|
Tüm Avrupa’da ve hatta birçok Arap ve Afrika ülkesinde bile, genetiði deðiþtirilmiþ yiyecekler yasaklanýrken; ülkemizde serbest býrakýlmýþ. Üstelik zavallý insanlarýmýz, hangi yiyeceklerin naylon olduðunu bilemeyecekler. Hangi ürünün Yüce Tanrýnýn verdiði baðýþýklýk düzenimizi yok edeceðini bilmemiz yasak! Bir baþka deyiþle bizler bu zararlý ve neslimizi kurutacak yabancý tohumlarýn ürünlerini yemek zorunda býrakýlacakmýþýz! Genetiði ile oynanmýþ naylon gibi tehlikeli yiyeceklere bunu belirten iþaret konamayacakmýþ. Hormonsuz ve soyu düzgün gýdalara da, bu temizliði bildiren etiket koymak yasakmýþ. Niçin? “Temizi, kirlisi bilinmesin; iyisi ile zararlýsý ayýrt edilemesin” diye mi? Tam tersine; hepsine ne olduðunun etiketi konulmalý ki; vatandaþ seçebilsin!
Genetiði deðiþtirilmemiþ olanlara, bu kaliteyi ve tehlikesizliði belirten iþaret koymak niçin yasaklanýyor? “Vatandaþ sen Ýsrail’de icat edilen ve dýþarýdan gelen ve sülaleni kýsýr býrakýp, neslini ve kökünü kurutacak olan yiyecekleri tüketmeye mecbursun!” mu denilmek isteniyor? Bu nasýl bir cesarettir anlamak zor? Baktýlar bizi çeþitli tuzaklarla yok edemeyecekler. Yöneticilerimizi kandýrýp aldatarak, kökümüzü kurutacak ve neslimizi kesecek GDO’lar ile sonumuzu getirmek mi istiyorlar?
VATANDAÞ! ÖLÜMCÜL TEHLÝKYÝ GÖR VE KENDÝ TOHUMLARINA SAHÝP ÇIK! Topraðýmýzýn verdiði, atalarýmýzdan kalan saðlýklý tohumlarla üretilen yiyecekleri yiyelim. Sömürgeci büyük sermayenin laboratuarlarda icat edip çerden çöpten ve kimyasal atýklardan ürettikleri þeyleri evimize ve yurdumuza sokmayalým. Onlara büyük dövizler ödemeyelim. Ulusal kurumlarýmýzý ve hatta topraklarýmýzý satarak; o yok edici naylon yiyecekleri ithal etmeyelim. Boykot edelim. “Acaba bu yediklerimiz ne kadar zararlý?” diye düþünmemiz ve öðrenmeye çalýþmamýz da yasak olmamalý; olamaz.
Sömürgeciler Naylon denen öldürücü maddeyi icat ettikleri zaman, o kadar çok sevinmiþler ki? O zamana kadar giyecek satýn alýp ithal ettikleri doðu ülkesinin en çalýþkan halkýna hakaret içeren bir cümlenin baþ harflerini birleþtirerek NYLON demiþler. Öðrendiðime göre, “Kahrolun pis bitli (…..)ler” anlamýna geliyormuþ o cümle. Ýlk ithal naylon kumaþlar ve elbiseler geldiði zaman, ülkemizde kapýþýlmýþ ve moda olmuþtu. Ýncecik, bazýlarý insanýn içini gösteren elbiseler yýllarca en pahalýlar arasýndaydý. Þimdi bile tüm giyeceklerimizin büyük bir oraný, naylon( zararlý) ipliklerden yapýlýyor. Ne yazýk naylon torbalarý, bizden baþka bu kadar ýsrarla kullanmýyor. Plastik torbada tutulan yiyecekler hava alamadýðý için ölür. Tüm besin deðerimi yitirir!
Isparta’ya ilk naylon elbiseleri getiren dükkancý, hemen zenginleþti ve ünlendi. Adý da Naylon Hüseyin olarak göklere çýkarýldý. Ama o zaman Naylon elbise giymek mecburi deðildi. Þimdi naylon yiyecekleri yemek, adeta zorunlu hale getiriliyor!
Gerekçesi ne? Normal yolla üretilen gýdalar insanlara yetmiyormuþ. Naylon gýdalarla beslenerek o açýðý kapatacakmýþýz. Hayret! Yanlýþ yönetimler yüzünden biz bu hale düþtük. Bir zamanlar kendimizi týka basa doyurduktan sonra; tüm batý ülkelerini besleyecek kadar tarýmsal ve hayvansal ürünler üretiyorduk biz! Dýþarýdan borç almaya ve en gelirli ulusal kurumlarýmýzý yabancýlara satmaya yönelmeseydik; bugün gene kendimizi rahatça besliyor olacaktýk. Borç faizlerine verdiðiniz paralarý çiftçiyi ve üreticiyi desteklemeye verseniz; gene besleriz kendimizi ve tüm Avrupa’yý!
“HANGÝ ÇILGIN BANA ZÝNCÝR VURACAKMIÞ ÞAÞARIM!”diyen bu millet; “Hangi çýlgýn bana cebren ve hile ile zararlý yabancý ürünleri yedirecek?”
demez mi sanýyorsunuz!? Elimde olsa, üretime dönük olmayan ithalata kýsýtlama getiririm. Yiyecek ithalatýný da yasaklarým ki; eskisi gibi kendimizi, kendimiz doyurabilelim. Yerli ve temiz yiyecek pahalý bile olsa; ithal ve kirli ürünlerden daha yararlýdýr. Dövizimiz içeride kalýr. Ýþsizlik son bulur. Üretim arttýkça devletin vergi gelirleri de artar.
|