|
“Gecikmiþ adalet, adalet deðildir!” denir. Bizde bu kurala hiç uyulmadý. Birçok cinayetin ve baþka suçlarýn temelinde, gecikmiþ adaletin suçu vardýr. Çocuðu öldürülen bir vatandaþ, sanýðýn bir türlü cezalandýrýlmadýðýný görünce; intikamý kendisi almaya yelteniyor ve gidip suçluyu vuruyor. Alacaðýný dava veya icra yoluyla yýllarca alamayan birisi; adalete ve topluma güvenini yitiriyor. Baþkalarýný dolandýrmaya, soymaya ve masum kiþilerin haklarýný yemeye baþlýyor. Adaletsizlik ve haksýzlýk çýð gibi büyüyor.
Yýllardan beri yargýya baþvurmadan önce uzlaþmayý saðlayacak kurumlar oluþturmaya çalýþýlýyor. Yargýnýn gecikmesinde dava ve icra dosyalarýnýn çokluðu; iþlerin akýl almaz yoðunluðu da etkili. Ýnsanlarýmýz kendi aralarýnda anlaþýp, uzlaþma kültürüne bir türlü kavuþamadý. Barolar ve Noterler Birliði bazý öneriler getirdiyse de; iþleyen ve dava yükünü azaltan bir uzlaþma hukukumuz yok. Adalet bakanlýðý ve herkes, güvenilir bir uzlaþma usulünü ve kurumunu Yüce Meclisten geçirip iþler hale getirmeyi, ilk görev saymalý.
Sýnýf arkadaþlarýmdan biri kaymakamlýk stajýný Almanya’nýn yüz binden fazla nüfuslu büyük bir ilçesinde yaptý. Mahkemeye düþen Türk’lere de çevirmenlik etmiþ. Ceza davalarý o kadar azmýþ ki; savcý haftada yalnýzca bir gün il merkezinden geliyormuþ. Türkiye’mizin büyük ilçelerdeki ceza davalarýyla ise, üç-beþ savcý bile baþa çýkamaz! Vahþi kabilelerde bile, insanlarýn problemlerini çözmeye yardýmcý olan toplum önderleri ve saygýn kiþiler olur. Bizde de saygýn yaþlýlar, muhtarlar, herkesin güvendiði dürüst kiþilikler böyle kutsal görevleri üzerine almalý. Ýnsanlarý barýþtýrmak, anlaþtýrmak hem güzel bir yoldur; hem de sevaptýr.
*Bugünkü ortamda yargýçlarýmýzýn ve adalet insanlarýnýn olaðanüstü çaba harcayýp iþleri çabuklaþtýrmasýný beklemekten baþka çaremiz yok. Özellikle yüksek yargý organlarý üç kat daha hýzlanmalý. Anayasa mahkemesinde, Danýþtay ve Yargýtay’da dosyalar yýllarca beklememeli. Bir dosya, yýllarca beklerken; ondan sonra gelen baþka bir iþ daha çabuk sonuçlanmamalý. Çýkýþ sýrasý, geliþ sýrasýyla ayný olmalý. Ýdare Mahkemesine, kendi iþlerimle ilgili bir dava açmýþtým. Duruþma filan da istemedim. Evrak üzerinde karar verilecek! Üç yýldan fazla geçti; karar daha çýkmadý.
*Evet, iþler içinden çýkýlamayacak kadar yoðun! Duruþma dosyalarý yargýcýn önüne her gün neredeyse metreler boyunda yýðýlýyor. Tüm bu olumsuzluklara karþýn; yargýçlarýmýz iþlerli sonuca baðlamak için yollar bulmalý. Az da olsa bir gece önceden ertesi günün tüm dosyalarý okuyup hazýrlanan ve bu çalýþkanlýkla duruþma süresini asgariye indirip adaleti hýzlandýran yargýçlar gördüm. Keþke hepsi böyle yapsalar!
*Tutukluluk normal bir süreç deðildir. Bu yüzden tutuklu sanýklarýn duruþmalarý, dosyada eksiklikler varsa olabildiði kadar kýsa süre sonraya býrakýlýr. O sürede tamamlanýp delillere göre karar verilir. Karar gecikiyorsa sanýðýn yýllarca tutuklu kalmasý uygar bir yol deðildir. Batý ülkelerinde kefaletle salýverme iþlemi çok yoðun uygulanýyor. Cinayetin üstünde yakalanan ve suçu açýkça görülen bir sanýk bile; bize astronomik görülen rakamlar kadar kefalet akçesi ile tutuksuz yargýlanýyor.
*Suç nerede iþlendiyse, dava o yerin mahkemesinde görülür. Bunun dýþýnda olan bir yere gönderilmesi çýkabilecek olaylar nedeniyle gerekiyorsa bile; bu kararý gene ancak suçun iþlendiði yerin mahkemesi vermelidir.
*“Ýhkak-ýhak”ý (herkesin kendi hakkýný kendisinin almasýný) yasaklayan devlet; “Bu görevi kendisinin yapacaðý” sözünü vermiþtir. Modern hukuk ve ceza sisteminin mantýðý, bu kurama. Devlet üslendiði görevi yýllarca savsaklarsa; insanlar kendi hak ve intikamlarýný, kendileri almaya kalkýþýr. Kaos(karmaþa) doðar. Ýçinde bulunduðumuz karmaþa ortamýnda, adaletin gecikmesinin payý mutlaka çoktur.
|