|
Geçmiþten ilginç kiþilik portreleri sunacaðým. 1949’larýn 17 devlet lisesinden en baþarýlý birisinde parasýz yatýlý okurken, özen gösterilerek mühendis ve fen adamý olmak için yetiþtirilmiþtim. ÝTÜ, ancak üçüncü sýnýftan sonra burs verebileceðini bildirdi. Birincilikle kazandýðým Mülkiye’de parasýz yatýlý ve burslu oldum. Ankara Hukukundan da diplomam vardý. Kaymakamlýk, avukatlýk, milletvekilliði ve yazarlýk yaptým. 22 kitabým basýldý. Anadolu’nun her yerinde bugünümüze örnek olacak ve kahraman sayýlabilecek insanlarýmýzý tanýdým! Böyle kiþilikler, belki çoðalýr bize yön gösterir. Nüfus azken köy, kasaba ve hatta kentlerde herkes birbirinin her þeyini bilirdi. Kimsenin tek adýmý bile, gizli deðildi.
SÜCÜLÜLÜ SÜLEYMAN-Ýlkokulun son ve ortaokulun iki sýnýfýný, doðduðum Yalvaç’ta okudum; tüm yaz tatillerini de orada, annemle babamýn yanýnda geçirdim. Çarþýda tüccar dükkaný olan, fakat orada hiç ticaret yapmayýp felsefe kitaplarý okuyan Sücüllü’lü Süleyman diye biri vardý. Çok partili yaþam baþladýðýnda daha çok gündeme geldi. Demokrat Parti’nin öncülerindendi. 1950 yýlýnda ekseriyeti kazanýp iktidara geldiklerinde, Ankara’ya taþýndý. Atpazarý’nda ucuz ve eski bir ev tuttu. Amacý, çok çalýþýp kazandýrdýðý partisinin iyi iþler yapmasýný saðlamak; doðru çalýþýp çalýþmadýðýný” kontrol etmekti. Demokrasi bekçiliðine adamýþtý kendini. Üniversite öðrencisiydik. Yeðeni olan ve hukuk okuyan Yusuf Uysal ortaokuldan sýnýf arkadaþým olduðu için, kendisini sýkça görüyorduk. Sücüllü’lü Süleyman bir yýl kadar bölge milletvekillerine yön verme ve iyi çalýþýlmasýný kontrol etme yönündeki, fahri görevini sürdürdü. Sonra birdenbire küserek köyüne gitti. Meðer kendisine bir devlet kurumunda yönetim kurulu üyeliði teklif edilmiþ. Bu teklif, onun partisi hakkýndaki tüm hayallerini yýktýðý için; umutlarý kýrýlýp küsmüþ. Baþka birçok partiye böyle ayrýcalýklar tanýndýðýný görünce, güveni yýkýlmýþ.
Ýnanýr mýsýnýz, sonraki yýllarda böyle idealist particileri hiçbir yerde görmedim. Parti görevleri, hep daha çok öne gelmek, dünya nimetlerine yýðýnla kavuþmak için kullanýldý. Tüm particiler onun kadar idealist olsaydý; bugün çok daha uygar ve kalkýnmýþ olurduk.
HIRKALI- Çay ilçesinde kaymakamlýk yaptým. Hýrkalý denen ve herkesin çok güvenip, deðer verdiði biri vardý. Bahçesi ve tarlalarýný ekip biçerek geçiniyordu. Çok yoksul deðildi, ama ceketinin ön ve arkasýnda kabaca dikilmiþ yamalar vardý; pantolonu da öyle! En önemli toplantýlara bile öylece katýlýr ve yamalý olmaktan hiç rahatsýzlýk duymazdý. Ýki büyük partinin de, üyesi ve yandaþý deðildi. Halkýn güvenip sevdiði kiþilerin, en önde geleniydi.
GOCA OSMAN- Gelendost kaymakam vekili iken; orada kendi kamyonu olan Koca Osman lakaplý biri vardý. Benden belki üç beþ yaþ büyüktü; dev gibiydi. Eðridir gölü kýþýn donuyordu. Isparta’ya giden yol bakýmsýz ve uzun olduðu için; o günlerin en aðýrý olan kamyonunu, buz tutan gölün üzerinden sürdüðü söyleniyordu. Baþý dikti. Kamyonculuktan iyi kazandýðý belli oluyordu. Seksen-yüz kiloluk yük çuvallarýný, tek eliyle tutup kamyona yerleþtiriyormuþ.
KARA NURÝ (KOCA NURÝ)- Komþumuz dul ve yoksul Cemile Gelin, bana çok yaþlý görünürdü. Anamdan yaþlýydý bir kere. Gara Nuri isimli, benden beþ altý yaþ büyük bir oðlu vardý. Mülkiyeyi bitirip kaymakam vekilliði yaptýðým yýllarda, baþkalarýnýn kamyonlarýnda þoförlük yapýyormuþ. Gelendostlu Koca Osman’la arkadaþmýþlar. O zaman pek az insanýn þoför ehliyeti olabilirdi. Hele büyük kamyonlarý ayda yýlda ancak görebilirdik.
Yalvaç çarþýsýnda Koca Osman’la, Koca Nuri kamyonlarýna yük atýyorlar. Koca Osman aðýr bir çuvalý iki eliyle tutup gösteri yaparcasýna kamyonuna yüklemiþ. Buna karþý Koca Nuri, o aðýr çuvallardan iki tanesini birer eliyle tutup kamyonuna yerleþtirmiþ. Koca Osman ayný numarayý yapmak için epeyce uðraþmýþ ama baþaramamýþ.
Böyle ilginç ve örnek olacak kadar iyi yürekli birçok insan tanýdým. Ýlgi çekerse ve deðerli gazetemiz yayýnlarsa yazmak isterim.
|