|
Aslýnda “Tek millet, tek devlet” olmamýz gereken petrol ve gaz zengini o kardeþ ülkeyi küstürmekle kalmadýk. Türk devletlerinin birlik olabilme hayalini de yýktýk. Sömürgeci azgýn ülkelerin baskýsý aðýr geldi. Ermenistan’la yakýnlaþmak için hesapsýz kitapsýz adýmlar atýldý. Þimdi bunlar ters tepti. O giriþimler yapýlmadan önceki günlerde, bu kadar sýkýþtýrýlmýþ deðildik. Artýk üzerimize doðru daha zalim adýmlarla geliyorlar. Boyun eðdikçe, daha çok ve daha aðýr tavizler isteniyor bizden!
Dýþ politikamýza: 1-Ülke çýkarlarýna birinci derecede önem veren. 2-Kötü amaçlý dýþ baskýlardan olabildiðince etkilenmeyen. 3-Çaðýn ve dünyanýn gerçeklerini gözden uzak tutmayan. 4-Baþka ülkelerin ve gruplarýn problemlerini, kendi ülkemizin ve ulusal çýkarlarýmýzýn önüne geçirmeyen. 5-Ülkemiz için kaçýnýlmaz hale gelmedikçe savaþý reddeden. 6-Baþka ülkelerin çýkarlarý ve istekleri için savaþmayý veya çatýþmayý tümüyle reddeden. 7-En önemlisi duygusallýktan, kiþisel ve grupsal eðilim veya saplantýlardan kaynaklanmayan bir yön verilmesi þarttýr. Bazý dönemlerde, *Dýþ baskýlarla; *Heyecanlanarak veya *Duygusal etkilerin altýnda kalarak bu prensiplerin gözetilmediði oluyor.
Ermeni diasporasýnýn baskýsýna karþý, Yahudi lobisi bizden yana davranýp üzerimize yönelen tehlike ve tehdide denge saðlayabiliyordu. Bu desteði kaybedecek adýmlar atýlýrken; hesap kitap yapýldý mý? Yoksa duygusallýk ve gösteri tutkusu, her hesabýn önüne mi geçti?
Futbol seyirciliði diplomasisi ile Ermenistan’a yöneltilen yaklaþýmlar, Azerbaycan’la aramýzdaki kardeþlik iliþkilerini tümüyle bozdu. Türk dünyasýnýn birleþmesi düþüne son verilmiþ olmasýný ve diðer tüm kayýplarýmýzý görmezden gelenler olabilir. Kardeþ ülkelerle birlik olmanýn getireceði yararlarý bir yana býraksak ve olaylarý yalnýzca parasal kazanç açýsýndan görsek bile; zararlý çýktýk. Ermenistan’la yakýnlaþmak için atýlan yanlýþ adým; doðalgazý ve petrolü daha pahalý kullanmamýza belki de soðuklarda donmamýza neden olacak.
Þimdi o yanlýþ adýmlarýn zararýný ve ters baskýlarýný çekiyoruz. Birçok vilayetimizi kendi topraðý sayan ve tüm sömürgeci ülkeleri bize kötülük etmeye ve hatta saldýrmaya iten Ermenistan ile yakýnlaþma adýmýnýn atýlmasýna; nasýl bir öngörünün neden olduðunu anlamak mümkün deðil!
Dýþ baskýcýlar “Ermeni diasporasýnýn istekleri yönünde daha da fedakarlýkl yapmamýzý bekleyip, zorlamaya çalýþýyorlar artýk! Zaten sömürgeci cephe; hep bizden jestler ve tavizler istemekte kendilerini haklý görmek ve biraz daha bastýrmalarý gerektiðine inanmak alýþkanlýðýndadýr. “Kýbrýs’ta bir adým daha gerileyin! Rumlara yeni bir jest yapýn” derler hep. Avrupa Birliði, Rum gemilerine ve uçaklarýna; liman, meydan ve sýnýrlarýmýzý açmamýzý kesinlikle emrediyor. Fakat bizim üye olabilmemiz için hiçbir umut vermiyor. Tüm kapýlarý kapattýðý gibi; Rumlarýn bizi veto edebilmesi ihtimalini de ortadan kaldýrmýyor. Birleþmiþ Milletlerin Annan planýna Rumlar hayýr dedikleri halde; bizimkilerin Evet basmasý; sömürgecilere bu cesareti verdi.
Batý dünyasýnýn bize karþý tarafsýz ve eþitlikçi davranmasýný beklemek; her zaman zararýmýza sonuçlar vermiþtir. Çünkü 200 yýl önce bizi haritadan silmek için yaptýklarý planlardan hiç vazgeçmediler. O plan önce Araplarý, Yunanlýlarý, Ermenileri, Bulgarlarý, Sýrplarý ve hatta bin yýldýr din ve dil birliði içinde olduðumuz en yakýn kardeþlerimizi kullanarak vatanýmýzý yüzlerce parçaya bölmek, topraklarýmýza el koymaktý. Düveli muazzama denilen sömürgeci ülkeler topluluðu, o hayallerinden hiçbir zaman vazgeçmedi.
Bu gerçeði unutmadan, iç barýþý da saðlayarak; daha özenli dýþ politikalarýn geliþtirileceðine dair umutlarýmý yitirmedim. Hadim’li hemþerimde o zeka kývraklýðýnýn ve haklarý çok yenilmiþ olan ülkemize olan derin aþkýn bulunduðunu biliyorum ve inanýyorum.
|