|
Madem büyük kentlerde iþsiz kaldýk; bu kýyamet ortamýnda iþimiz ne?
*Üç kuruþ kazandýðýmýz iþ yerine gidip gelmek için, o paranýn çoðunu harcýyorsak!
*Gece nöbetleri ve sýkýntýlý uzun þehir içi yolculuðu yüzünden gece yarýsý varabildiðimiz evimizde; çoluk çocuðumuzun yüzünü görecek zaman bulamýyorsak!
*Gürültü patýrtýnýn içinde ekmeðimizi çýkaramayýp, sürünüyorsak! Umutsuz ve mutsuzsak! Dev kentlerde kalmak için direnmeyelim. Büyük þehirde yaþamak için, bol para gerektiði belli! Metropollerde, en iyi iþe yerleþmiþ ve çok para kazanmakta olanlar bile mutlu ve rahat deðil. Soluduðumuz hava, kirli! Alabilirsek yediðimiz sýnýrlý etin; ne olduðunu ve nereden geldiðini bilmiyoruz. Eþek eti diyorlar! Ben o kadar iyimser deðilim. Belki hiç yemek istemeyeceðimiz haram hayvanlar olabilir! Kýymanýn, köpek-kedi ve baþka leþlerden yapýldýðý söyleniyor. Bazý yerlerde bir liraya sucuk satýlýyor. Dana kýymasý bu kadar pahalýyken; böylesine ucuz sucuk, ne etinden yapýlýrsa kurtarýr? Kentlerde yediðimiz birçok gýda tehlikeli!
*Köyümüzde bir kuzu alýp beslesek; güzün kesip kavurma, pastýrma filan yapýp kurutsak, yýl boyunca çoluk çocuðumuzu ne olduðunu bildiðimiz temiz ve helal etle besleriz.
*Tek bir kovan arýmýz olsa, bolca bal yeriz.
*Bir de inek beslesek sütünü içer; kaymaðýný kendi kovanýmýzýn has balýyla karýþtýrýp padiþah yaþamý süreriz.
Çocuklarýmýz kentlerde bakýmsýz! Kontrolsüz kötü gýdalarla ve atýklarla karýn doyuracaðýmýza; kasaba ve köyümüzdeki temiz havayla, kendi üreteceðimiz doðal yiyeceklerle yaþayalým. Böyle güzelliklerle büyütelim çocuklarýmýzý.
Ýþe gidip gelmek için saatler geçiyor. Çocuklarýmýzla ilgilenmeye zaman bulamýyoruz. Zavallý bebeler bakýmsýzlýktan ölüyor; büyüyenlerin yarýsý sokaklarda sürünüyor. Çoðu genç, küçük yaþlarda kötü alýþkanlýklar ediniyor. Uyuþturucuya alýþtýrýlanlar bir yanda! Sokakta yatanlar bir yanda! Suç örgütlerinin oyuncaðý olan zavallýlar ise, yýðýnla!
Cumhuriyetin kuruluþundan beri edindiðimiz üretici kurumlarýmýzýn çoðu satýldý. Neredeyse hepsini yabancýlar gülünecek kadar ucuza alýp; pazarýmýza hakimiyet kurdular. Sonra ülkemizdeki iþletmeleri kapatýp; dýþarýdan getirdiklerini satmaya baþladýlar. Böylece iþsizlik çýð gibi büyüyüp ezdi hepimizi. Ýnsanlarýmýzýn yarýsý iþsiz!
Üç-beþ kiþi alýnacak yere; on binlerce çoðu üniversite mezunu baþvuruyor. Binde bir girebilme olasýlýðýmýz bulunmayan iþ umudu için; günlerce kuyruklarda sürünüyoruz.
Varalým köyümüze tarlamýzý bahçemizi ekelim; koyunumuzu, ineðimizi ve kümes hayvanlarýný besleyip çoðaltalým. Ana babamýzýn kabirleri bakýmsýz ve duasýz kalmasýn! Hem çoluk çocuðumuzun karný güzelce doysun; hem de ürettiðimiz yiyecekleri satarak ülke ekonomisine katkýda bulunalým. Sulanmayan arazilerimizi sulamanýn çarelerini bulalým. Devletimiz kýrsala dönüþü desteklemeli. Köylerde hayvan beslemeyi ödüllendiren önlemler almalý. Yeni Zelanda’da nüfus baþýna otuz koyun ve on inek düþüyormuþ. Bizim, nüfusumuzun çeyreði kadar koyun ve sýðýrýmýz yok! Bu gidiþ, hayýrlý deðil. Kendisini besleyemeyen ülkeler ayakta kalamaz.
Batý ülkeleri, sömürgecilikten elde ettikleri kaynaðý kullanarak sanayileþti. Sanayinin büyük gelirlerini de, tarým ve hayvancýlýðý teþvik için kullandýlar. Bizim teknolojimiz ve sanayimiz geri kaldý. Yirmi yýl öncesinde kendimizi besleyip; pamuk, buðday vs. ihraç edebiliyorduk. Þimdi yiyeceklerimizin çoðu, GDO taþýyan tehlikeli ithal þeyler! Doðumlarý engelleyerek nüfusumuzu yok edecek maddeler var içlerinde! Borçlarýn getirdiði politik baskýlar; kendi þekerimizi, mýsýrýmýzý, pamuðumuzu ve her þeyi üretmemize yasak getirme cesareti verdi sömürücülere. Bu kýsýr döngüyü kýrmak için vatandaþ olarak bizler üretme kampanyalarý açmalýyýz. Güçlü ülkelerin kuþkulu gýdalarý zorla bize yedirerek, neslimizi kurutmalarýna izin vermeyelim.
|