|
Yurt dýþýndan pahalý süs aðaçlarý ve çiçekler ithal ederek, kýt kaynaklarýmýzý boþa götüren belediyeleri ayýplýyorum ve suçlu ilan ediyorum. Ne yazýk dövizlerimiz boþa götürülerek alýnan yabancý aðaçlarýn yüzde doksan dokuzu kurudu!
Yandaþ belediyelere hesapsýz aþýrý kaynaklar aktarýlmasý; seçim hesaplarýyla birçoðunun hiç kontrol edilmemeleri yol açýyor böyle savurganlýklara. Üstelik torpili güçlü olanlarýn birçok plansýz yatýrýmlarý bile devlet bütçesinden karþýlanýyor. Birçoðu, plansýz ve programsýz bir þekilde kamu kaynaklarýný savuruyor; belki de çalýyor.. Milyarlarca dolarlýk kavþak, köprü ve diðer yapýlarý ortak veya yandaþ müteahhitlere çok pahalýya yaptýrýyorlar. Sonra bunlarýn yanlýþ yapýldýðý anlaþýlýp yýkýlýyor. Metrobüsler için gerekli inceleme Türk üniversitelerinde yaptýrýlmayýp onlarý satan yabancý þirketlerin istediði yabancý yerlere yaptýrýlýyor. Trilyonlar boþa gitse bile, kimse umursamýyor; sorumlu tutulmuyor. Ülkemizin kaynaklarý tükenip, borçlarý onlarca kere katlanýyor da; katlanýyor!
Türkiye’mizin aþýrý borçlara batýrýlmasý; borç ipoteklerinin baðýmsýzlýðýmýza bile zarar vermesi, keyfi yerinde olanlarý hiç ýrgalamýyor. Onlar dümenlerine ve keyiflerine bakýyor; savurganlýktan hiç vazgeçmiyorlar.
EÞEK KESTANESI- Kent içi otobüsün biletçisi þoföre seslendi:
-Eþek kestanesi dikeceklerine, insan kestanesi dikseler daha iyi olurdu! :
-Dökülür de sokaklar pislenir diye dikmemiþler.
-Bunlar dökülmüyor mu sanki!
Bence bu görüþ doðrudur. Muavin kýzdýðýndan eþek kestanesi dedi. Baþkent kaldýrýmlarý, atkestanesiyle dolu! Onlar da dökülüyor; sokaklar kirleniyor. Bundan þifa umarak birkaç tanesini yerden toplayan vatandaþ ise, milyonda bir bile deðil. Normal kestane olsaydý herkes dökülenleri toplardý. Çöpe deðil, insan kursaðýna giderdi meyveler.
Aðaçlandýrma çalýþmalarýnda, ülke ekonomisine katký yapacak meyveli aðaçlar öne alýnmalý. Kaldýrýmlara dökülen, atkestanesi olacaðýna ceviz olsaydý; ben de üþenmezdim toplardým. Herkes de yararlanýrdý.
Artýk sebze meyve ile uðraþmayan burnu büyük kodamanlarýn ve koketlerin beðeneceði kent anlayýþý; uygar ülkelerde tümden deðiþti. Zengin ve ileri ülkelerin büyük kentlerinde, balkon ve çatý bahçeleri hýzla çoðalýyor. Koþturmadan yorulan insanlar, o minik apartman içi bahçelerde hem kafa dinlendiriyor; hem organik sebze ve meyve üretip tüketmenin tadýna varýyor. Huzura kavuþuyor.
TÜRKÝYE BÝTKÝ CENNETÝDÝR- Dýþarýdan aðaç ithal edenlerin ya gözü kör; ya da bu iþten aþýrý çýkarlarý var! Endemik (Baþka yerde bulunmayan) aðaç ve çiçek, en çok bizim ülkemizde var. Kent sokaklarýna dikeceksen, bularý dik! Ýlle ithal bitki istiyorsan; birkaç tane getir; fide ve tohumlarýndan burada üret. Yabancý ülke üreticileri kazanacaðýna bizin insanýmýz çalýþýp kazansýn. Buradaki üretimin yaratacaðý istihdam ile bizim iþsiz vatandaþlarýmýz iþ bulmuþ olsun!
Ýthal aðaç ve çiçeklere verilen para haramdýr dostlar! Ýlle de onlarý görmek ve koklamaktan hoþlanýyorsanýz; burada üretmenin yolunu bulun!
|