyecekler, “Bulamayan birinin gönlü çeker” diyerek, açýkta taþýnmazdý. Açýkta ise, gözü iliþen herkese bir miktarý verilirdi. Baþka insanlarýn ve hatta sokak hayvanlarýnýn bile zarar görmemesi için dikkatli davranýlýrdý. Bir insan yolun ortasýnda taþ görsün de, “Kimsenin ayaðýna çarpmasýn diye” alýp kenara atmasýn; böyle bir davranýþ olanaksýzdý. Yolda karþýlaþanlar (tanýsýn, tanýmasýn) birbiriyle selamlaþýrdý. O zaman Gavur denen ve batý ülkelerinden gelenler bile, hiç parasýz da olsalar; barýndýrýlýr ve beslenirdi.
Bizde o güzel alýþkanlýklar bozuldu ama, bazý ülkelerde öyle temiz uygar davranýþlar þimdi bile sürüyor. Ýnsanlarýn büyük çoðunluðu, ülkelerinin ve kentlerinin kirlenmemesi; gürültüye boðulmamasý için; ellerinden gelen çabayý ve titizliði gösteriyorlar. Bin yýllýk yapýlarý, yüksek katlýya çevirip rant saðlamak için yýkmýyorlar. Tarihlerine sahip çýkýyorlar.
Nedense bizler, geleneklerimizde bulunan güzel alýþkanlýklarý yitirdik. Diktatörlük, krallýk ve þeyhlikle yönetilmeyen ülkelerde; devlet makamlarý ve koltuklarý bizdeki kadar vazgeçilemez deðil! Adam gazetedeki bir habere veya partisindeki bir davranýþa içerleyince; koltuðu býrakýp gidiyor. Kendi iþini kurmak veya özel teþebbüste çalýþmak için makamýný býrakanlar var. Gözden uzak olmak için bakanlýktan, baþbakanlýktan ve devlet baþkanlýðýndan istifa edenler görülüyor oralarda. Bizde ise makamlar, kýyamet kopsa bile býrakýlmýyor. Hem özel iþlerini yürüterek zenginleþmek; hem de makamda oturmak, olaðan hale geldi ülkemizde!
*Artýk atalarýmýzýn güzel geleneklerine, yeniden sahip çýkalým. Tüm vatandaþlar, birbirimizi sevelim sayalým. Mutsuzluk da, mutluluk da bulaþýcýdýr. Komþularýmýz, hemþerilerimiz ve vatandaþlarýmýz mutlu ve tok olurlarsa; o saadetten bize de pay düþer.
*Toplum önderleri ile, ellerine güç ve fýrsat geçenler, kendi hýrslarý, hayalleri, üstünlük ve þöhret hevesleri uðruna milletimizi ve devletimizi tehlikeye atmasýnlar. Bin yýl birlikte yaþayan halkýmýzý birbirine düþürmesinler.
*Çok zaman geçmeden mutluluk ve refahta bütünleþeceðimize olan umutlarýmýzý yitirmeyelim. Türkiye yýldýz gibi parlayacak. Tüm vatandaþlarýmýz çok yakýnda, dünyanýn en müreffeh insanlarý olacak.
|